Bana amca dediniz! Belki aynı yaştayız!
Sabah…
Oğlumu okula, Kızımı işe bıraktım.
Sonra kendimi işe bırakmak için yola devam, güzergâh üzerinde ışıklar var ona takılmamak için ara sokaktan yola bağlıyorum genelde kendimi her seferinde, temkin istediği için hafızada değil, reflekslerde duran.
Bir yol ayrımı. Hafif bir kıvrım.Ben ara sokaktan çıkarken ana yoldan gelen bir Mercedes J tam yolun çıkış anında manevra yaptım burun buruna arabalar.
İlkten tedirgin oldum dokundum mu arabanın kenarına diye falan bununla birlikte öyle bir şey değildi, yine hamle yaptım yola bağlanayım diye oda alan vermiyor
Aynı bu jargonla
“amca yol versen ne olur sanki dedim cam hafif aralık biraz yüksek sesle de söylemiş olabilir”
Sonra bir baktım amca geri geri gitti kibar bir el hareketi ve kafa selamıyla yol verdi bana aldım yolu teşekkür derim.
Yola devam; bununla birlikte bir metre falan gitmeden yine ışıklar, mecburen durmak zorundayım ara sokak falan yok bir de ne görürüz hemen sol tarafımda yine o Mercedes hellooo
E tabi ışıklar olduğu için yavaşlıyorum doğal olarak ufak ufak, Hemen yan tarafımda duran Mercedes Bey amca el refleksiyle camı açmamı rica etti.
“İlk aklıma gelen dokunmadım arabanın bir yerine hayırdır şimdi dedim”
Camı biraz daha araladım merhaba buyurun dedim;
Hafif bir tebessümle kendisi aynen şu kelimeleri kullandı
Kaşı güzel, gözü güzel hanım efendi bana amca dediniz belki aynı yaştayızdır dedi!?
Bir an duraksadım hatta lal oldum diye bilirim hiç beklemediğim bir cümle iltifat mı etti bana da bir nevi teyzemi dedi o da yoruma açık tabi
Hani cam açık net görünce de pek amca gibi de değildi hani
Ne sert. Ne kırıcı. Ne üstten.
ksine çok efendiydi, o kadar düzgün söylüyor ki, kelime yerine oturuyor.
Bir saniye. Sonra gülümsüyorum.
“Çok haklısınız,” diyorum. “Pardon.”
O da gülümsüyor. Kafasıyla selam veriyor.
Işık yanıyor. Yollar ayrılıyor. Bununla birlikte benim yolum o anda bitmiyor.
Çünkü şunu fark ediyorum:
Bu beyefendi beni uyarmadı.
Beni düzeltmedi.
Beni utandırmadı.
Sadece kendini tanımladı.
Bir kelimenin ne kadar kolay ağzımızdan – hatta ağzımıza bile gelmeden – zihnimizden geçtiğini düşünüyorum.
Ve bazen bir insanın, seni susturarak değil;
Kibarca durdurarak nasıl düşündürdüğünü.
Bugün trafikte bir Mercedes geri geri gitti.
Ama asıl geri giden benim otomatik refleksimdi.
Belki bu yazıyı okur. Kim bilir.
Eğer okursa bilsin isterim: Yol için değil, O cümle için teşekkür ederim.
Bazı sabahlar insan, Işıkta değil… Kelimede durur.
Saygı sevgi ve farkındalıkla