Ben ve benim gibi Devlet Bahçeli’yi anlamayanlar

Cezmi Çiçek

Cezmi Çiçek

Tüm Yazıları

Barış süreci boyunca Devlet Bahçeli’nin gerek grup toplantılarında gerekse yaptığı paylaşımlarda kullandığı “PKK terör örgütünün silah bırakması”, “Abdullah Öcalan’a huzur hakkı”, “meclise gelsin konuşsun”, “kurucu önder” gibi ifadeler; dönem dönem zihnimde “Devlet Bahçeli ne yapıyor, nereye koşuyor?”, “Siyasi hayatına son mu veriyor?” sorularını uyandırıyordu.

Kendi dünyamda, kendi fikirlerimle bu söylemler örtüşmüyor; inanın ki kabullenmekte zorlanıyordum.

Milliyetçi Hareket Partisi 40 yıllık bir parti. Aldığı oyların yüzde 80’i, hatta yüzde 90’ı; teröre karşı duruşu nedeniyle milliyetçi duyguları ağır basan insanlardan geliyor. Şimdi bir terör örgütü lideri için nasıl bunları söyler? Bir terör örgütüyle nasıl böyle bir barış sürecine girer? diye düşünen, benim gibi birçok insan vardı.

Fakat bugün gelinen noktada bakıyoruz ki İsrail ve ABD, İran’a saldırdı; İran’ı rejimiyle birlikte yok etmek, parçalamak ve bölmek için harekete geçti. Ancak İran’ın içinde asıl gördüğümüz tehlike şu: İran her ne kadar İsrail ve ABD’yle savaşıyor olsa da kendi içerisinde, devrim muhafızlarının; PKK’lı grupların İran ordusuna karşı savaşını engellemek, Irak’tan, Suriye’den ve diğer PKK kamplarından İsrail ve ABD tarafından ülkeye sokulmak istenen teröristlerle mücadele etmek zorunda kaldığı büyük bir süreç yaşıyor.

PJAK da buna dahil; PKK’ya bağlı ya da PKK çizgisindeki tüm örgütler şu anda Amerika ve İsrail’in olası bir kara operasyonunda kullanabileceği gruplar olarak görülüyor. Asıl mücadeleyi ise İran, kendi içinde devrim muhafızları aracılığıyla yürütüyor.

Buradan da şunu anlıyoruz; gerçekten bizi yönetenler devlet aklıyla hareket edip bu tehlikeyi, bizim aklımızın ermediği bir perspektifle çözmeye çalışmış olabilirler. Yarın bir gün biz de İsrail ve Amerika’yla karşı karşıya gelirsek, içeride kendini Kürt gösterip Kürtlükle ilgisi olmayan gruplarla benzer bir durumu yaşamamak adına bu adımların atıldığını anlamış olduk.

Eğer Devlet Bahçeli’nin ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın düşündüklerini bugün İran da düşünebilseydi, belki bu durumda olmazdı. Görmediklerimizi gören, anlamadıklarımızı anlayan bir bakış açısıyla hareket edildiğini bugün daha net kavrıyoruz.

14 Orta Doğu ülkesinin bombalar altında olduğu; İsrail, ABD ve İran’ın fiilen çatıştığı bir Orta Doğu cehenneminde; savaşan ülkelere en yakın sınır ülkesi olan Türkiye’de gece yatağımıza rahat uyuyup sabah huzurla uyanabiliyorsak, kapımızda herhangi bir tehlike hissetmiyorsak, bunun arkasında güçlü bir devlet aklı olduğunu görmek gerekir.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve barış sürecinin mimarı Devlet Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti tarihine altın harflerle yazılacak adımlar atmışlardır.

Allah her ikisine de uzun ömürler nasip etsin, uzun yıllar bu ülkenin başından eksik etmesin.

Kalın sağlıcakla...

***

Zamana not: Yanıldığın kısmı boşver, herkes yanılır. Sen öğrendiğin kısma bak.

Devlet Bahçeli Cumhurbaşkanı Erdoğan Milliyetçi Hareket Partisi