SAHA 2026
Tarihte kısa bir yolculuk yapalım.
Süleyman Demirel, Kıbrıs Savaşı yıldönümünde bir programa katılmıştı.
Gazeteci sordu, “İlk olaylar sizin başbakanlığınızda başlamıştı o zaman neden adaya çıkmadınız?”
Tarihi cevap;
“Çıkarma gemisi mi vardı? Şehir hatları gemisiyle mi çıkacaktık?”
Bunu çıkarma dönemi Başbakanı Ecevit'e de sordular;
Doğru söylüyor, gemiler Demirel'in döneminde yapıldı öyle çıktık.
60'larda burnumuzun dibindeki bir adaya çıkma imkanımız yoktu.
İlerleyelim;
Kıbrıs Savaşı sonrası ele geçirilen silahlarla oluşan müzeyi gezmiştim hem bizim kullandığımız hem Rumlardan ele geçirilen silahlar sergileniyordu.
Beşparmak Dağları’nı da görünce yaşadığım duygu;
O günün teknolojisi ile Beşparmak Dağları ve Rumların silahları bizde olsa, adaya da Çin ordusu çıksa Beşparmak Dağları’nı geçemez, adayı alamazdı.
O şartlarda adayı alan Türk milletinin azim ve kararlığıydı.
Adaya çıkarma yapmak için gidilirken iletişim kazası(!) ile kendi gemimizi vurmamızı da unutmayalım.
1974'deki şartlar buydu.
1989-90 arasında, Güneydoğu’da askerlik yaptım.
Gittiğimde 4 kanallı Motorola telsizler vardı.
Ortak operasyonlarda piyade ve jandarma birlikleri arasında iletişim, piyade birliklerinin, jandarmanın kanalına girmesi halinde sağlanabiliyordu.
Motorola telsizlerin pili bitmez, çekeceği yeri bulursan da kendi arandaki iletişimi sağlayabiliyordun.
1990'da 14 kanallı ASELSAN telsizler gelince çocuk gibi sevinmiştik.
Savunma Sanayii’ndeki gelişmeleri yıllardır bu psikolojiyle izlerim.
O bölgede bulunduğum için Selçuk Bayraktar'ı da başka bir gözle izlerim.
Terörle mücadelede gelinen noktadaki payı çok büyüktür.
Savunma Sanayii’nde gelinen nokta önce Terörle Mücadeleyi bitirmiş devamında da dış politikada tam bağımsızlık yolunda büyük katkı sağlamıştır.
SAHA 2026'yı da bu duygularla izledim.
O günleri bilen biri olarak gelinen nokta tam olarak rüya gibi.
Bugünden bakıldığında ne eksikmiş;
Osmanlı'nın son dönemlerinde oluşup bir türlü silemediğimiz;
Batılılar yapar biz yapamayız kompleksini yıkacak bir yiğit;
Elindeki maket İHA ile Selçuk Bayraktar'ın yaptığı konuşma;
"Bu ve benzeri projeler desteklenirse kısa sürede dünyanın en iyisi olabiliriz” demişti.
Yaptı ve devamında ilk TEKNOFEST'de yaptığı konuşmada;
"ABD bir şey bulmuyor, buna benzer platformlar oluşturup proje topluyor, içinden iyilerini seçip ülkelerine davet ediyor. Ben de böyle bir proje ile gittim" demişti onu da yaptı.
Bugün TEKNOFEST’lerde oluşan altyapı Savunma Sanayii’nin insan kaynağını oluşturuyor.
İkinci eksiğimiz siyasi iradeydi, onu da Erdoğan ortaya koydu.
Bir eksiğimiz daha varmış onu da SAHA 2026'da gördük.
Ülkenin yarıya yakınının bu gelişmelerden hiçbir şekilde haberi yoktu.
O kitle yandaş dedikleri kanalları asla izlemiyor, izledikleri kanallar da bu haberleri Erdoğan'a yarar diye vermiyordu.
Verdiklerinde de sadece aşağılıyorlardı.
Kalorifer peteği, motoru yok, bu uçmaz öbürü vurmaz, hepsi iktidar propagandası vesaire vesaire.
Bu eksiği de Özgür Özel tamamladı.
Yaptığı ziyaret ve Sözcü TV yayınıyla o kitle de haberdar oldu.
Gerçi o kanallar yine yapacağını yaptı;
YILDIRIMHAN füzesini bir boruyu boyamışlar diye sundular.
Yunan-İsrail medyası ciddiye alıp günlerdir yayın yapıyor ama bizimkiler aynı tas aynı hamam.
Bu kafalar değişmez ama kervan yürüyecektir.
Bundan sonrası sadece zaman, her geçen gün üstüne konduğu açık.
Gelinen nokta önemli olsa da hiç ara vermeden devam edilmeli.
Dünyanın gittiği yön artık net, her şey ertelenebilir ama güvenlik asla.
Türkiye karada, denizde, havada önemli eksiklerini tamamladı.
Dünyanın geldiği bu noktada gelinen yer ve zamanlaması tarihi önemdedir.
Türk Devleti zamanın ruhunu doğru okumuştur.
Emeği geçen herkese saygılarımla.