Zafer Partisi Kocaeli’de sular durulmuyor! “İl Başkanı sınıf başkanı bile olamaz”
Kocaeli teşkilatlarında art arda yaşanan görevden almalara ilişkin açıklama yapan Zafer Partisi Derince eski İlçe Başkanı Burak Altan, İl Başkanı Ender Oğuz’a “Sınıf başkanı bile olamaz” dedi
Zafer Partisi Kocaeli teşkilatlarında son dönemde yaşanan ilçe başkanlıklarının fesih sürecine ilişkin, şubat ayında görevden alınan Derince İlçe Yönetimi adına eski İlçe Başkanı Burak Altan açıklamalarda bulundu. Açıklamada, yaşananların bir görev değişimi değil, “açık bir tasfiye ve şahsi iktidar oluşturma süreci” ifade edildi. Eski yönetim adına yapılan açıklamada bunun “yönetim zaafiyetinden öte sistemli bir manipülasyon” olduğu ifade etti. Süreçte yaşananların genel merkeze taşındığı belirtilen açıklamada, hazırlanan raporların eksik ve yönlendirilmiş bilgiler içerdiği, bu nedenle genel merkezin yanlış yönlendirildiği savunuldu.
“BİAT EDEN KORUNDU”
Derince İlçe Teşkilatı’nın yoğun saha çalışmasına rağmen “yetersiz” gerekçesiyle feshedildiği belirtilirken, aktif olmayan bazı yapıların korunmaya devam ettiği ileri sürüldü. Açıklamada, İl Başkanı Ender Oğuz’un siyasi tecrübe ve yönetim yeterliliğinin yetersiz olduğu iddia edilerek, süreç “şahsi iktidar mücadelesi” olarak nitelendirildi.
“30’DAN FAZLA İLÇE BAŞKANI DEĞİŞTİ”
Kocaeli’de kısa sürede çok sayıda ilçe başkanının değiştiği belirtilen açıklamada, bunun açık bir yönetim sorunu olduğu ifade edildi. Genel Başkan Ümit Özdağ’ın tutukluluk sürecine de değinilen açıklamada, parti içinde eleştiri yapan isimlere karşı baskı uygulandığı iddia edildi.
“BU LİDERLİK DEĞİL”
Altan, “Bu bir yönetim değildir. Bu açık bir tasfiye sürecidir. Bu bir liderlik değildir. Bu, kişisel hırsın ve kibirin teşkilata dayatılmasıdır. Biz bu yola koltuk için değil, Türk milleti için çıktık” dedi.
“KOCAELİ’DE ZAFER PARTİSİ’NDE TASFİYE SÜRECİ YAŞANIYOR”
Görevden alınan ilçe başkanı Burak Altan yaptığı yazılı açıklamada, “Yaşanan sürecin bir görev değişimi değil, açık bir tasfiye ve şahsi iktidar oluşturma süreci olduğu açıktır. Teşkilat içinde manipülasyon ve dedikodu düzeni kuruldu. Şahsım adına Kocaeli İl Başkanı Ender Oğuz’un yönetimsel hatalarını ilk günden itibaren iyi niyetle kendisine her zaman ilettim. İkili diyaloglarla sınırlı kalmaması için 2025 yılı Nisan ayında İl Yönetimi ve İlçe Başkanları ortak toplantısında, kayıtlara da geçmesi amacıyla tespitlerimizi ve taleplerimizi yazılı olarak sundum. Amacımız sadece partimizin Kocaeli’de daha ileriye gitmesiydi. Özellikle Genel Başkanımız Ümit Özdağ tutukluyken, bırakın bu meseleleri parti dışında konuşmayı, kendi ilçe teşkilatlarımız içerisinde dahi konuşmadık.
“AÇIK BİR MANİPÜLASYON DÜZENİ”
2025 Kasım ayına kadar gördüğümüz tüm eksikleri defalarca, altını çizerek ifade ediyoruz; yalnızca il yönetimi toplantılarında, ilçe başkanları toplantılarında ve doğrudan Ender Oğuz’un yüzüne söyledik. Bunun altını özellikle çiziyoruz. Çünkü sonrasında yaşananlar bunun neden önemli olduğunu açıkça ortaya koymuştur.Zira süreç içerisinde dedikodu ve iftira ile insanları birbirine düşmanlaştıran bir strateji devreye sokulmuştur. İlçe başkanlarının ve il yöneticilerinin il başkanı ile yaptığı yazışmalar, aradan bazı kısımlar silinerek manipüle edilmiş ve farklı kişilere servis edilmiştir. Bu tablo bir yönetim zaafiyetinden öte açık bir manipülasyon düzenidir. Bu noktada hayal bile edemeyeceğimiz bir hırs ve kibir ile karşı karşıya olduğumuzu görmüş bulunuyoruz.
GENEL MERKEZİN KANAATİ MANİPÜLE EDİLDİ
Artık yaşananları genel merkeze taşımaktan başka çaremiz kalmamıştır. İlk etapta olağanüstü kongre talebi gündeme gelmiş ve bu doğrultuda il başkanlığına ortak ihtarname gönderilmesi konuşulmuştur. Ancak sonrasında ortaya çıkmıştır ki Ender Oğuz’un basiretsiz yönetimi sebebiyle, göreve gelişinin üzerinden henüz bir buçuk yıl geçmişken il delegelerinin büyük kısmı istifa etmiştir. Bu nedenle süreç 2026 Mayıs ayında başlayacak ilçe kongreleri takvimine bırakılmıştır. Bu süreçte hakkımızda yürütülen karalama kampanyaları, dedikodular, iftiralar ve mobbing inanılmaz boyutlara ulaşmıştır.
“ÇALIŞAN TASFİYE EDİLDİ, BİAT EDEN KORUNDU”
Kocaeli genelinde en geniş katılımlı organizasyonları yapan Derince İlçe Teşkilatımız, sözde “yeterince çalışmıyor” gerekçesiyle feshedilmiştir. Daha göreve geleli 6 ay olmuş İzmit İlçe Yönetimi de benzer şekilde hedef alınmıştır. Oysa 2 yıldır sahada hiçbir ilerleme kaydedememiş, sadece kağıt üzerinde ve sosyal medyada siyaset yapıp il başkanının yanında görünmekten öteye geçemeyen yapılar korunmuştur. Bu süreçte dahi “kol kırılır, yen içinde kalır” diyerek sessizliğimizi koruduk. Çünkü biliyorduk ki kongre sürecinde 12 ilçenin tamamında Ender Oğuz’u destekleyecek bir yapı oluşması mümkün değildi.
“SINIF BAŞKANLIĞI BİLE YAPAMAZ”
İlçe kongrelerinde açık bir hezimet yaşayacağı ortadaydı. Çünkü mesele bizim için sadece il başkanlığı değildi; Ender Oğuz’un bırakın il başkanlığını, lise seviyesinde bir sınıf başkanlığını dahi yapamayacağı açıktı. Bu nedenle İzmit ve Derince’den sonra Başiskele ve Körfez ilçe başkanlarına yönelik tavır; bırakın siyasi nezaketi; küfür, hakaret ve fiziki müdahale girişimine kadar varmıştır.
“SİYASET DEĞİL, ŞAHSİ İKTİDAR MÜCADELESİ”
Ender Oğuz, bulunduğu makamın ağırlığını taşıyabilecek ne siyasi tecrübeye ne de psikolojik yeterliliğe sahiptir. Daha önce herhangi bir siyasi partide ilçe ya da il yöneticiliği yapmamış, sivil toplum geçmişi neredeyse yok denecek kadar sınırlı olan bir kişinin; sürekli yüksek sesle konuşarak, bağırarak ve gönüllü insanlara emir verir gibi davranarak siyaset yapmaya çalışması bu davaya gönül vermiş insanları uzaklaştırmıştır. Daha bir buçuk yıl önce kurduğu il yönetiminden bugün yanında 10 kişi dahi kalmamıştır. Kongrede seçilmiş il yönetimi dağılmış, yerine sonradan partiye katılan kişilere “seni il yöneticisi yaptım”, “seni il başkan yardımcısı yaptım” denilerek bir sirkülasyon oluşturulmuştur. Açıkça ifade ediyoruz: Bu yaklaşım ne siyaseten ciddidir ne de kurumsal ve hukuki açıdan kabul edilebilir. Hodri meydan; kendi oluşturduğu il yönetiminin çoğunluğunu en son ne zaman bir arada görmüştür? Cevap bellidir: il kongresi ve sonrasındaki ilk birkaç toplantı. Yani ilk aylardan itibaren il yönetimi sürekli kan kaybetmiştir. Kavgacı ve avam üslup insanları uzaklaştırmıştır.
“30’DAN FAZLA İLÇE BAŞKANI İLE ÇALIŞMAK BİR YÖNETİM ZAAFIDIR”
Bu süreç sadece il yönetimi ile sınırlı kalmamış, ilçelere de sirayet etmiştir. 12 ilçeden oluşan Kocaeli’de 2 yıla varmadan 30’dan fazla ilçe başkanı ile çalışılmıştır. Bu tablo açık bir yönetim zaafıdır. Ama hakkını yememek gerekir; Ender Oğuz’un yanında olan birkaç ilçe başkanlığı da vardır. Cumhurbaşkanlığı referandumunda “yetmez ama evet” diyen, geçmişinde Türk milliyetçiliği adına hiçbir çalışmanın izine rastlanmayan, amacı sadece Ender Oğuz’dan sonra il başkanı olmak olan ve Kocaeli’nin en büyük ilçelerinden birinde en önemli faaliyeti halı saha maçı yapmak olan bir ilçe başkanı istikrarlıydı. Başka bir ilçede; şehir dışında yaşayan, ilçede ikamet etmeyen, partinin hiçbir faaliyetine 2-3 kişiden fazla katılım sağlayamayan ama il başkanının yanında foto vermeyi başaran bir ilçe başkanı istikrarlıydı. Bir diğer ilçede ise tek başına başkanlık oynayan, teşkilat kuramayan bir yapı korunmuştur. Demek ki bu düzende istikrarın ölçüsü; çalışma değil, itaattir.
“SAHADA YOK, ETRAFINDA İNSAN YOK, SOSYAL MEDYADA VAR”
Siyaset insan biriktirmekle olur. Ancak Ender Oğuz’un ne geçmişinde ne de bugününde etrafında biriktirdiği bir insan topluluğu yoktur. İnsanlar bir süre sonra uzaklaşmaktadır. Bunun sebebi açıktır. Bugün gelinen noktada bu yapı; vatan için siyaset yapmak isteyen insanları bu zeminde siyaset yapamaz hale getirmiştir. Manipülasyonla hazırlanan raporlar ve oluşturulan algılar bu süreci adil olmaktan çıkarmıştır. En vahim olan ise şudur. Genel Başkanımız Ümit Özdağ’a uygulanan düşman ceza hukuku anlayışı, parti içi süreçlerde de; yanlışları dile getiren, susmayan ve mücadele eden ilçe başkanlarına karşı uygulanmıştır. Bugün düşmanlaştırılmaya çalışılan Körfez İlçe Başkanı Hacı Kadir’in, tüm imkansızlıklara rağmen Dilovası’nda verdiği mücadele ortadayken; o süreçte il başkanının sahada dahi olmaması hafızalardadır. Kocaeli genelinde hangi dernek davetine katılım sağlanmıştır? Hangi resmi protokolde yer alınmıştır? Kent kamuoyu ile hangi bağ kurulmuştur?
“SAMİMİ DEĞİL, YAPAY BAŞKAN”
Buna karşılık çakarlı araçla gezip ceza yiyerek partinin itibarını zedeleyen, aynı ezber cümleleri bağırarak tekrar eden, kendisini eleştiren parti mensuplarını arayıp tehdit eden ve hakaret eden bir üslup ile karşı karşıyayız.Hadi yapay zekâ metinlerini bir yere kadar anlayalım. Ama yapay zekâ üretimi, kendisine plaket verilmiş gibi sunulan bir görseli paylaşan bir il başkanının dönüp de liyakatten bahsetmesi, kendisini komik duruma düşürmektedir.
“GENEL MERKEZİN KANAATİ MANİPÜLE EDİLDİ”
Bu noktada özellikle altını çiziyoruz. Hazırlanan raporlar, eksik ve yönlendirilmiş bilgilerle ve yalan yanlış beyanlarla şekillendirilmiş; sahadaki gerçeklik ile genel merkeze sunulan tablo arasında ciddi farklar oluşturulmuştur. Bu şekilde yalnızca teşkilat içi yapı değil, genel merkezin kanaati de manipüle edilmiştir.
“MENFAAT İÇİN BAŞKA KAPILARDA YER ALMAYACAĞININ HİÇBİR GARANTİSİ YOKTUR”
Sonuç olarak. Bu bir yönetim değildir. Bu açık bir tasfiye sürecidir. Bu bir liderlik değildir. Bu, kişisel hırsın ve kibirin teşkilata dayatılmasıdır. Ve açıkça ifade ediyoruz: Siyaseti şahsi menfaatleri için araç olarak kullananların, yarın aynı menfaat için başka kapılarda yer almayacağının hiçbir garantisi yoktur. Bizim yolumuz bellidir. Biz bu yola koltuk için değil, Türk milleti için çıktık. Ve bu yolda; kim olursa olsun, bu davayı kişisel hırslarına alet edenlerin karşısında durmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
