Ortaya karışık!
Ortalık hareketli, neredeyse her dakika bir son dakika!
Bizde daldan dala ilerleyen bir yazı kaleme alalım.
Son günlerin en popüler gündemi Karadeniz'den gelen dronlar!
Malum kitle bunun üzerinden yükleniyor;
Hani çelik kubbemiz vardı, delik deşik oldu, hava sahamız yol geçen hanına döndü.
Savunma Sanayii meselesini iktidar övgüsü zannettiklerinden konuya ilgisizler, bunun doğal sonucu olarak da bilgisizler.
S-400 alım sürecinde, bize kim saldıracak diyen bozacının şıracıları, ülkenin hava savunma sistemine ihtiyacı var mıymış?
Bu tarz dronlar dünyanın yeni baş belaları.
Son dönemlerde;
Ukrayna bu tarz dronlar ile Rusya'nın askeri havaalanını vurarak çok sayıda uçağını imha etti.
Rusya gibi dünyaya biz de dahil hava savunma sistemleri ihraç eden bir süper güç, başkentine yapılan dron saldırılarını çaresizce izliyor.
Radar izi son derece düşük neredeyse alçaktan uçarken görünmez olan bu dronlardan ABD'de Suriye ve Irak'taki üslerine yapılan saldırılarda defalarca gol yedi. O üslerde hava savunma sistemleri yok muydu?
Keza İsrail'de;
Netanyahu'nun konutunu Hizbullah bu tarz dronlarla vurdu.
Kaldı ki biz görmüşüz ve F16’larla da vurmuşuz.
Ayrıca şunu da ifade edelim, bizim alarm durumumuz güneyde ve doğuda, ilk üretim hava savunma sistemlerinin teslimi ile de, doğal olarak bu bölgelere konuşlandırıldı.
Karadeniz tehdit algısı yüksek bir bölge değil.
Konu değiştirelim;
CHP Genel Başkanı her fırsatta Avrupalı dostlarına Erdoğan'ı şikayet etmeye devam ediyor.
Son olarak Brüksel'de de beklediği ilgiyi göremedi.
Kendi ifadesi ile;
Hayranı olduğu Avrupa Konseyi Başkanı Antonyo Costa ile beş dakika bile görüşemedi.
Daha öncesinde İngiliz İşçi Partisine de bu anlamda sitemlerini ifade etmişti.
Bunlar nasıl bir acziyetin dışa vurumudur.
Yok artık burası zirvedir geçemezler dediğim her eşiği daha yukarı taşımayı başardılar.
Bununla birlikte artık kabul ettim daha iyisini de yapabilirler, dedim ve;
Mezarlıktaki rakı görüntüleri geldi!
CHP milletin değerlerine dönmedikçe, ki bu genetik olarak pek de mümkün görünmüyor sadece CHP'yi yönetmekle yetinecekler.
Konu değiştirip devam edelim;
Operasyonlar hızlandı, her gün yeni isimler ile devam ediyor.
Belediye başkanları ile başladı, medya, iş, spor dünyası ve sanatçılarla devam ediyor.
TÜSİAD başkanları gözaltına alınmıştı.
Divan otellerinin CEO'su, Bilgi Üniversitesi mütevelli heyeti üyesi, mason üstadı azamı Remzi Sanver de!
Daha düne kadar bu isimler dokunulmazdı.
Bunu yazmıştık, dokunulmazlık dönemi sona erdi, en azından 2026 sonuna kadar daha çok şaşıracağınız isimler ile sürecek.
Operasyonlar siyasi değil, devlet yeni döneme hazırlanıyor demiştik.
Eğer yetim hakkına el sürmediyseniz arkanıza yaslanıp izleyin, bunlar daha başlangıç bile değil demiştik.
Sürdüyseniz de bavul hazırlamanızı öneririm!