Fetih, hafıza, kimlik: İzmit’in tarihsel inşası

Ayşenur Kalyoncu

Ayşenur Kalyoncu

Tüm Yazıları

Kocaeli şehrinin tarihi ve kültürel mirası ile anılması mümkündür. Yeter ki geçmiş ile bugün arasında gerçekçi bir bağ kurulabilsin. Antik dönemlerden Osmanlı’ya Osmanlıdan Cumhuriyet’e uzanan tarihi süreçte biriktirdiği hafıza şehir dokusuna eşlik eden tarihi eserlerde, yer adlarında, geleneklerde yaşamaya devam etmektedir.

1071 senesinde Anadolu’ya giriş yapan Selçuklular kısa zaman içerisinde hakimiyet alanını İzmit’e kadar genişletmişlerdir. İzmit kaynaklarda 1081 senesinde Selçuklu Devleti idaresi altında görünmektedir. 1096 senesine gelindiğinde Haçlı Seferleri sebebiyle Haçlılar bölgeye yerleşmişlerdir. 12. yüzyıl başlarında Bizans kontrolüne geçen İzmit 1204 yılında 4. Haçlı akınının Kostantinopolis’e (İstanbul’a) gelmesi taht kavgalarının başlamasına sebep olmuştur. Nicomedia (İzmit), Brunga (Yarımca) bölgesi 1210 yılında Latinlerin eline geçmiştir. Latinler ile Bizanslılar arasında yapılan savaşlarda şehir büyük bir tahribata uğramıştır. 1228 yılında Bizanslılar tarafından tekrar hakimiyet altına alınmıştır.

Osmanoğulları aşiretten beyliğe geçiş yıllarında İzmit’i hedef alan bir siyaset izlemişlerdir. Bu sebeple bölgeye akınlar gerçekleştirilmiştir. 14. Yüzyıl’ın başında Osmanlıların geleceğinde önemli rol oynayan Bafeus Savaşı Bizanslılar ile yapılmıştır. 1329 yılına gelindiğinde İzmit’in geleceğinin dönüm noktası olan Maltepe Savaşı III. Andronikos ile Orhan Bey arasında yapılmıştır. Savaşın sebeplerinden biri olarak Osmanlıların İzmit’i geri alma istekleri için harekete geçmiş olmaları bilinmektedir.

İzmit 1337 yılında Orhan Gazi’nin oğlu Süleyman Paşa kumandasında Akçakoca Gazi gibi mühim komutanların katkılarıyla fethedilmiştir. İznikmid merkezli Kocaeli sancağı bu tarihlerde teşkil edilmiştir. İzmit’i Osmanlı topraklarına katmış olan Orhan Bey oğlu Süleyman’ı İzmit’e Bey olarak atamıştır. Fethi müteakiben şehir hızlı bir şekilde İslami imar sürecine girmiştir. Süleyman Paşa İzmit’te camii ve medrese ve hamam inşa ettirmiştir. Günümüzde Orhan Camii olarak bilinen yapı Süleyman Paşa tarafından babası Orhan Gazi adına yaptırılmıştır. Osmanlı Devleti’nin fetih geleneğine göre bölgede yapılan ilk camii de hutbeye kılıçla çıkılmaktadır. İzmit’in fetih camii olması sebebiyle Orhan Camii’nde Cuma hutbelerine kılıçla çıkılmakta, gelenek sürdürülmektedir. Süleyman Paşa’nın İzmit’te inşa ettirmiş olduğu medrese Orhan Camii ile aynı kaderi paylaşamamış ve zamana direnememiştir. Medrese tamamen yok olmuştur ve maalesef kalıntıları dahi günümüze ulaşamamıştır. Süleyman Paşa tarafından inşa ettirilmiş olan hamam maalesef restore etmek ile yeniden inşa etmek arasındaki farkı gözetmeyen restoratörler tarafından özgünlüğünü kaybetmiş durumda İzmit’te yer almaktadır. Yukarı Pazar Hamamı ve Dere Hamamı olarak da bilinen Süleyman Paşa Hamamı 1999 yılında yaşanan deprem sebebiyle zarar görmüştür. 2012 yılında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen yapı 2014 yılında İzmit Belediyesi’nin kullanımına verilmiştir. Hamam günümüzde maalesef ziyarete kapalı olan tarihi mekanlarımızdandır.

İzmit’in tarihi eserleri arasında Osmanlı döneminde inşa ettirilen birçok camii, han, kervansaray, hamam ve çeşme yer almaktadır. Tüm bu inşa edilen yapılar İzmit’in Osmanlı Devlet’i döneminde tam bir Türk şehri olarak yeniden kurulduğunu göstermektedir.

Kocaeli önemli bir geçiş noktası üzerinde yer almaktadır. Marmara Bölgesi’nin doğusunda bulunan şehir; kuzeyde Karadeniz, güneyde Bursa, doğuda Sakarya, batıda İstanbul ve Yalova illeriyle çevrilidir. İzmit geçiş yolları üzerinde yer alması bakımından büyük bir öneme sahiptir. İzmit İstanbul’dan Anadolu’ya gitmekte olan karayolunun mühim duraklarından olması sebebiyle seyyahların uğrak yeri olmuştur. Şüphesiz en mühim seyyahlardan biri olan Evliya Çelebi’nin İzmit’i ziyaret ettiği bilinmektedir. Evliya Çelebi İzmit’in mâmur ve büyük bir şehir olduğunu aktarmaktadır. Çelebi’nin tespitlerine göre 17. yüzyılın ortalarında İznikmid’de 1.100 dükkân, 23 camii, 400 kereste deposu ve kahvehaneler bulunmaktadır. Şehir o dönemde 19 Müslim, 3 Hristiyan, 1 Yahudi mahallesinden oluşmaktadır. Şehirde 3.500 hane mevcuttur.

İzmit’i ziyaret eden ve görüşlerini aktaran seyyahlardan bir diğeri ise Mehmed Haşim’dir. 18. yüzyıl sonlarında kaleme aldığı seyahatnamesi çok fazla dikkat çekmemiş olsa da önemli bilgiler aktarmaktadır. Mehmed Haşim’in seyahatnamesinin günümüzde iki nüshası bulunmaktadır. Bu iki nüshadan birinin müsvedde diğerinin temize çekilmiş nüsha olduğu anlaşılmaktadır. Mehmed Haşim seyahatnamesine okuyanlarının yüzünü güldürecek şekilde sitemli bir giriş yapması dikkat çekicidir. Mehmed Haşim, Allah’ın kendisini yakın dostlarının kötülüğünden ve şeytanca vesveselerden, kuruntulardan korunmasını dilemektedir. Mehmed Haşim seyahatnamesinde İzmit şehri hakkında bilgi verirken şehrin adını Osmanlı kaynaklarında yer aldığı üzere İznikmid olarak kaydetmiştir. Şehrin konumunu İstanbul’da yer alan Cihangir semtine benzetir ve batıya doğru taşlık bir alan üzerinde kurulmuş şehir “şehr-i muazzam” diye tarif eder. Mehmed Haşim İzmit fukaralarının “Çene suyu” olarak bilinen çeşmeden su getirerek sattıklarını ve geçimlerini sağladıklarını belirtmektedir. Mehmed Haşim eserinde İzmit halkının mesleklerine de değindiği görünmektedir. Gözlemlerine göre İzmit’te yaşayan insanlar o dönemde kayıkçılık, balıkçılık, sefinelerde kaptanlık, sürücülük, kerestecilik, hancılık, çerçilik ve komisyonculuk gibi mesleklerle uğraşmaktadır.

İzmit toprakları Batılı seyyahlarında dikkatini çeken şehirler arasında yer almaktadır. Yüzyıllar boyunca Doğu’ya yönelen Batılı seyyahların ilgisi farklı dinamiklerin etkisiyle şekillenmiştir.

Bazı durumlarda diplomatik misyonlar, resmi görevlendirmeler ya da ticari beklentiler bu seyahatlerin arka planını oluşturmuştur. Batı’nın “öteki” olarak tanımladığı Doğu dünyasına karşı beslemiş olduğu hem çekince hem de keşfetme isteği belirleyici olmuştur. Gerekçe her ne olursa olsun gerçekleştirilen seyahatler sırasında elde edilen izlenimler ve gözlemler kayıt altına alınmış ve bu seyahatname metinleri sayesinde Doğu’ya dair bilgi, tasvir ve değerlendirmeler Batı’ya aktarılmıştır. Seyyahların arasında Batılı devletlerin Osmanlı Devleti’nde yaşayan insanlar hakkında bilgi toplayabilmek adına hükümdarları tarafından özel görevler ile gönderilmiş misyonerler, rahipler ve bilginler bulunmaktadır. Özel görevler ile gelenlerin yanında Doğu’nun sosyal ve kültürel hayatını merak eden bazı Batılı aydınlar da kendi imkânlarıyla seyahat ederek Osmanlı şehirlerini gezmişlerdir. Seyahatnamelerin kaleme alındıkları dönemlerde Osmanlı Devleti’nin hâkim olduğu coğrafyada güvenliğin sağlanmış olmasının seyyahların Osmanlı şehirlerini tercih etmelerinde belirleyici bir etken olduğunu belirtmeliyiz. Bu güven ortamı vesilesiyle Osmanlı şehirlerinde birçok Batılı seyyah seyahatnamelerini kaleme almışlardır.

İzmit’e seyahat eden Batılı seyyahlar arasında Josep Von Hammer-Purgstall, Adrien Dupre, James Morier, John Galt, William Ouseley, Eli Smith, James Porter, Charles Texier isimlerinin yer aldıkları bilinmektedir. Seyahatnameler incelendiğinde seyyahların tamamına yakının şehrin konumunu ve genel görüntüsünü beğenmiş oldukları dikkat çeker. Her seyyah İzmit şehrinin büyüleyici bir güzellik sunduğunu belirtmişlerdir.

İzmit’in tarihsel serüveni yalnızca fetihler ve idari değişimlerle sınırlı olmayan, sosyal ve kültürel unsurlarla derinleşen bir gelişim sürecini ortaya koymaktadır. Antik dönemlerden itibaren stratejik konumu sayesinde önemini korumayı başaran şehir, Bizans’tan Osmanlı’ya uzanan süreçte yeniden şekillenmiş, Osmanlı hâkimiyeti ile birlikte Türk-İslam kimliği belirginleşmiştir. İnşa edilen yapılarla şehrin kimliği şehir dokusuna yerleştirilmiştir. Seyyahların aktarmış oldukları bilgiler İzmit’in yalnızca siyasi bir merkez değil aynı zamanda canlı bir ticaret ve üretim alanı olduğunu göstermektedir. Tüm bu bilgiler beraber değerlendirildiğinde Kocaeli’nin tarih sahnesindeki yerinin tesadüfî olmadığı; coğrafi konumu, tarihi birikimi ve kültürel sürekliliği ile şekillenen güçlü bir şehir kimliğine sahip olduğu açıkça görülmektedir.

İzmit Osmanlı Devleti