TOPRAĞIN ÇIĞLIĞI

Cengizhan Göksu

Cengizhan Göksu

Tüm Yazıları

Bir ülkenin geleceği, sadece kasasındaki altınla değil; toprağının bereketiyle, suyunun temizliğiyle, ormanının nefesiyle ölçülür. Ama biz ne yapıyoruz?

Elimize kazmayı almış, önümüze gelen her dağı, her ovayı, her ormanı parçalıyoruz,bu kalkınmamıdır?

Bugün Anadolu’nun dört bir yanında aynı manzara: Delik deşik edilmiş dağlar, kesilmiş ormanlar, kurumuş dereler… “Maden çıkarıyoruz” diyerek doğanın can damarlarını koparıyorlar. Oysa bu topraklar sadece taş ve metal değildir; bu topraklar geçmişimizin emaneti, çocuklarımızın hakkıdır!

Soruyorum: Bir avuç şirket daha fazla kazansın diye, binlerce yıllık doğa mirası yok edilir mi? Üç-beş yıllık çıkar uğruna, yüzlerce yıl geri gelmeyecek ekosistemler feda edilir mi?

Kazandıklarını sandıkları şey aslında kaybettiklerimizdir. Çünkü doğa giderse hayat gider. Su kirlenirse, ekmek kirlenir. Orman yok olursa, nefes tükenir. Bunun telafisi yoktur!

Ama mesele sadece çevre değil; mesele vicdandır, ahlaktır, sorumluluktur. Toprağa saygı duymayan, insana da saygı duymaz. Bugün doğayı hiçe sayan zihniyet, yarın insanı da yok sayar.

Yetkililere sesleniyorum: Kalkınma dediğiniz şey, yıkım üzerine kurulmaz! Denetimsiz, sorumsuz, ölçüsüz madencilik faaliyetleri derhal durdurulmalıdır. Doğayı koruyan, sürdürülebilir politikalar hayata geçirilmelidir. Aksi halde bu ülkenin yarınlarına bırakacağınız tek miras, kurumuş toprak ve susmuş bir doğa olacaktır!Ve halka sesleniyorum: Bu topraklar sahipsiz değildir! Her ağaç kesildiğinde, her dağ oyulduğunda, aslında bizim geleceğimiz çalınıyor.

Unutmayın:

Toprak bir gün hesap sorar.
Ve o gün geldiğinde, ne altın kurtarır ne de çıkarılan maden!
Bu gidişat durdurulmazsa, geriye ne doğa kalacak… ne de insanlık!

Vesselam.

Cengizhan Göksu