Kahvaltının önemi ve tarihi

Kahvaltının sağlıklı yaşam için önemi ile ilgili olarak Kasım 2021 tarihli bir haber der ki;

Çoğu kişi evden kahvaltısız çıkıyor!

İşin uzmanları “Daha fazla kilo aldırır” diyerek uyardı.

Beslenme ve diyet uzmanları, çoğu kişi tarafından yapılan bir hataya dikkat çekti. Sabah evden kahvaltı yapmadan çıkmanın yarardan çok zararı olduğunu dilet getirdi. Bu durumun daha fazla kilo alınmasına yol açacağını savundu.

Kış aylarının gelmesiyle birlikte beslenmeye yönelik ihtiyaç da arttı. Hasta olmak istemeyenler, beslenmelerini sıkı tutmaya özen gösteriyor. Ancak çeşitli nedenlerden dolayı sabah kahvaltı yapmadan çıkanlara işin uzmanından kritik uyarılar geldi. "Kahvaltı kışın en sık atlanan öğünlerdendir. Gece boyu açlık sonrası vücudumuzun yakıtı olan besinlerle sıkı bir kahvaltı ile güne başlamak hem vücut direncimizi artırır hem de metabolizmanın daha iyi çalışmasını sağlar. Kahvaltının eksikliğini sonraki saatlerde ek öğünlerle kapatmaya çalışmak kilo artışını tetikleyebilir".

Soğuk havalarda metabolizma yavaş çalışır.

Gün boyu sürekli çalışan metabolizmamız anlık ve beklenmeyen değişim ve gelişmelerden doğal olarak etkilenir. Vücudumuzun 7 gün 24 saat uyku halindeyken bile enerji sağlamak için oluşturduğu kimyasal değişimlerin tümüne metabolizma denilmektedir. Bu değişimlerden biri de mevsimlerin getirmiş olduğu hava değişiklikleridir. Özellikle kışın soğuk havaların etkisiyle metabolizmamız kendini korumaya aldığından, daha yavaş çalışmaya başlar.

İşlenmiş gıdalardan uzak durmalıyız.

Soğuk havalara karşı vücudumuz yağ deposunu artırma eğilimindedir. Mevsimsel değişimler, yöresel ve yaşam koşullarının değişimiyle birlikte metabolizma kendini korumak adına farkında olmadığımız bir seri önlem alır. İklim geçişleri ve özellikle kış mevsimini sağlıklı geçirmek için beslenmemize daha çok dikkat etmeli dengeli beslenme konusunda daha fazla hassasiyet göstermeliyiz.

Besleyici özelliği az olan kızartma, kavurma işlemleri uygulanmış ve fastfood tarzı besinlerden uzak durmamız gerektiğine dikkat çekmek isterim. Bu dönemde kışın artan grip, soğuk algınlığı gibi hastalıklardan korunmak ya da hafif atlatmak için her besin grubundan yeterli ve dengeli şekilde beslenmek şarttır. Vücut direncini azaltabilen yüksek yağlı ve rafine şeker içeren besinlerin tüketimleri mümkün olduğunca sınırlanmalıdır. Öğün sayısı ve beslenme düzeni bireye özgüdür ancak sık öğün atlama ve düzensiz beslenme alışkanlıklarından kaçınılmalıdır. Bu noktada en önemli öğün ise güne başlangıç yapmış olduğumuz kahvaltı öğünüdür. Koşullarımız ve fırsatların el verdiği ölçüde mevsimsel gıdalar ve sebze ağırlıklı tüketim en çok tercihe dilen alışkanlığımız olmalıdır.

İyi kahvaltı her zaman yararlı.

Sağlık bilimi ile meşgul olan bilim insanları kahvaltının en sık atlanan veya genelde zaman ayrılmayan öğünlerden biri olduğunun altını çiziyor. Gece boyu açlık sonrası vücudumuzun yakıtı olan besinlerle sıkı bir kahvaltı ile güne başlamak hem vücut direncimizi artırır hem de metabolizmanın daha iyi çalışmasını destekler. Kahvaltının eksikliğini sonraki saatlerde ek öğünlerle kapatmaya çalışmak kilo artışını tetikleyebilir. Kış aylarında susama hissi daha az oluştuğundan su tüketimi de azalmaktadır. Su, metabolizmanın sağlıklı çalışması için olmazsa olmaz bileşenlerdendir. Susama hissi oluşmasa dahi günlük yeterli su tüketimi mutlaka sağlanmalıdır.

Meyve ve sebze tüketimi önemli.

Kışa girerken bağışıklığımızı artırmak amacıyla ön planda tutmamız gereken diğer besin ögeleri A ve C vitaminleridir. Özellikle kış soğuklarının başlaması öncesi veya salgın hastalıkların baş gösterme, gece ve gündüz sıcaklık farklarının açıldığı dönem olan sonbahar sonlarına doğru hastalıklara karşı savunma mekanizmamız olan antikorların görevini yerine getirebilmesi için protein kaynaklarından (yumurta, peynir, süt, yoğurt, balık, et, kuru baklagiller vb.) yeterli miktarda alınmalıdır.

Kış meyve ve sebzeleri (narenciye, yeşil yapraklı sebzeler, havuç vb.) bu vitaminleri bolca içermektedir. Günlük 4-5 porsiyon meyve- sebze grubundan tüketilmeye özen gösterilmelidir. Bunun dışında antioksidan minerallerden selenyum ve çinko kaynaklarına (fasulye, mercimek, kabak çekirdeği, fındık, kümes hayvanları, kırmızı et) da yer verilmelidir.

Bağışıklığımızı diri tutan öneriler;

Bağışıklık sistemimizin diri tutulması için öne çıkan besin öğeleri şöyle açıklanabilir.

İyi ve kaliteli bir protein kaynağı olan yumurta (kişide sınırlandırılması gereken bir hastalık mevcut değilse) her gün tüketilebilir. Kefir ve probiyotik ilaveli yoğurt, protein kaynağı olmalarının yanı sıra probiyotik alımını destekler. Her gün 2 porsiyon kadar tüketilmelidir. Haftada 2 kez Omega-3 yağ asitlerinden zengin yağlı balıklardan tüketilmelidir. Lif içeriği yüksek tam tahıl kaynakları ve beta glukandan zengin yulaf bağışıklığı desteklemek için önemlidir. Kivi, portakal, mandalina, greyfurt gibi C vitamini kaynaklarına günde 2-3 porsiyon kadar yer verilebilir. Havuç, yeşil yapraklı sebzeler önemli A vitamini kaynaklarındandır. Her öğüne eklenebilir. Brokoli, karnabahar gibi antioksidan özelliği yüksek besinleri de sofralarınızdan eksik etmemeliyiz. Baharatların da bağışıklığı destekleyen özelliklerinden faydalanabiliriz. Etkili baharatlardan zencefil ve ana maddesi kurkumin olan zerdeçal antienflamatuardır. Yoğurda veya içeceklerinize karıştırarak tüketebiliriz. Bitkisel yağlardan zeytinyağına beslenmenizde yer vermeliyiz. E vitamini kaynağı olan çiğ badem, çiğ fındık ve cevizi de beslenmenize ekleyebilir.

Sağlıklı beslenme deyince çocukluğumda annemin kulaklarımıza fısıldamış olduğu uyarıları aklıma gelir. Sanıyorum bundan dolayıdır ki; her sabah hiç sektirmeden sabah saat 06:00’da uyanır, o günün koşullarında en uygun kahvaltı menüsünü hazırlar ve kahvaltımızı yapmadan asla sokağa çıkmamıza izin vermezdi. Sağlıklı yaşamak, sağlıklı, doğru, dengeli beslenme ve doğru yaşam alışkanlıkları ile mümkündür. Sağlıklı ve dengeli beslenmek ise güne doğru bir kahvaltı ile başlamak ile sürdürülebilir bir hayat sunar bizlere. Sağlıklı besleniyoruz diyebilmek ise; doğal ve yöresel kahvaltılık seçimleri ile eşdeğer olduğuna inanıyorum.