Dışınızın güzelliği içinizi berbat etmiş

Elif Tarakçı Uzan

Elif Tarakçı Uzan

Tüm Yazıları

Dışınızın güzelliği içinizi berbat etmiş;

Bazı insanlar odaya girer girmez ışık saçar. Bakışları düzgün, duruşları etkileyici, sözleri ölçülü…

Bununla birlikte yaklaştıkça bir şey hissedersin: O ışık ısıtmıyor.

Çünkü dış, çok iyi çalışılmıştır. Parlatılmıştır.

Beğenilmek için cilalanmış, alkış almak için şekillendirilmiştir.

Bununla birlikte iç… İç uzun zamandır ihmal edilmiştir.

İç, susturulmuştur. Hızlı yaşamın içinde “sonra bakarım” diye ötelenmiştir.

Acılar estetikle örtülmüş, boşluk başarıyla kamufle edilmiştir.

Ve bir gün fark edilmeden şu denge bozulmuştur:

Dış güzelleşirken, iç yorulmuştur.

Dış güzellik kötü değildir. Bununla birlikte içi taşımıyorsa, içi beslemiyorsa, içi onarmıyorsa bir süre sonra ağırlaşır. Çünkü insan sadece görünen bir varlık değildir. İnsan, hissettiği kadardır. Temas ettiği kadar gerçektir.

Bir kalbe değdiğinde, orada ne bıraktığıyla hatırlanır.

İçi berbat eden şey çoğu zaman kötülük değildir. İhmalidir, kendini duymamaktır. “Güçlüyüm” derken kırılganlığı yok saymaktır. “İyiyim” derken içten içe çürümeye göz yummaktır.

Ve işte o zaman olur: Dış mükemmel görünür, iç ise sessizce yardım ister.

Bu bir suçlama değil, Bu bir fark ediş çağrısıdır. Çünkü iç toparlanabilir, İç onarılabilir, İç, yeniden nefes alabilir.

Bununla birlikte önce dürüstlük gerekir. Aynaya değil, kalbe bakacak cesaret gerekir.

Şunu sormak gerekir:

“Bu güzellik beni gerçekten yaşatıyor mu, yoksa sadece saklıyor mu?”

İç ve dış barıştığında, güzellik zahmetsiz olur. Işık yakmaz, ısıtır.

İnsan bakınca değil, kalınca iyi hissettirir. Belki de şimdi tam zamanı:

Biraz dışı susturup, içi duymak için.