İnsan, yavaşladığı yerde büyür... Bir adım geri, bin adım ileri

Elif Tarakçı Uzan

Elif Tarakçı Uzan

Tüm Yazıları

Bazılarımız hızlı konuşur. Bazılarımız kelimeleri tartarak seçer.
Kimimiz hemen anlar, kimimiz sindirerek. Ve çoğu zaman en büyük yanılgımız şu olur:

Kendi hızımızı “doğru hız” sanmak.

Oysa insan ilişkileri yarış pisti değildir. En hızlı olanın kazandığı bir yer hiç değildir. Bazen en olgun davranış, bir adım geri çekilip yavaşlamaktır. Çünkü yavaşlamak zayıflık değil; karşındakine alan tanıyacak kadar güçlü olmaktır.

Yardım etmek güzeldir. Bununla birlikte yardımın da bir zarafeti vardır. Sormadan yapılan yardım, iyi niyetli olsa bile, “Sen yapamazsın” mesajı taşıyabilir. Oysa herkesin içinde, görülmeyi bekleyen bir güç vardır. Gerçek destek, o gücü elinden almak değil; hatırlatmaktır.

Nezaket ise kusursuzluk değildir. Kimse kusursuz değil. Sert bir söz çıkabilir ağzımızdan. Birini farkında olmadan incitebiliriz. Mesele hata yapmamak değil. Mesele, hatanın arkasına saklanmamak.

Fark etmek.
Sorumluluk almak.
Ve gerekirse egomuzu bir kenara bırakıp düzeltmeyi seçmek.

Çünkü çoğu zaman ortamı değiştiren büyük konuşmalar değildir. Bir bakışın yumuşaması, Bir ses tonunun düşmesi, Bir “haklısın” demek cesareti…

Bugün kendimize dürüstçe soralım ;

Ben bütüne baktığımda tüm ilişkilerimde hız mı dayatıyorum, alan mı açıyorum?
Yardım mı ediyorum, yoksa kontrol mü ediyorum?
Haklı mı olmak istiyorum, yoksa iyi mi kalmak?

Belki de dönüşüm,
başkasını değiştirmeye çalışmayı bıraktığımız yerde başlar.

Elif Tarakçı Uzan