Kamil Şirin’den rüşvet ve tefecilik operasyonu açıklaması: Birilerinin talimatıyla düğmeye basılmış
Kocaeli’de yapılan rüşvet ve tefecilik operasyonlarına ilişkin konuşan İYİ Parti Kocaeli İl Başkanı Şirin, “Tefecilik faaliyeti dışında farklı birtakım siyasi söylemler sebebiyle birileri rahatsız olmuş ve bildiğim kadarıyla siyasi iktidar cenahından birilerinin talimatıyla düğmeye basılmış” dedi.
Geçtiğimiz günlerde Kocaeli’de yapılan rüşvet ve tefecilik operasyonlarına ilişkin Nokta Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan İYİ Parti Kocaeli İl Başkanı Mehmet Kamil Şirin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Söz konusu açıklamasında, “Tefecilik faaliyeti dışında farklı birtakım siyasi söylemler sebebiyle birileri rahatsız olmuş ve bildiğim kadarıyla siyasi iktidar cenahından birilerinin talimatıyla düğmeye basılmış. Konuşulan konu bu. Toplumda yapılan dedikodu bu ve ben buna kanaat getiriyorum” dediği açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“TEFECİLİK TOPLUMSAL BİR SORUNDUR, TOPLUMSAL BİR İLLETTİR”
“Malum tefecilik aslında kutsal dinimizin de en şiddetle karşı çıktığı oluşumlardan biri ve sıklıkla karıştırıldığı üzere hani faiz günahtır deniyor. O dönem faiz yok, tefecilik faaliyeti var. Bankacılık faaliyeti yok sadece tefecilik faaliyeti var. İslamiyet’te, dinimiz de bunu açıkça yasaklamış. Tefecilik son derece vahşi bir borçlandırma yöntemi olduğu için modern hukuk da yasaklamış. Tefecilik toplumsal bir sorundur, toplumsal bir illettir ve vardır. Her zaman da olacak. Bu da doğal ama ne yazık ki din bezirganlığını hiçbir zaman dillerinden düşürmeyen mevcut siyasi iktidar, son dönemde toplumun tefeciler tarafından adeta ele geçirilmesine zemin hazırlamıştır. Bakın toplumda yaşayan hemen herkes borçlu. Hepimiz borçluyuz. Ya kredi kartı borçlusu ya kredi borçlusu. Hepimiz borçluyuz, yüzde 70 küsurun üzerinde insan bankalar tarafından damgalanmış durumda. İnsanlar bankalardan diledikleri oranda, diledikleri şekilde kredi kullanamıyorlar. O yüzden mevcut koşullarda insanlar tefecilere başvuruyorlar ve tefeciler için altın bir çağ yaşanıyor. Bu konu aslında sadece adli bir konu, polisiye bir konu değil. Bir kere bunu ortaya koymamız lazım.
“SİYASİ İKTİDAR CENAHINDAN BİRİLERİNİN TALİMATIYLA DÜĞMEYE BASILMIŞ”
Son günlerdeki operasyonlara gelince asla ve asla siyasi iktidarla, siyasi iktidardaki öznel birtakım şahısların, birtakım figürlerin talimatı olmaksızın harekete geçilmezdi. Tefecilik faaliyeti dışında farklı birtakım siyasi söylemler sebebiyle birileri rahatsız olmuş ve bildiğim kadarıyla siyasi iktidar cenahından birilerinin talimatıyla düğmeye basılmış. Konuşulan konu bu. Toplumda yapılan dedikodu bu ve ben buna kanaat getiriyorum. Herhangi bir spesifik olay hakkında konuşmak istemiyorum ama artık Türkiye’de ne yazık ki adalet kavramı kalmadı. Yargının, adalet mekanizmasının harekete geçmesini gerektiren pek çok konuda ne yazık ki harekete geçilebilmesi için farklı birtakım motivasyonlar gerekiyor. Bu olmaz. Adil bir düzen için insan haklarına saygı için özgürlükçü bir ortam için mutlaka 25 yıllık kokuşmuş olan bu sistemin değişmesi gerekiyor. Ve bu sistem kişiyle sabit diyerek ifade etmiyorum bunu. Sistemin değişmesi gerekiyor. Siyasi iktidarın başı Tayyip Erdoğan’ın değişmesi değil, sistemin değişmesi gerekiyor. ‘Erdoğan değişecek Kılıçdaroğlu gelecek.’ Bakın gördünüz mü Kılıçdaroğlu’nun kim olduğunu? ‘Kılıçdaroğlu değil Özgür Özel gelecek, Kamil Şirin gelecek.’ Fark etmeyecek. Önemli olan sistem değişmeli.
“VATANDAŞLARIMIZDAN MÜSAVAT DERVİŞOĞLU’NU DİKKATLE TAKİP ETMELERİNİ İSTİYORUM”
Mutlaka kuvvetler ayrılığı esaslı, parlamenter demokratik sistem, hukuk devleti gelmeli. Aksi halde biz bu kirle, bu pislikle hep beraber boğulacağız. Ben o itibarla vatandaşlarımızdan Müsavat Dervişoğlu’nu dikkatle takip etmelerini, izlemelerini istiyorum. Hassaten istiyorum çünkü asla kişiyle alakalı, şahısla alakalı ne bir karşı söylem ne bir destek söylemi var. Tamamıyla bizim amacımız bu 85 milyonluk ülke insanını ferah içerisinde yaşamasını sağlayacak anayasal sistemi, hukuk devletini kurabilmek. Bu yönde kim, ‘Ben de varım’ diyorsa bizim kapılarımız sonuna kadar açık. Katkı vermek isteyen herkes gelsin benim sırtıma, başıma bassın. Daha yukarıya çıksın. Vatandaşlarımızı bekliyorum, AK Parti’ye oy veren vatandaşlarımıza, Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy vereni de, Milliyetçi Hareket Partisi’ne oy verenleri de bekliyorum.”