Çalışan annelere çifte müjde Meclis'ten geçti
TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen yeni düzenlemeyle çalışma hayatında adeta bir devrim yaşanıyor. Milyonlarca SGK'lı ve memur anneyi yakından ilgilendiren yasa değişikliğiyle, ücretli doğum izni tam 24 haftaya çıkarıldı.
Meclis sıralarında uzun süredir tartışılan ve nihayet Genel Kurul'da oylanarak yasalaşan yasa tasarısı, iş dünyasındaki kadınlar için derin bir nefes oldu. Artık o kısacık izin süreleri, bebeği daha doyamadan evde bırakıp işe dönmenin verdiği o ağır psikolojik yük tarihe karışıyor. Kabul edilen yasaya göre, hem işçi hem de memur statüsündeki kadın çalışanların annelik izni süresi resmi olarak 24 haftaya uzatıldı. Bu sürenin 8 haftası doğumdan önce, kalan 16 haftası ise doğum sonrasında kullanılabilecek.
İşin maddi boyutu, en az izin süresi kadar çarpıcı. Sürenin uzaması, devletin yapacağı ödemenin çarpanını da doğrudan değiştirdi. SGK kapsamında çalışan bir anne için verilen 'geçici iş göremezlik ödeneği' artık 168 gün üzerinden hesaplanacak.
Bunun Türkçesi şu: Asgari ücretle çalışan bir anne, evde bebeğini büyüttüğü o uzun dönemde devletten en az 123 bin TL destek alacak. Maaş skalası yükseldikçe, alınan bu geçici iş göremezlik ödeneği 186 bin TL'ye kadar tırmanıyor.
Kamuda çalışan memur anneler içinse tablo çok daha ferahlatıcı. İzinli oldukları bu 24 haftalık uzun maratonda maaşlarında tek bir kuruş bile kesinti yapılmayacak. Ortalama bir memur maaşı üzerinden hesaplandığında, annelerin bu süreçte elde edeceği toplam gelir yaklaşık 247 bin lirayı buluyor. Yeni doğan bebeğin masraflarının katlandığı bu dönemde, o beklenen rızık adeta yasa tasarısıyla birlikte geliyor.
Tabii her hamilelik süreci aynı standartlarda ilerlemiyor. Kendini iyi hisseden, sağlığı ve fizyolojisi elverişli olan kadınlar için yasal bir esneklik penceresi açık bırakıldı. Eğer uzman hekiminiz onay verirse, o kritik "doğuma son 2 hafta" kalana kadar ofiste veya mesaide kalmaya devam edebileceksiniz. Doğum öncesi kullanmadığınız o süreler, doğum sonrasındaki izin takviminize otomatik olarak eklenecek.
Devletin şefkat eli sadece biyolojik annelere uzanmıyor elbette. Yasanın belki de en çok alkışlanan ve vicdanları ısıtan maddelerinden biri koruyucu aileleri kapsıyor. Evini ve kalbini bir çocuğa açan, koruyucu aile statüsündeki çalışanlara da çocuklarıyla o ilk güven bağını kurabilmeleri için 10 günlük özel bir yasal izin hakkı tanındı.
Türkiye'nin sosyal güvenlik ve aile politikalarında yepyeni bir sayfa açan bu 24 haftalık izin düzenlemesi, sadece bugünün annelerini değil, geleceğin çalışma modellerini de kökünden değiştirecek nitelikte. Özel sektörün bu uzun izin sürelerine nasıl adapte olacağı ve kadın istihdamında yeni teşviklerin kapısını aralayıp aralamayacağı önümüzdeki ayların en hararetli tartışma konusu olacak.