Bu hediyeyi verirken şöyle dedi: Bu hediye tam da size yakışır
Ayasofya’nın “kutsal bilgelik” anlamını birçok kişi duymuştur. Bu muhteşem yapı, yüzyıllar boyunca insanlığın bilgeliğini ve maneviyatını yansıtan bir sembol olmuştur.
Ve işte tam da böyle bir anlamın içinden geçerken, bugün sevdiğim bir arkadaşım bana Ayasofya görselli zarif bir ayna hediye etti.
Bu hediyeyi verirken şöyle dedi:
Ayasofya’nın bilgeliğini hepimiz biliyoruz ve sizde bu bilgelik ve yansıtma yeteneği var. Bu aynayı gördüğüm an siz aklıma geldiniz hocam dedi.
“Aynayı her elinize aldığınızda, Ayasofya’nın bilgeliğiyle sizin anlatımınız bir bütün olsun istedim.
Bu hediye tam da size yakışır.”
Ruhunu korumayı seçenlerin hayatında kalıcı olmanın zorluğu, aslında onların ne kadar seçici ve kendi hikâyelerine sadık olduklarını gösterir.
Tıpkı Ayasofya gibi, hikâyesini kaybetmeyenler zaman içinde kaybolmazlar. Çünkü kaybetmekten daha tehlikeli olan kaybolmaktır.
Bu aynaya her baktığımda, Ayasofya’nın bilgeliğini ve kendi ruhumuzu koruyarak kaybolmamanın değerini hatırlıyor olacağım.
İnsan geçmişe dönüp baktığında, bazı duraklarda durup kendinden özür dilemek istiyor; kendine yaşattığı haksızlıklar yüzünden. Yaşama sevincinin yaşı başı yoktur. Yaşayışını artıranlar vardır, azaltanlar vardır. Yaşama sevincini artıranları al yanına ve yoluna devam et.
Böylece bu hediye, yeni haftaya ve yeni yıla bilgelik ve farkındalıkla başlamamı sağladı. Umarım hepimiz kendi hikâyemizi kaybetmeden, bu bilgelikle yol alırız.
Sevgiler
Elif TARAKÇI UZAN