Öğretmenler Günü'nüz Kutlu Olsun…

Her anne, okul öncesi bir öğretmen.

“Türk Milleti çalışkandır, Türk Milleti zekidir” "Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister." sevgili baş öğretmen Atatürk’ün sözleriyle başlamak istedim bugün. Öğrenmek, hayata gözlerimizi açtığımız gün başlıyor kapattığımız gün bitiyor. İşte bu süre boyunca hayatımızdan birçok öğretmenin rolü var. Bazen öğreten bazen öğrenen oluyoruz.

24 Kasım, Mustafa Kemal Atatürk'ün 24 Kasım 1928 tarihinde Millet Mektepleri‘ne başöğretmen olarak atanmasından sonra Türkiye'de her yıl Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.

Öğretmenlik meslek olarak çok kıymetli, görev olarak çok kutsal.

Bugün teşekkür etmek, saygı, sevgi ve minnetlerimizi iletme günü olduğunu düşünüyorum.

Kıymetli Öğretmenim;

Senin gibi bir öğretmenim olduğu için kendimi çok şanslı hissediyorum. İlginç ve yeni şeyler yaratma yeteneğimi keşfetmeme ve kabuğumdan çıkmama yardım ettiğin için teşekkür ederim. Bana inanılmaz derecede değerli bir özgüven verdin!

Bana çok değerli şeyler öğrettin. Engeller ve zor günler boyunca sakinliğini ve sıcak kalbini korudun. Senin gibi biriyle tanışmak nadirdir, hele ki öğretmenin olma ayrıcalığına sahip olmak! Gerçekten ve içtenlikle teşekkür ederim.

Bir kavramı anlamama yardımcı olmak için defalarca ekstra çaba gösterdiğiniz için minnettarım. Teşekkür ederim.

Öğretme konusundaki coşkunuz, beni bilginin peşinden amansızca koşmaya teşvik etti. Harika öğretiminiz için minnettarım!

18 Eylül 1977 okulumun ilk günü, öğretmenimle karşılaştığım ilk gün. Daha dün gibi hatırlıyor ve hala heyecanlanıyorum. Evet kabuğumdan çıkıp gerçek hayata gözlerimizi açtığımız o gün. Sevgi, şefkat ve öz güvene dair birçok şey orada başladı. İlk öğretmenimi hiç unutmadım, hiçbir öğretmenler günü minnet duymadan geçirmedim.

Toplumun ilk ve en önemli yapı taşları okul öncesi eğitim ile annede başlıyor.

İnsan dünyaya gözlerini açtığı andan itibaren, bilinçsiz de olsa etrafını tanıma arzusu içindedir. Zamanla bu istek bilinçli bir öğrenme faaliyetine dönüşür. İlk bilgileri annesinden-babasından özetle ailesinden edinmeye çalışır. Burada öğretmen konumunda anne-baba ya da aile büyükleridir. Büyüdükçe ihtiyacı olan yeni bilgi ve becerileri sistemli, planlı ve programlı bir şekilde öğrenme gereği ortaya çıkar. Bu durumda bireye ihtiyacı olan bu bilgileri, planlı ve programlı bir şekilde verecek birilerinin rehberliğine ihtiyaç duyulur. İşte öğretmen, bireylere öğrenmesi gereken bilgileri planlı, programlı bir şekilde, belli bir ortamda, belirli araç-gereçlerle öğreten kişi olarak karşımıza çıkmaktadır. İnsanlığın varoluşundan günümüze her geçen gün öğrenilmesi gereken yeni şeyler ortaya çıktığı gibi, bu bilgileri öğretecek öğretmenlerin yetiştirilmesinde, görevlerinde, rollerinde gelişme ve değişmeler olmaktadır.

Batı tarzı modern eğitimin Türk eğitim sistemine girmesiyle birlikte, eğitim siteminin bütün öğelerinde modern eğitimin gerekleri doğrultusunda yenilikler yapılması yoluna gidilmiştir. Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte bu süreç daha da önem kazanmıştır. Eğitim sisteminin her yönüyle modernizasyonunda öğretmen yetiştirilmesi önemli bir konudur. Öğretmenlerin yetiştirilmesinden, seçimine ve görev sonrası hizmet içi eğitimlerine kadar her alanda köklü değişiklikler yapılmıştır. Sistemin çok önemli bir öğesi olan öğretmenden günümüzde çok farklı işlevler beklenmektedir. Tanımından işlevlerine kadar yeni anlam ve görevler yüklenen öğretmen çağımızda çok farlı görevlerle donatılmış durumdadır.

Milletlerin ruh ve karakterini şekillendirmede etkin rol oynayan öğretmenlerin bu işlevlerini yerine getirebilmesinde onların üretkenliğinin önemli bir etkisi vardır. Bu işlevini layıkıyla yerine getiren öğretmenler için; “bütün bir toplum onların eseridir” denilebilir. Öğretmenler, gerekli bilginin kazanılmasını kolaylaştıran, gerekli ortamları hazırlayan bir rol benimsemek durumundadır. Bunu en iyi biçimde yapabilmek için de öğretmenin çağı yakalamış, gelişme ve yeniliklere açık, kendini devamlı yenileyen bir yapıda olması gerekmektedir. En az öğrencileri kadar öğrenme ile aralarının iyi olması beklenir. İstenmeden de olsa insan eğitiminde yapılacak bir hata, sadece yetiştirilen bireye zarar vermeyecektir. Aynı zamanda toplumun geleceğini de olumsuz yönde etkileyecek sonuçlar doğuracaktır. Çünkü bireye yapılan yatırım uzun vadede verim alınacak bir yatırımdır. Bu yatırımda ortaya çıkacak bir hata ya da yanlışlık toplumları felakete götürecek sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle de günümüzde birey eğitiminde çok önemli görev üslenen öğretmenlerin çağın ilerisinde bir eğitim anlayışına sahip olması beklenmektedir.

Öğretmenler;

Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcileri, yeni nesli sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.

Eserin kıymeti, sizin beceriniz ve fedakarlığınızın derecesiyle orantılı olacaktır.

Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Diye seslenmiştir Mustafa Kemal Atatürk.

Bende tüm öğretmenlerimizin saygı, sevgi ve minnetle bu değerli günlerini tebrik ediyor, hürmetle ellerinden öpüyorum…