MHP Kocaeli Tabanının Pusulası: Ankara ve Lider!
Öncelikle şunu ifade etmem lazım.
Sürekli bana, “MHP Kocaeli’nde ne oluyor? Değişim hızına yetişemiyoruz. Devamlı il başkanı değişiyor” denilerek MHP için Kocaeli’nde tablonun karanlık olduğu anlatılıyor.
Bir başlık hariç yapılan eleştirilere katılmıyorum.
Nedir o eleştiri?
Cumhur İttifakı ile beraber, MHP’den yerel yönetimlerde belediye başkan yardımcıları göreve geldi.
Belediye işleyişi siyaset ile aynı oranda işlemez. Farklı kuralları, dinamikleri vardır. İstisnalar, özel durumlar ayrı, genel olarak ise bir belediye başkan yardımcısı tecrübe kazandıktan sonra değiştirilmesi başta belediye başkanı ve yerel yönetimleri zor duruma sokabilir.
Biraz orada işleyişin farklı olduğunu düşünüyorum.
Tabi ki MHP aldığı kurumsal karar ile aynı gün belediye başkan yardımcılarını değiştirebilir. Ancak genel fotoğrafta o belediyenin işleyişi ve hizmet noktasında aksamalara sebep olabilir.
*
Asıl oluşturulmak istenen,
Sürekli değişim ve tabanın olumsuz etkileneceği tartışması…
Bana göre koca bir balon…
Neden?
Çünkü MHP’lileri tanıyorum, teşkilatları biliyorum.
İstedikleri kadar, “Teşkilatlarda, tabanda çatlak bölünme var” denilse de aynı kitle sandıkta başka bir partiye oy vermez. Yani oy olarak bir kayma olmaz. O kitle yanlışları kızabilir, tepki gösterebilir sandığa gidince MHP’den ayrılamaz.
O kitlenin pusulası peki nedir?
Anlatayım…
*
Siyasetin doğası gereği dinamiktir, değişkenleri çoktur. Ancak söz konusu Milliyetçi Hareket Partisi olduğunda, ana akım siyaset analizlerinin, sosyolojik ezberlerin ve alışılagelmiş kamuoyu okumalarının çoğunlukla boşa düştüğünü görürüz.
Diyorum ya değişim sanıldığı kadar sandığa olumsuz yansımaz.
Son yıllarda Kocaeli özelinde kulisleri hareketlendiren, yerel siyasetin dilinden düşmeyen bir argüman var: “MHP Kocaeli’de şu kadar yılda şu kadar il başkanı değişti, bu istikrarsızlık tabanda kırılma yaratır, oy kaybına yol açar.”
Olmaz kardeşim olmaz.
Dışarıdan bakan bir göz için bu mantık yürütme son derece makul görünebilir. Herhangi bir merkez sağ ya da sol partide, kısa sürede yaşanan bu denli yoğun bir yönetim sirkülasyonu ciddi bir erimeye, teşkilat içi klikleşmelere ve nihayetinde sandığa yansıyacak bir küskünlüğe neden olabilirdi.
Fakat buradaki temel hata, MHP’yi ve Milliyetçi-Ülkücü Hareketi, sıradan bir kitle partisi gibi değerlendirmektir.
MHP’de il başkanlığı, ilçe başkanlığı ya da yönetim kurulu üyelikleri birer "makam" değil, kutsal kabul edilen bir davanın nöbet yerleridir. Nöbetçi değişir, ancak nöbet tutulan mevzi aynı kalır. Kocaeli’de son dört yılda yaşanan değişimler, taban tarafından bir "kaos" veya "istikrarsızlık" olarak değil, birer değişim olarak okunur.
Gelen başkan da giden başkan da aynı doktrinin, aynı terbiyenin tornasından geçmiştir. Dolayısıyla vitrindeki isimlerin değişmesi, davanın özünde veya tabanın partiye olan sadakatinde en ufak bir esnemeye yol açmaz. MHP tabanı küsmez, darılmaz; kırgınlıklar olsa bile son söz üç hilal olur.
Yazımın başlığına dönelim;
MHP Tabanının Pusulası: Ankara ve Lider
Peki, bu taban yereldeki değişen isimlere bakmıyorsa nereye bakıyor?
Cevap, hareketin elli yılı aşkın siyasi hafızasında gizlidir: Ankara’ya ve Lider’e.
"Lider, Teşkilat, Doktrin; her şeyden önce gelir."
MHP seçmeni için siyasi pusulanın kuzeyi, Genel Merkez ve Genel Başkan'dır.
Ülkücü hareketin kurumsal hafızası, makro politikalara ve liderin çizdiği stratejik rotaya odaklıdır. Kocaeli’ndeki yerel yönetimlerin değişimi bir iç işleyiş, bir tasarruf meselesidir. Asıl olan, liderin Türkiye ve dünya gündemine karşı duruşu, devletin bekasına yönelik hamleleridir.
Taban bilir ki; Ankara’da rüzgar doğru yönden esiyorsa, liderin duruşu net ve sarsılmazsa, yereldeki tabelanın altında kimin oturduğunun seçmen nezdinde belirleyici bir hükmü yoktur. MHP seçmeni oyunu yereldeki kişisel ilişkilere veya il başkanının ismine göre değil; liderine olan güvenine, partinin ideolojik omurgasına göre verir.
Sonuç olarak...
Kocaeli siyasetinde MHP Kocaeli üzerinden "yapısal kriz" senaryoları yazanlar, Ülkücü hareketin sosyolojisini ve örgütsel sadakatini ıskalıyorlar.
Evet, son yıllarda çok il başkanı değişmiştir; bu durum yerel dengelerde kendi içinde bir hareketlilik getirebilir. Ancak bu durum ne tabanda bir çözülmeye neden olur ne de sandıkta bir oy kaybına yol açar.
MHP Kocaeli tabanı, yereldeki isimlerin ötesine, Ankara’ya bakmaya devam ediyor. Ve o gözler Lider’i gördüğü, o kulaklar Genel Merkez’in sesini duyduğu sürece, sandıktaki irade de yerli yerinde duracaktır.
Nitekim sonuç olarak yeni göreve atanan Enes Emengen’in makamı isimlerden ziyade MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin makamı olarak kabul edilir. O makamda kim olursa olsun teşkilat ve taban saygı duyar, duymak zorundadır.
Yani sanıldığı kadar, konuşulduğu kadar etkisi olmaz.
Anlayan yazdıklarımı anlar,
Anlamayana diyecek yok…