Ahmet San

Ahmet San

Ebrar Karakurt böyle oynarsa Eczacıbaşı kupa bırakmaz!

Kıymetli Nokta Gazetesi okurlarım… En baştan ifade edeyim. Milli voleybolcumuz Ebrar Karakurt’u çok seviyoruz. Diğer voleybolculardan biraz farklı olarak maçlarda bazen agresif, bazen sakin, bazen de çok kötü oynadığı zamanlar oluyor. Biz artık Ebrar’ın bu durumuna alıştık.Son iki sezonunu Rusya liginde geçiren Ebrar için, Rusya’da “Yılın en iyi oyuncusu” seçilmişken, takımı Rusya ligini şampiyon bitirmişken, ülkemize dönüş kararını alabilmesi çok zor olmalıydı. Ve Ebrar sezon başında Eczacıbaşı’na döndü. Hem de Rusya’da iki yıldır oynadığı mevki olan “Pasör Çaprazı” mevkiinde değil “Power Smaçör” olarak. Bu daha radikal bir karardı. Çünkü dünyada hem pasör çaprazı hem de smaçör mevkiinde oynayabilen çok sınırlı oyuncu var. Modern voleybolda pasör çaprazı servise manşet almaz, savunmada da çok aktif değildir. Fakat smaçör, servise manşet alır, savunma, hatta dublaj yapar, dört numaradan da hücum yapar. Bu nitelikte dünyadaki en önde gelen oyuncu geçen sezon Ziraat Bankkart’ın hem Türkiye hem de Avrupa Ligi şampiyonluğundaki en önemli paya sahip olan ABD Takımı Kaptanı Matt Anderson’dur. Matt, ilerlemiş yaşına rağmen bu yıl Japonya’da voleybol hayatına devam ediyor.Bu hafta sonu Sultanlar Ligi’nde dev bir maç vardı. Gururlarımız Vakıfbank ve Eczacıbaşı parkeye çıktı.

Vakıfbank ligde yenilgisi olmayan tek takımdı. Ancak Eczacıbaşı çok iyi bir oyunla Vakıfbank’ı 3-1 yenmeyi başardı. Maçta Ebrar, Eczacıbaşı’na geldiğinden bu yana oynadığı en iyi oyunu oynadı ve eski takımına karşı maçın tartışmasız en iyi oyuncusuydu. Toplamda 22 sayı aldı ve bu rakam bir smaçör için normal bir durum fakat asıl önemli istatistik, Ebrar’ın Vakıfbank’ın attığı servise aldığı manşetin çok üst düzeyde olmasıydı. 31 servis karşılamış, bunlardan %52’si pozitif yani pasörün olumlu kullanabileceği bir top olmuş. Sıkı durun… Buna karşılık Eczacıbaşı’nın liberosu Simge Aköz 17 servis karşılaması yapmış, bunların %35’i pozitif karşılama olmuş. Yani asıl görevi servise manşet ve savunma olan libero oyuncusundan daha iyi bir servis karşılaması yapmış bizim Ebrar.Maç sırasında bir ara Ebrar servise manşet karşılamada liberosunun önüne geçip Simge’yi saklıyordu. Kısacası manşette kendine güven çok üst seviyedeydi. Bu böyle devam ederse hem Eczacıbaşı hem de Kadın Milli Voleybol Takımımız açısından çok güzel bir durumla karşı karşıya kalırız. Çünkü Ebrar, Sultanlar’da da smaçör oynuyor. Maç sırasında Vakıfbank’ın antrenörü Guidetti oyuncularına ve hakemlere karşı çok agresifti. İnşallah bu yenilgi CEV Kupası’ndaki maçları etkilemez. İnanıyorum ki Avrupa şampiyonluğu için adaylarımdan Eczacıbaşı bu yenilginin şokunu üzerlerinden çabuk atacaktır.Tebrikler Ebrar… Seni hep böyle görmek dileğiyle… Bu haftaki yazımı burada sonlandırıyorum. Bu soğuk zamanlarda herkese sağlıklı günler diliyorum.

Yazının Devamı

Türk voleybolunda tarihi hafta! 12’de 12!

Hepinize iyi günler değerli okurlarım. Bu hafta voleybol Avrupa kupalarında kadın ve erkek takımlarımızın tamamı haftayı galibiyetle kapattı. Yani takım 12’de 12!Eşine az rastlanır bir durumla karşı karşıyayız. Türk voleybolu açısından da bu başarı dünyaya sesimizi duyurduğumuz bir haftaydı…Kadınlar ile başlayalım…

CEV Zeren Grup Şampiyonlar Ligi’nde Vakıfbank, İtalyan Savino Del Bene Scandicci'yi 3-1 mağlup etti.Ekibimiz A Grubu üçüncü maçında zorlu İtalya deplasmanından aldığı bu galibiyetle üçte üç yaparak puanını 9'a çıkardı ve liderliğe yükseldi. Karşılaşmanın oyuncusu ise dünyaca ünlü yıldız Tijana Boskovic seçildi.

Eczacıbaşı, Şampiyonlar Ligi C Grubu üçüncü maçında sahasında İtalya'nın Numia VeroVolley Milano takımını 3-2 mağlup etti.Üçüncü maçında ikinci galibiyetini alan Eczacıbaşı’nda karşılaşmanın oyuncusu orta oyuncu Sinead Jack-Kısal seçildi.

Yazının Devamı

Spordaki bazı kuralları sporcular değiştirtir!

Spordaki bazı kuralları sporcular değiştirtir!Spor müsabakalarındaki kurallar, o spor dalındaki en üst kurul ya da federasyonlar tarafından değiştirilebilir. Fakat bazı durumlarda sporcuların müsabakalarda yaptıkları hareketler kural değişikliklerine etki edebilir.

Geçmiş yıllarda Ankaragücü’nde futbol oynayan Avni ya da benzer şekilde penaltı atan oyuncular için penaltı vuruş kuralı değişmişti çünkü penaltı vuruşu sırasında, vuruşunu yapmadan biraz duraksayarak penaltı atıyorlardı. Bu duraksama kaleciler için yanıltıcı oluyordu. Bu sıkıntıyı gören FIFA, penaltı kuralını değiştirerek penaltı vuruşundan önce duraksamayı yasaklamıştı.Bu sezon başında voleybolda radikal bir karar alınarak servis kullanan takımın servis atışı sırasında pozisyon hataları dikkate alınmaması kurala bağlandı. Bu, hakemler için rahatlatıcı bir karardı. Çünkü top oyuna girerken her iki takımın da pozisyonlarını kontrol etmek biraz zorlayıcıydı. Sadece bir takımın diziliş pozisyonunu kontrol etmek daha kolay olacaktı. Bu yılki kural değişikliğine göre sadece servis karşılayan takımın pozisyonunu kontrol ediyorlar. Fakat bu, antrenörlerin işlerini zorlaştırdı. Çünkü oyun içinde servis atarken pozisyonunu kaybeden voleybolcular top kendilerine geçtiğinde pozisyonlarını karıştırabilirler. Bu da antrenörlerin sürekli oyuncuların doğru pozisyonda mı değil mi diye sürekli kontrol altına tutmaları demektir.Oyuncular bazen bu kural değişikliklerinin çok sportmence olmasa da takımlarının çıkarı için kullanabiliyorlar.

Sultanlar Ligi’nin 10. hafta maçında Eczacıbaşı ile Beşiktaş karşılaştı. Eczacıbaşı’nda Ebrar Karakurt’un “Jumpfloat servis” atarken birden durup feyk adımla normal servise dönmesi Beşiktaş pasörünün servis elden çıkmadan yer değiştirdiği için maçın hakemi Beşiktaş’a pozisyon hatası çalması ve sayının Eczacıbaşı’na verilmesiyle sonuçlandı. Bu servis atma şeklinin bazı sporcular için uyanıklık bazıları için ise sportmenlik dışı olduğu değerlendirildi. Tehlikeyi fark eden İtalya Voleybol Federasyonu serviste feyk adım kullanmayı yasakladı. Muhtemelen FILA da bir karar alarak bu yanıltıcı servisi yasaklayacaktır.

Yazının Devamı

Vah Halkbank’ım vah! Darülaceze mübarek!

Halkbank, Efeler Ligi’nin en önemli takımlarından biridir, daha doğrusu biriydi. Türkiye Voleybol Ligi’nde 5’i üst üste olmak üzere 10 defa şampiyon olmuş, en son şampiyonluğunu da 2024’te almıştı. Avrupa’da ise 2013’te Avrupa CEV Kupası Şampiyonluğu, 2014 yılında Şampiyonlar Ligi Finali ve Şampiyonlar Ligi ikinciliğini elde etmişti. Mazisi bu kadar başarı ile dolu güzide takımımız bu yıl kadro oluşumunda menajerlerin taklasına geldi!Kadro yapısına daha sonra değineceğim. Akşam CEV Şampiyonlar Ligi’nde Polonya temsilcisi Lubin ile karşılaşan takımımız 1 saat 15 dakika süren maçta çok kötü bir performans ortaya koydu ve maçı 25-20, 25-12, 25-13’lük setlerle 3-0 kaybetti. Karşılaşmada rakibine tam 12 ace (Doğrudan servis sayısı) hediye eden Halkbank büyük bir hayal kırıklı yarattı. Halkbank Efeler Ligi’nde ise 9. hafta müsabakalarının ardından 2 yenilgiyle Ziraat Bankkart’ın ardından ikinci sırada yer alıyor. Bu durum, Efeler Ligi seviyesinin yerlerde olduğunun bir göstergesi. Maalesef ülkemizde Erkek voleybolu her geçen yıl biraz daha geriye gidiyor. Bundaki en önemli etken Efeler Ligi ve diğer liglerdeki takımların çoğunun elle tutulur genç ya da daha alt kategorilerde takımlarının olmaması. Statü gereği, “Öylesine” alt yapı takımı çıkarıyorlar ve seviye her geçen yıl düşüyor. Efeler Ligi’ndeki birkaç takım kaliteli transferler yaparak ayakta kalmaya çalışıyor. Fakat takımlarında kendi alt yapılarından gelen oyuncu yok gibi. İyi de nasıl yukarıya oyuncu göndereceğiz? Bu yüzden Türkiye’ye yabancıların emekli cenneti yapmayın. Sporcu Türkiye’de voleybolu bıraktıktan sonra Antalya otellerine inmesin!

GELELİM HALKBANK’IN KADROSUNA (İLK ALTI OYUNCULARI)

Yazının Devamı

Karamürselli Helena

Bu yazımda spordan bahsetmeyeceğim. Biraz tarih biraz kültür, biraz da dinler tarihinden bahsedeceğim.Okuyunca eminim ki sizler de biraz şaşıracaksınız. Bu haftanın en çok konuşulan konusu Papa 14. Leo’nun İznik’i ziyaretiydi. Ben de bu konuya farklı bir bakış açısı ile ışık tutacağımHıristiyanlık, Yüce Allah tarafından Hz. İsa Peygamber aracılığı ile insanlara tebliğ edilmesi için indirilmiş bir dindir. İlk yıllarda Hıristiyanlığın kabul görmesi ve yaygınlaşması oldukça güç olmuştur. Aynı İslamiyet’te olduğu gibi… O dönemin en büyük imparatorluğu olan Roma İmparatorluğu, Pagan inancını bırakıp Hıristiyanlığı kabul etmemiş aksine Hristiyanlara büyük eziyetler etmiştir. Roma İmparatorluğu yönetim şekli ilk zamanlarda Roma’da bulunan parlamento tarafından tarihteki ilk demokrasilerden bir tanesine örnek olabilecek şekilde yönetilirken, topraklarının genişlemesi ile birlikte lejyonlara ayrılarak (Osmanlıdaki eyalet sistemi gibi) yönetilmiştir. Bu lejyonlar zaman zaman Roma’daki parlamentoya baş kaldırmışlar fakat diğer lejyonlarda bulunan askeri güç kullanılarak ayrılıkçı hareket bastırılmış ve tekrar merkeze bağlanması sağlanmıştır. MS 300’lü yıllarda İzmit de (Nikomedia) bir lejyon şehriydi. Tarihte İstanbul’un kurucusu olarak kabul edilen Konstantin’in babası Konstantius Chlorus, İzmit lejyonunun komutanıydı. O da diğer lejyon komutanlarının zaman zaman yaptığı gibi merkeze baş kaldırdı. Fakat bu defa Roma’daki iç karışıklıklardan faydalanarak bizim Bizans diye bildiğimiz dünyada ise Batı Roma olarak (Ben de yazımda bundan sonra Doğu Roma değil Bizans diyeceğim) Bizans’ı 330 yılında kurdu. Askeri bir birliğin denetimi sırasında Karamürsel’de (O zamanki adı Pronectus) bir hancı kızı olan Helena’ya aşık oldu ve etrafının karşı çıkmasına rağmen onu karısı olarak kabul etti. Helena soylu biri olmadığı için etrafındakiler bu evliliği kabul etmediler. Onu İzmit’ten uzakta, bu günkü Sırbistan topraklarındaki Niş şehrine gönderdi. Zaman zaman kendisi de Niş’e giderek Helena ile vakit geçiriyordu. Niş şehrinde 306 yılında Helena İstanbul’un kurucusu ve en büyük imparatorlarından birisi kabul edilen Constantin doğdu. Constantin babasından sonra Bizans’ın ikinci imparatoru olarak tahta çıktı. Bizans için çok önemli işlere imza attı. İstanbul’u kurdu, Pagan olan Bizans’ı annesinin telkinleriyle Hıristiyan yaptı.

Bu kadar Roma ve Bizans tarih bilgisinden sonra gelelim Papa’nın ziyaret sebebi olan 1.Konsül’ün 1700. yıl dönümü meselesine… Yazımın başında belirttiğim gibi Roma –Pagan- inancına sahipti… Aynı şekilde Bizans yöneticileri de Pagan dinine inanırdı.Constantin’in annesi “Karamürselli Helena” Pagan inancını bırakıp Hıristiyanlığı kabul etmiş ve oğlu Constantin’i de Hristiyan yapmıştı (Vaftiz olduğuna dair tarihsel bilgiler mevcuttur) İmparator Constantin Hıristiyanlığı kabul ettikten sonra, Hz İsa’ya inmiş olan dinin bozulduğunu, her din adamının kendine göre değişikliklere uğradığını, yüzlerce çeşit İncil odluğunu görünce Hıristiyanlığı hizaya sokmak için bütün Hıristiyan din adamlarını İznik’e davet etmiş ve burada 1. Konsülü toplamıştır. Annesi ve kendisi 1. Konsülde alınan kararlarla yakından ilgilenmiştir.1. Konsülde Hıristiyan din adamları arasında dinin kuralları hakkında büyük tartışmalar çıksa da imparator korkusundan dolayı Hıristiyanlık açısından en önemli sorunlardan biri olan yüzlerce İncil toplanarak yakılmış sadece gerçeğe en yakın kabul edilen dört İncil bırakılmıştır. Bugün bütün İnciller bu dört İncil esas alınarak çoğaltılmıştır. Ayrıca Hz. İsa’nın babasının Allah olduğu, Bu nedenle tanrıdan doğanın da tanrı olduğu kabul edilmiştir. (Bu kararı kabul etmeyen Nasturiler gibi bazı mezhepler ayrışmışlardır) Diğer bir karar ise Hıristiyanlık açısından çok önemli bir bayram olan Paskalya (Easter) bayramı kutlaması 1. Konsülde kabul edilmiştir.

Gelelim Papa’nın ziyaretinin altında yatan gerçek nedene…Günümüzde Hıristiyanlığın en büyük mezhebi, Vatikan’ı merkez kabul eden “Katolik” mezhebidir. Dünyadaki Hıristiyanların yaklaşık yarısı Katolik’tir. Ülkemizde ise bu durum tersine kesin olmayan rakamlara göre ülkemizde 10.000 civarında Katolik Hıristiyan vatandaşımız varken, 100.000 civarında Ortodoks vatandaşımız bulunmaktadır. Bir de Ortodoksların yönetim merkezi olan İstanbul Balat’taki Fener Rum Patrikhanesi sık sık ekümeniklik iddiasında bulunmaktadır. Ekümeniklik, İstanbul Balat’ta Roma-Vatikan benzeri bir oluşuma karşılık gelmektedir. Fener Rum Patriği, Ekümeniklik iddiasını sık sık dile getirse de cumhuriyet tarihinde hiçbir hükümet döneminde karşılığını bulamamıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu tutumu Vatikan’ın işine gelmektedir. Fakat ülkemizdeki Katolik nüfusunun azlığı ise en büyük karın ağrılarıdır. İşte bu ziyarete bu çerçeveden bakınca yapbozun çok parçası yerine oturmaktadır.

Yazının Devamı

Fenerbahçe – Galatasaray derbisi üzerine!

Suudi Arabistan’ın Riyad şehrinde yapılan İslami Dayanışma Oyunları nedeniyle ülkemiz voleybol liglerine üç hafta ara verilmişti. Voleybol adına oyunlar bitti ve kadın takımımız birinci, erkek takımız ise ikinci olarak turnuvayı tamamladı. Millilerimizi yürekten kutlarım. Üç haftalık aradan sonra Fenerbahçe için fikstür gereği zorlu bir başlangıç oldu.Geçtiğimiz pazar ilk dördü zorlayacak takımlardan Eczacıbaşı ile karşılaşan sarı lacivertliler maçı 3-1 kazanmayı bildi. Bu karşılaşmadan sonra dün akşam da (Perşembe) hem derbi oluşu hem de bu yıl iddialı bir takım kuran Galatasaray ile oynadı. Fenerbahçe için zorlu geçen maçı 3-2 kazanmayı bilirken mücadele nefes kesti. Maçın setleri ise 27-25, 22-25, 25-23, 25-27, 15-11’di.

Maçı iki açıdan değerlendireceğim… Birincisi; birçok voleybol çevresi liglere üç hafta ara verilmesini doğru bulmadı. İslami Dayanışma Oyunları’na B Milli Takımı diyebileceğimiz oyuncularla gittik. Milli takımda bulunan oyuncular sıralamada altlarda olan takımların oyuncuları ya da sıralamada üstlerde olan takımların yedek oyuncularıydı. Bu nedenle liglere ara vermeye gerek yok diye düşünenler çoğunluktaydı. Ben de bu düşünceye katılıyorum. Hem erkeklerde hem de kadınlarda Avrupa kupalarında şampiyonluk hedefleyen takımlarımız için sezon başında üç haftayı müsabaka yapmadan boş geçmek takımları düşüşe sokmuş. Fenerbahçe’de bunu gözlemledim.Tekrar toparlanmaları zaman alacaktır.

Maça diğer bir açıdan bakacak olursak, gerek futbol gerek voleybolda Fenerbahçe – Galatasaray derbileri zor geçiyor. Seyirci baskısı en büyük etken.Bir de yönetici baskısı da maçı sıkıntıya sokar. Nitekim geçen yıl kadınlar Play-Off serisinde bir maçta Galatasaray’a yenilen Fenerbahçe’de voleybol şubesinden sorumlu yöneticinin maç sonunda sahaya girerek Fenerbahçelik sporcuları sahada rencide edici boyutta konuşması sinirleri bozmuş, takım da sezon sonuna kadar toparlanamamıştı. Aynı zamanda bu maçtan sonra takımın başındaki hoca Marco Fenoglio apar topar gönderilmişti. Bu nedenle Fenerbahçe dünkü derbiyi kaybetseydi bu yenilgi onlar için sıkıntılı durumlar ortaya çıkabilirdi.

Yazının Devamı

Efeler Ligi’nde heyecan başladı! Neler oldu neler!

Değerli Nokta Gazetesi okurlarım. Bir önceki makalemde Sultan Ligi’ndeki ilk görüntüyü analiz etmeye çalıştım. Bu makalemde ise erkek voleybolunda dünyanın en iyi ligleri arasında gösterilen Efeler Ligi’ndeki ilk izlenimlerimi anlatmaya gayret edeceğim.Türkiye Efeler Voleybol Ligi yani Efeler Ligi dün (Cumartesi) başladı. Takımların genel olarak lige hazır olmadıklarını gözlemledim. Dünya şampiyonası nedeniyle liglerin geç başlamasını bunun önemli nedeni olarak değerlendiriyorum. Ancak yaz aylarını dinlenmeden geçiren milli voleybolcularımız hala yorgun görünüyorlar.Malumunuz, Kocaeli’yi bu ligde Gebze Belediyesi temsil ediyor. İlk maçını kazanan ekibimizi de ayrıca kutlamak isterim.

Bursa Büyükşehir Belediyesi - Gebze Belediyesi: 0-3Ziraat Bankkart - Fenerbahçe Medicana:3-0On Hotels Alanya Belediye - Halkbank: 2-3Galatasaray HDI Sigorta - Altekma: 3-1İstanbul Gençlik - Gaziantep Gençlik: 3-1Rams Global Cizre Belediye – İstanbul Büyükşehir Belediye: 1-3Spor Toto - Akkuş Belediyespor maçı, Spor Toto’nun Balkan Kupası maçı nedeniyle ertelendi.

Günün önemli maçında Ziraat Bankası ile Fenerbahçe karşılaştı. Bu takımlar geçtiğimiz hafta arasında Şampiyonlar Kupası mücadelesine çıktı ve Ziraat Bankkart maçı 3-1 kazanmıştı. İlginçtir ki 4 gün sonra ligde rakip oldular.Çok çekişmeli geçen 1. ve 2. seti 32-30 ve 27-25’lik skorlarla Ziraat bankası aldı. Üçüncü sette gardı düşen Fenerbahçe bu seti 25-19 kaybetti ve Ziraat Bankkart dişli rakibine rövanşı vermedi. İki takımın da henüz hazır olmadıkları dikkatimiz çekti. Zaten Efeler Ligi’nin yapısı bu. Takımlar sezona rölantide başlar, ikinci yarının başında vites yükseltir ve eksik gördüğü alanlara yeni oyuncular transfer ederler. Fenerbahçe’de bu yıl İtalya macerasını bitirip ülkemize dönen Adis göz doldurdu ve maçı 14 sayı ile bitirdi. Fransız yıldız N’Gapeth de 16 sayı buldu. Ziraat’te yeni katılan Nimir oyuna ağırlığını koydu. Nimir 20 sayı ile oynarken, Fomal 16 sayı ile destek verdi.

Yazının Devamı

Haak’ın Galatasaray’a transferi gerçekleşecek mi? Sultanlar Ligi’nde ikinci hafta değerlendirmesi

Voleybol Ligleri, Efeler Ligi dışında, hem kadınlar hem de erkeklerde başladı.

Efeler Ligi, Milli takımımızın Filipinler’deki dünya şampiyonasına katılımı nedeni ile biraz gecikmeli olarak 25 Ekim Cumartesi günü başlayacak.

Sultanlar Ligi hafta sonu ikinci hafta karşılaşmaları ile tamamlandı.

Yazının Devamı

Voleybolda yeni sezon hayırlı uğurlu olsun!

Bu yıl Arabica Coffe House’nin isim sponsoru olduğu Erkek ve Kadınlar Voleybol ligleri, yani Efeler ve Sultanlar’ın ligleri başlıyor.

Sultanlar Ligi’nde 11 Ekim Cumartesi günü Zerenspor ile Vakıfbank Ankara’da karşılaşacak ve sezonun ilk maçı bu maç olacak.

Efeler Ligi ise 25 Ekim’de başlayacak.

Yazının Devamı

Erkekler Dünya Şampiyonası’nda Filenin Efeleri parladı!

Filipinler’de sona eren Voleybol Erkekler Dünya Şampiyonası finalinde İtalya, Bulgaristan’ı 3-1 yenerek kadınlarda olduğu gibi erkeklerde de dünya şampiyonu oldu. Üçüncülüğü, Çekya’yı 3-1 ile geçen Polonya elde etti. Filenin Efeleri ise tarihimizde ilk defa ilk 8’e kaldı ve dünya 6.sı olarak şampiyonayı tamamladı.Öncelikle Milli Takımımızı değerlendireceğim…Voleybol Erkek Milli Takımımız yıllardır turnuvalarda önemli bir başarı elde edememişti. Bunun birçok nedenini sıralayabiliriz. Bana göre başarısızlıkta öne çıkan en önemli husus takım oluşturulurken dikkate alınmayan kuşak çatışmasıydı. 35-40 yaş arasındaki oyuncular, 25-30 yaş arası oyuncular ve 20 yaş altı oyunculardan oluşan üç kuşak, bir arada oynayama çaba harcıyordu. Nihayet takımdaki EYT’si gelmiş en yaşlı kuşağı Milli Takıma çağırmayıp daha yakın yaşlardan oluşan bir takım kurulunca bu başarı geldi. Ben dünya altıncılığını başarı olarak değerlendiriyorum. Eğer çeyrek final maçında Dünya 1 numarası, son dünya şampiyonu ve olimpiyat ikincisi Polonya’ya denk gelmeseydik çok daha iyi bir derece ile turnuvayı bitirebilirdik. Şu anki kadroda bulunan Efe Mandıracı, Lagumdzija kardeşler, Mert Matic’in yaşları birbirlerine yakın voleybolcular. Takım içinde anlaşmazlık pek yok. Kısacası iyi bir jenerasyon yakalamış durumdayız. Bir de bu takıma şu an sakat olduğu için alınmayan Efe Bayram ve Kaan Gürbüz de girerse takım başarısı daha üstlere çıkacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken konu, oyuncularımızın çok sık sakatlanması.Polonya ile oynadığınız çeyrek final maçında takımın en iyisi Efe Mandıracı sakatlığı dolayısı ile oynayamadı. Bu düzeydeki sporcular ya ters bir hareketten, ya yanlış antrenmandan ya da güçsüzlükten sakatlanırlar. Bu konu federasyonca iyi araştırılması gereken bir konu.Dünya şampiyonu olan İtalya turnuva boyunca klasını konuşturdu. İtalya takımının en büyük özelliği maçın kazanılmasında bütün oyuncularının etkisinin olması, her maçta çok iyi servis atmaları ki, final maçında 10’un üzerinde direkt servis sayısı (Ace) aldılar. Sonuç olarak haklı bir dünya şampiyonluğu kupası aldılar.İkinci olan Bulgaristan ise kendilerinden beklenenin çok üzerinde bir başarı elde etti. Teknik kapasite olarak çok üstün bir takım değiller fakat hemen hemen aynı yaş gurubunda olan altın bir kuşak yakaladılar. Turnuva boyunca özellikle 18 yaşında olan pasör Simeon Nikolov ve abisi Aleksandar Nikolov çok üst düzey voleybol oynadılar. Bu oyunculara diğer oyuncular da biraz katkı verince başarı geldi. Eğer bu ikilinin yanına takımda şu andaki oyunculardan daha kapasiteli oyuncular monte edebilirlerse yıllarca kendilerinden söz ettirecek bir takım olurlar.Burada yazımı sonlandırırken bize çok üst düzey voleybol maçları seyrettiren ve dünya şampiyonasında parlayan Milli Takımızı ve diğer takımlara teşekkür ederim. Kalın sağlıcakla…

Yazının Devamı

Bazen şans da lazım!

Son haftalarda Filenin Sultanları’nın dünya, Potanın Efeleri’nin de Avrupa ikincisi olmaları bizleri gururlandırdı.

Her iki takımımız da çok iyi maçlar çıkarttılar.

Ay Yıldızlı formayı, hak ettiği biçimde terlettiler.

Yazının Devamı

Yapacağınız en son şey Eda Erdem’e VEFASIZLIK olsun!

Fenerbahçe, kadın voleybolunda bu sezona çok iyi başlayıp kötü bitirdi.

Yönetimsel hatalar sarı lacivertlilerin sonunu belirledi.

Fenerbahçeli yöneticilerin gerek futbolda, gerek basketbolda, gerekse de voleybolda genel olarak düşüncesi “Parayı veririz, en iyi takımı kurarız, şampiyonluklar gelir” şeklinde.

Yazının Devamı

Voleybol Sultanlar Ligi 2024-2025 sezonu değerlendirmesi

Önümüzdeki hafta İstanbul’da yapılacak CEV Şampiyonlar Ligi finalinde üç İtalyan takımı ile mücadele edecek olan Vakıfbank’a başarılar dilerim.

Sultanlar Ligi’ni genel olarak değerlendirecek olursak…

Sezon başında tahmin edilen sıralama doğrultusunda takımlar sıralandı... 1.Vakıfbank2. Fenerbahçe3. Eczacıbaşı4. Galatasaray5. THYSarıyer Belediye ile Keçiören Belediye son iki sırayı alarak küme düştüler.

Yazının Devamı

Ebrar, keseri de sapı da döndürdü!

Voleybol tarihimiz için en ilginç olaylardan bir tanesini yaşadık.

Milli voleybolcumuz Ebrar Karakurt iki sezondur Rusya’da Lokomotif Kaliningrad takımının formasını terletiyor ve takımının başarısı için elinden gelen her şeyi yapıyor.

Geçen sezon Play-Off final serisinin son maçın Dinamo-Ak Bars (Dinamo Kazan Takımının sponsorlu adı) takımına yenilerek Rusya Ligi’ni 2. tamamlamıştı.

Yazının Devamı

Helal olsun sana Ziraat Bankkart!

Ankara’da oynanan Avrupa CEV kupası final maçında Ziraat Bankkart finalde Polonya temsilcisi Asseco Resovia Rzeszow’u 3-1 Yenerek Avrupa şampiyonu oldu.

Daha önce aynı kupada 2013-2014 sezonunda Fenerbahçe Ivan Miljković’li, Leonel Marshall’lı efsane kadrosu ile şampiyon olmuştu.

Kısacası 11 yıldır erkek takımlarımız bu kupada şampiyon olamıyorlardı. Takımımız önceki hafta Polonya’da oynadıkları maçı da 3-2 kazanmıştı. Ankara’da da hayli üstün bir oyun sergileyen Ziraat Bankkart maç sonunda kupayı almayı başardı.Bu erkek voleybolu adına sevindirici durum…

Yazının Devamı

Bir dudağı havada diğeri yerde yöneticiler!

Bu sezon kadınlar voleybolda Avrupa’da istediğimiz başarılar şu ana kadar gelmedi. Bunun sebeplerine sonraki yazımda değineceğim. Bu yazımda erkek voleybol takımlarımızın Avrupa kupalarındaki başarılarını değerlendireceğim.Erkekler voleybolda Halkbank, Avrupa’nın bir numaralı kupasında 4’lü finale kaldı.

16-18 Mayıs tarihleri arasında Polonya’nın Lotz şehrinde Polonya’nın Jastrzebski ve Aluron Warta Zawiercie ile İtalya’dan Perugia takımlarının katılımı ile Avrupa şampiyonunu belirleyecek maçlar yapılacak.

Aynı şekilde Ziraatbank Kart, Avrupa’nın iki numaralı kupası olan CEV Kupas’ında final oynuyor. İlk maçı çok iyi bir oyunla Asseco Resovia Rzeszow’u deplasmanda yani Polonya’da 3-2 yendi. Rövanşını 9 Nisan’da saat 18.30’da Ankara’da oynayacaklar. İnşallah bu maçı da kazanarak bu kupada Avrupa şampiyonu olacaklar. Ziraat Bankası gerek kadro gerekse de kupalardaki tecrübesi ile bu kupayı kazanabilecek güçte.

Yazının Devamı

İtalyanlar bize kılçık attı!

Kılçık atmak: Bir kişinin işini bozmak amacıyla karşı tarafa kötü bir davranış yapması ya da söz söylemesi olarak kullanılan bir deyimdir. Aynı şekilde yağlı güreşte de kılçık atma oyunu özellikle eski yağlıcı güreşçilerimiz tarafından kullanılan yaygın bir oyundur.

Yağlı güreşte kılçık atma oyunu: Altta olan güreşçi, sarma vurup kapana alan veya herhangi bir oyun için üstüne eğilmiş olan rakibin iki bacağı arasına bir bacağını sokarak, diğer ayağının üzerinde ani ve güçlü bir şekilde kıçını ve o ayağını yukarı diker ki bu hareketle rakibini sırt aşağı kapaklandırır. Bu oyuna kılçık atma denir.

VAKIFBANK ALTIN SET İLE SON 4’TE

Yazının Devamı

Birileri bu menajerlere dur desin! Futbolu bitirdiler… Sırada voleybol mu var!

Sporcu menajerliği sistemi dünyada ve ülkemizde sporun vazgeçilmez unsurlarından bir tanesidir. Takımların oluşturulmasında, oyuncuların takımlarla buluşturulmasında önemli roller oynamaktadırlar. Menajerlik şirketleri bu işlerden büyük paralar kazanır. Tertemiz iş! Akarı yok kokarı yok!Ülkemizin kadın ve erkek voleybol ligleri dünyadaki en iyi oyuncuların yer aldığı liglerin başında geliyor. 10 yıldan daha önce ülkemize genellikle Rus kadın ve erkek oyuncular gelirlerdi. Bunlar da, ununu elemiş eleğini asmış oyuncular olurlardı. Günümüzde dünyanın her ülkesinden en iyi oyuncular liglerimizde mücadele ediyor. Örneğin erkeklerde olimpiyat şampiyonu olmuş Fransa Milli Takımının ilk altı oyuncusunun üçü ligimizde oynuyor. Dünyanın en iyi antrenörü olarak kabul edilen Daniele Santarelli, Kadın Milli Takımımızın antrenörü.Bu kadroları ülkemizde getiren menajerlik şirketleri gerçekten iyi işler çıkartıyordu fakat son 1 aydır enteresan şeyler oluyor. Daha sezonun yarısındayız, Avrupa kupalarında takımlarımız final gruplarında kaldı ve birçok transfer dedikodusu medyaya nedense düşmeye başladı. Bu konudaki düşüncem piyasayı kızıştırmak, sporcuların değerlerini artırarak kendi keselerini daha da doldurmak. Bu yaptıkları tamamen takımlarımıza zarar veriyor. Transfer işi önceki yıllarda, maçlar biter antrenmanlar biter ve o zaman başlardı. Şu anda dedikodu medyası kaynıyor, herkes bir yerlerle anlaşıyor. Kulüpler de bu konuda çok fazla bir resmi açıklama yok fakat maçlar devam ederken oyuncuların kafasını bulandırmak hiç etik değil. Bunun en yakın örneğini Aksaray’ın Kuzeyboru takımında gördük. Takımın pasör çaprazı Anna Lazareva (şu anda ligde sayı üreten oyuncu) hakkında İstanbul Bahçelievler Belediye takımına gidecek diye bir söylenti çıkarıldı. Kuzeyboru, İtalya’nın ünlü takımı ile Avrupa kupasında çeyrek final oynuyordu, ilk maçı Aksaray’da çok iyi bir maç sonucunda 3-1 kazanıştı. Söylenti de işte tam bu arada çıktı ve İtalya’daki maçı çok kötü bir oyunla 3-0, ardından altın seti de kaybederek elendik. Maçta Lazereva sahada yokları oynadı!Şu anda Boşkoviç, Hande, Magdalena Stysiak, gibi ligimiz için değerli birçok oyuncu ile ilgili transfer dedikoduları aldı başını gidiyor. Gün içinde THY, Eczacıbaşı’yı 3-0 mağlup etti. Kesinlikle şok bir skordu ve sıkı durum maçın ise en kötüsü Boskovic’tiBu söylentilerin lig bitmeden çıkması takımlarımızın oyuncuların performanslarını olumlsuz yönde etkiliyor. Bu sayın “Menajerlik şirketleri… Gerçekten ayıp ediyorsunuz! Daha fazla para kazanabilmek için Türk voleyboluna zarar vermeyen. Eczacıbaşı, Fenerbahçe ve Eczacıbaşı, mevcut kadroları ile CEV Avrupa kupası final gruplarını oynayacaklar. Bu tür söylentiler ile piyasayı yükseltip daha yüksek transfer ücretleri talepleri var ve özellikle Zerenspor gibi takımlar transfer dengesini bozarak diğer takımların da yapısı üzerinde olumsuz etkileri beraberinde getiriyor. Geçmiş yıllarda futbolda ve zaman zaman basketbolda da bu tür piyasayı rahatsız eden haberler gündemi meşgul ediyordu.Buradan oyuncu menajerlik şirketlerine seslenmek istiyorum. Transfer sezonu gelmeden bu söylentileri yaymayın, maddi konularda oyuncu transfer dengelerini bozmayın. Eğer kantarın topuzunu kaçırırsanız birkaç yıl sonra ülkemizdeki voleybola destek verecek takım kuracak kulüp kalmaz. Hepimiz kapılarınıza kilit vurursunuz.Bunlar da sizin yüzünüzden olur. Kulüplerimiz ve federasyonumuz dikkatli olmalı ve oyunlara gelmemeli. Transfer istismarcılarına dur diyelim. Voleybolda dünyada marka olduk ancak gözünü para hırsı bürümüş tipler voleybolumuzu kirletirse elimizde övüneceğimiz branş da kalmaz!Benden uyarması… Bu haftaki yazıma burada son verirken hepimize sağlıklı günler diliyorum…

Yazının Devamı

Ülkemiz erkek voleybolunda kulüpler ve Milli Takım bazında başarı neden gelmiyor?

Bu haftaki yazımda yıllardır voleybol severlerin sordukları “Türkiye’deki erkek voleybolunda ve Milli Takımında başarı neden gelmiyor sorusuna cevap arayacağım.Öncelikle şu anki erkek voleybolumuzun mevcut durumu, ne kadar başarı ya da ne kadar başarısızlık içinde, onu analiz etmek gerekir. Milli takım düzeyinde, dünya sıralamasında 1320 puanla 30. Sıradayız. Bu bence bir başarı değildir. Kulüpler düzeyinde ise Halkbank, Ziraat Bankası ve Fenerbahçe Avrupa’da katıldığı kupalarda şampiyon olamasalar da ilk dörde girebiliyorlar. Bu durum Milli takıma göre başarılı bir durum olarak değerlendirilebilir. Bunu temel sebebi, kulüplerin ülkemize kaliteli yabancıların getirmesi olarak değerlendirebiliriz.

KAAN GÜRBÜZ!

Milli Takımlar düzeyinde başarının gelmeyiş sebeplerini sıralayacak olursak…Yeni yetişen genç oyuncuları milli takıma adapte edemiyoruz.Bu oyuncular zaman zaman fırsat verildiğinde kulüplerinde çok iyi maçlar çıkarıyor. Bu hafta oynanan Fenerbahçe – Galatasaray maçında Milli Takımın ve Fenerbahçe’nin pasör çaprazı Kaan Gürbuz 44 sayı ile mücadeleyi tamamladı ve takımının maçı kazanmasında en önemli yükü aldı. Kaan sezon başından bu yana Luburic’in yedeği olarak oturuyor, zaman zaman ikili değişiklikte oyuna giriyor. Bu hafta Luburic sakat diye Kaan direk oynadı mükemmel bir iş çıkarttı. Eğer Milli Takımın en iyi oyuncusu olma potansiyelindeki bir oyuncuyu kendi takımında yedek tutuyorsanız o oyuncu bir adım ileri gidemez. Nitekim Adis, Efe Mandıracı ve Efe Bayram ülkemizdeki takımlarında yedek dururken İtalya’ya transfer olduktan sonra oradaki takımlarında genellikle ilk altıda oynuyorlar.

Yazının Devamı

Dikkat! Voleybolda yeni kural değişiklikleri bizi bekliyor!

Sporda -kural değişiklikleri- bazen zorunluluktan, bazen seyir zevki açısından, bazen de ilgili spor dalında üstün yetenekli sporcuların diğer müsabaka yaptığı rakipleri ile arasındaki farkın çok açılmasıyla gerçekleşmektedir.

Örnekleyecek olursak…Cirit atmada atışlar 100 metrenin üstüne çıkıyordu. Yarışma alanı uzunluğu yetersiz olduğu için ciritin tribünlere ya da yarışma yapılan diğer alanlara gitme riski olduğundan ciritin ağırlık merkezi değiştirilerek daha kısa mesafede müsabakaların yapılması sağlanmıştır. Bu zorunlu bir kural değişikliğidir. Basketbolda 3 sayı kuralı, seyir zevki açısından yapılan bir kural değişikliğidir. Yine basketbolda potaların yapısını değiştirerek daha güçlü potalarla müsabakaların yapılması çok uzun ve ağır basketbolcuların potaları kırması ve tehlike oluşturması sebebiyle yapılmış bir kural değişikliğidir.Tabii ki voleybolda da zaman zaman kural değişiklikleri olabilmektedir. Bu değişiklikler Uluslararası Voleybol Federasyonu (FIVB) tarafından yapılmakta ve bütün dünyada uygulanmaktadır. FIVB’nin yeni almış olduğu kararla 2025 Milli takım sezonundan itibaren (Yaz sezonu) iki kural değişikliğine gidilecek. Gerçekten dikkat çekici değişiklikler…

Yazının Devamı

Ne yaptın Lazareva!

Anna Lazareva…

27 yaşında…

Rus asıllı sporcu Kuzeyboru Kadın Voleybol takımının pasör çaprazıydı. An itibari ile 349 sayı ile ligimizin en skorer oyuncusu.

Yazının Devamı

Marco Fenoglio ile ol-maz! Saç baş yoldurdu!

Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı CEV Kadınlar Şampiyonlar Ligi D Grubu 5. hafta maçında PGE Grot Budowlani Lodz takımı ile Polonya’nın Lodz kentinde karşılaştı.Fenerbahçe ilk seti vermesine karşın maçı 3-1 çevirmeyi başardı ve grup maçlarının bitmesine 1 maç kala çeyrek finali garantiledi. Maça damga vuran olay ise Fenerbahçe’nin başantrenörü Marco Fenoglio’nun yaptığı akıl almaz yanlışlardı.Fenoglio maça Vargas ve Eda’yı yedekte başlattı. 1. sette hiç öne geçemeyen Fenerbahçe seti 25-21 kaybetti. Sarı lacivertliler seti kaybetmesine karşılık aynı altıyla 2. sete başladı. Lodz takımı oyundan biraz düştü ve zor da olsa 2. seti Fenerbahçe almayı başardı. Set oynanırken bir ara reji Kaptan Eda’nın görüntüsünü ekrana verdi, Eda’nın yüzü asık ve endişeliydi. 3. sette Feneglio’nun aklına yanda bekleyen Eda ve Vargas geldi ve İtalyan antrenör ilk altıyı değiştirerek sete Eda ve Vargas. Fenerbahçe bu seti başladı ve rahat bir oyunla 25-13’lük skorla aldı. Sette Vargas ve Eda çok üst düzey bir oyun sergiledi.

Fenoglio son sete takımda 3 değişiklik yaparak başladı. Pasör Bojana Drča, smaçörler Meliha Diken ve Ana Cristina Souza’yı yedeğe aldı, yerine yedek pasör Arelya, Lisa Safranova ve Vasileva-Atanasijević ile başladı. Fenerbahçe son sette 24-19 öndeyken Vargas arka tura geçti, ön turda pasör Arelya, Eda ve 18 yaşındaki Safranova ile 2. hücumda kaldılar. 24-24’e gelen seti Fenerbahçe 26-24’lük skorla zorlanarak aldılar. Burada sevindirici olay maçı alıp yenilgisizlik unvanı ile devam etmek oldu. Üzücü olay ise kriz anlarını yönetemeyen bu antrenör ile Fenerbahçe’nin işi zor. Maçı vermek için her şeyi yaptı. Dediğim gibi maça yanlış başladı. Kriz anlarında oyuncu değiştiremedi, takım kötüye giderken hiçbir müdahalede bulunamadı. Yedekteki oyuncularını diri tutmak iyi fakat Polonya takımı hiç kötü bir takım değildi. İnatçı bir savunması vardı. Kısacası bu maçta yedeklerin deneme zamanı değildi. 4. seti Lodz takımı alsaydı 5. sette Fenerbahçe’nin hali ne olurdu, düşünmek bile istemiyorum.Bir de Fenerbahçe yönetiminde voleybolu bilen menajer ve yöneticiler var. Geçen yılki antrenör Lavarini, Fenerbahçe’yi ülkemizde şampiyon yapmasına rağmen CEV Kupası’nda yapmadığı ikili değişiklik nedeniyle maçı kaybetti ve sezon sonunda da gönderildi. Bu şekilde devam ederse Fenoglio’nun da takımda uzun süre kalabileceğini düşünüyorum. Zaten voleybol çevrelerinin, Fenoglio Fenerbahçe’ye geldiğinde kafalarında soru işaretleri vardı. Fenoglio çalıştırdığı Polonya’daki takımı CEV kupasını 9. bitirmiş, antrenörlüğünün büyük kısmını erkek takımlarını çalıştırarak geçirmiş bir antrenör olarak takımın başına getirilmişti. Bu maç ve birkaç maçta daha gördük ki kriz anlarını yönetmekte zayıf kalıyor, takım kötüye giderken seyircilerle birlikte o da maçı seyrediyor. Bir müdahalede bulunmuyor. Sonuç olarak Fenerbahçe’de tehlike çanları çalıyor. Bir an önce antrenör değerlendirmesinin yapılıp antrenöre gerekli uyarılar yapılmalı ve o şekilde yola devam edilmelidir.Bu haftaki yazımı burada sonlandırırken herkese sporla dolu mutlu günler diliyorum.

Yazının Devamı

Kimdir bu Zeren Spor? Nasıl bu kadar hızlı yükseldi?

Zeren Spor geçen sezon Sultanlar Ligi’nde mücadele eden Çukurova Belediyesi’nin yarışma haklarını devraldı. Başkent Ankara’nın bir kulübü takımımız. Arkasında Enerji, Gemicilik, Medya, Bankacılık gibi sektörlerde faaliyet gösteren Zeren Group var.Kulüp, Mustafa Yiğit Zeren tarafından 2022 yılında Zeren Group Yatırım Holding A.Ş.’nin desteğiyle kuruldu.Sultanlar Ligi’ndeki takımın yanında alt takımı diyebileceğimiz 1. Lig’de de bir takımı mücadelesine devam ediyor.

Zeren Spor, Sultanlar liginin ilk yarısını 8 galibiyet 5 mağlubiyet ile 7. sırada tamamladı. Zeren spor ile ilgili olarak geçen hafta medyada yer alan haberlere göre CEV’in Wild Card’ı (Joker kart) ile önümüzdeki sezon CEV Şampiyonlar Ligi’nde yer alacağı yönünde haberler çıktı. Bu konu ile ilgili CEV ya da Kulüpten resmi bir açıklama yok. Fakat Haberi veren kaynaklar güvenilir kaynaklar. Eğer bu olay doğruysa ortaya çıkabilecek bazı sakıncalardan bahsetmek istiyorum.

Yazının Devamı

İtalyan kadın voleybol kulüplerinin doğru stratejisi üzerine

17-22 Aralık tarihlerinde Çin'in Hangzhou kentinde 17. kez düzenlenen Kadınlar Dünya Kulüpler Şampiyonası geçtiğimiz pazar günü yapılan final maçı ile sona erdi. Bu yıl maalesef takımlarımız bu şampiyonaya katılamadı. Statü gereği her kıtadan 2, toplamda 8 takımın katıldığı şampiyonaya katılan takımlara bakalım.Avrupa’dan, ImocoVolley Conegliano (İtalya) ve VeroVolley Milano (İtalya)Güney Amerika’dan Dentil Praia Clube (Brezilya) ve Gerdau Minas (Brezilya) Asya’dan NEC Red Rockets Kawasaki (Japonya) ve LP Bank NinhBình (Vietnam)Afika’dan Zamalek (Mısır)Ev sahibi Çin’in statüsüyle de Tianjin Bohai Bank takımları katıldı. Çekişmeli geçen maçlar sonucunda İtalyan’dan, bizim Milli Takım Hocamız Daniele Santarelli’nin de antrenörlüğünü yaptığı Imoco Volley Conegliano şampiyon oldu.

NEDEN YOKTUK? Yazıma iki konu üzerinde durarak devam etmek istiyorum… Öncelikle bu şampiyonada biz neden yoktuk?Daha önceki yıllarda voleybolda kulüpler düzeyinde en üst şampiyonaya bazen bir bazen iki takımla katıldık ve dünya şampiyonu da olduk.Vakıfbank, 2013, 2014, 2016, 2017, 2018, 2021 ve 2022 yıllarında toplamda 7 defa bu şampiyonluğu yaşadı. Eczacıbaşı ise 2015 ve 2023 yıllarında bu büyük başarının sahibi oldu. Geçen yıl CEV Kadınlar Şampiyonlar Ligi 8’li finallerine Fenerbahçe, Vakıfbank, Eczacıbaşı takımlarımızla katıldık ve finale kalamadık. Takımlarımızdan Eczacıbaşı yarı finalde Conegliano’ya 3-2 (5. Seti 18-16 kaybetti), Fenerbahçe ise Vero Volley Milano’ya 3-1 kaybetti ve finali iki İtalyan takımı oynadı. Her şeye rağmen yine final oynayabilirdik fakat Fenerbahçe’nin geçen sezon antrenörü olan Stefano Lavarini seti alacakları pozisyonda ikili değişikliği yapmayı unuttuğu için set ve maç gitti. Bu yanlışlık Lavarini’nin de sonunu getirdi ve ligde şampiyon olmasına rağmen sezon sonunda gönderildi.

Yazının Devamı