Burak Nazif Sarıcı

Burak Nazif Sarıcı

Tarihsel Hakikat mi Reyting mi?

Millet olarak tarih dinlemekten hatta çoğu zaman konuşmaktan büyük keyif alıyoruz. Bunun en büyük sebeplerinden birisi de Türk milleti olarak dünya tarihinde büyük izler bırakmamız ve bununla iftihar etmemizdir. Eskilerin başarıları, kahramanlıkları, cihân hâkimiyeti idealleri ya da fedakârlıkları günümüz insanını hem romantik hem de didaktik bağlarla cezb etmektedir. Didaktik diyorum çünkü “tarih tekerrürden ibarettir” sözünü fazlasıyla kullanıp tarihin bize rehberlik etmesini ve adeta kehanette bulunarak bize bir şeyler öğretmesini ümit ediyoruz.

Sokağa çıktığımızda herhangi bir esnafın, pazarcının, simitçinin ya da okuldaki matematik öğretmeninin, spordaki antrenörün, gişedeki memurun tarihi meselelere dair ateşli nutuklar verdiğini görebilirsiniz. Az önce bahsettiğim gibi geçmişle övüncün kodlarımıza işlemesi bizleri birer tarih meraklısı yapmıştır. Ancak asıl soru bu nutukların kaynağı yani tarihi bilginin menşei nedir? Bu kısım sorgulanmalı mıdır? Başka bir ifadeyle tarih kulaktan duymayla yahut sıradan kaynaklarla öğrenilecek bir şey midir? Bu soruların her biri uzun cevaplar gerektirse de tarihin ciddi bir mesele olduğunu hatırda tutmak gerekir.

Ülkemizdeki tarih öğrenme kaynaklarından bir tanesinin son zamanlarda özellikle dikkat çekici hâle geldiğini düşünüyorum. Yaklaşık on yıldır artan şekilde bir furya hâline gelen tarihi televizyon dizileri… Akşam işten geldikten sonra elinize kumanda alıp televizyon izlediğinizde belki de her iki kanaldan birinde tarih dizisine denk gelebilirsiniz. Bu durum uzun yıllardır geçerliliğini korumakta. Sürecin uzunluğu, yapımların toplum tarafından kabul gördüğünü ve ilgi ile karşılandığının göstergesidir. Peki o takdirde toplumda geniş kabul gören ve ictimaî bilince doğrudan etki sağlayan bu yapımların realitesini de tartışmak gerekmez mi? Tv yapımlarının kurgu içermesi bu işin doğası gereğidir. Bu hakikati kabul etmekle birlikte geçmişte gerçekten yaşamış kişi ve kurumları anlatan tarihi dizilerin realiteye ne denli bağlı kaldığını sorgulamak gerekmez mi? Bu zaten kurgu diyerek kabullenmek sokakta konuşulduğunda övündüğümüz geçmiş kahramanlarımızı da kurgusallaştırmaz mı?

Yazının Devamı

ŞARKIN SEVGİLİ SULTANLARI

Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini

Şarkın en sevgili sultanı Salahaddin’i

Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran...

Yazının Devamı