Büyükbaş hayvancılıkta büyük vurgunlar!
Bugün, Türkiye’de hayvancılığın en büyük kanayan yaralarından biri olan hayvan pazarlarındaki alışverişlerde yapılan yanlışları özellikle buradan anlatmak istiyorum.
Türkiye’de özellikle son üç yıldır yaşanan ekonomik krizle birlikte hayvan alışverişleri büyük oranda vadeli yapılmaya başlandı. Bu durum, alım satım fiyatlarının belirsizleşmesine; isteyenin istediği fiyata aldığı, isteyenin ise istediği fiyata sattığı bir karaborsa düzeninin oluşmasına neden oldu.
Bu da şu anlama geliyor: 100 liralık dana, vadeli satışlarda 180 TL’ye alınıp satılabiliyor. Ortada sağlıklı bir değer algısı kalmadığı için herkes fiyatı kendi belirliyor. Paraya ihtiyacı olan üreticinin durumu da esnaf tarafından dikkate alınıyor; hayvan yüksek fiyattan veriliyor, yüksek fiyattan alan kişi ise çoğu zaman daha düşük fiyata satmak zorunda kalıyor.
İşin sonunda ise son üç yıldır benim karşılaştığım tablo çok ağır: Hayvancılık sektöründe çok büyük rakamlarla batışlar yaşanıyor. Bugün en düşük seviyede batan bir hayvancının zararı bile 100 milyon liradan başlıyor. Rakamlar büyüdükçe de artık milyonlar değil, milyarlar konuşulur hale geliyor.
Özellikle Ağrı, Diyarbakır ve çevre bölgelerden hayvan alıp Marmara Bölgesi’ne, Kayseri’ye ya da Ankara’ya götüren hayvan tüccarlarında son dönemde büyük batışlar yaşanıyor. Sadece bu Kurban Bayramı’nda, benim bildiğim kadarıyla Gölcük’te 50 milyon liralık bir zarardan söz ediliyor. Bir esnafta bu en düşüğü.
Gebze taraflarında ise 400 milyon, 500 milyon lira gibi çok daha büyük rakamların konuşulduğu ifade ediliyor.
Haliyle bu rakamlar, Doğu bölgesinde hayvan ticareti yapan insanları da iş yapamaz hale getiriyor. Çünkü orada da birbirine kefil olma üzerine kurulu bir zincir var. İşin kısacası, hayvan pazarlarında güvenilir şekilde alım satım yapacak düzgün insanların sayısı her geçen gün daha da azalıyor.
Hayvancılık yapan, özellikle de küçük işletmeler, büyük bir batak sarmalının içine sürüklenmiş durumda. Devletin, özellikle de Tarım Bakanlığı’nın, bu konuda çok acil adım atması gerekiyor. Nasıl ki kredi kartlarında taksit ve vade kısıtlamaları getiriliyorsa, hayvan alışverişlerinde de vadeli satışın kesinlikle yasaklanması gerekiyor.
Çünkü Türkiye hayvancılığı zaten zor bir dönemden geçiyor. Bu tür dolandırılmalar ve büyük batışlar ise sektöre, ekonomik krizden bile daha ağır zarar veriyor.
Sözün özü devletin bir an evvel bu konuyla ilgili yasal bir düzenleme yapması gerekiyor. Hayvan pazarlarında tefecilik düzenine dönüşen, gerçek değerinin çok üzerinde rakamlarla yapılan hayvan satışlarının önüne mutlaka geçilmesi lazım.