YARA BANDININ YOLUCULUĞU
Bu yara bandı, en yakınlarımın bana aldığı doğum günü hediyesinin yanında gönderilmişti. Ve bir türlü açmaya kıyamıyordum. Yaramı sarıp sonra bandı kirletip çöpe atmak istemiyordum. Bu yüzden en acil duruma kadar saklamayı planladım. Ve bugün... Bu bantla yaralarımı sarmaya çalışıyorum. Bir sayfayla kesiyor, bir kalemle dikiyorum, üstüne de bant yapıştırıyorum. Hiç kirletmeden, çöpe atma gereği duymadan buraya emanet ediyorum parçalarımı.
Beni yaralayan şey doktorun iki çift lafı değildi aslında; o iki çift lafın gerçekliğini görebiliyor olmamdı. Çocukluğuma bakıp o minik el ve ayakları kıskanıyor olmamdı... Evet, onu çok seviyorum. Hayatımda gördüğüm en güçlü kız çocuğu diyorum. Ama aynadaki kadını gördüğümde, acaba onu kaç kere hayal kırıklığına uğrattım diyorum. Onu hep bana gülümserken buluyorum ama ben ona hiç gülümseyemiyorum.
Güçlü olduğumu biliyorum, buna inanıyorum. Fakat yaralarım arttıkça korkuyorum. Canımın yanmasından değil; ağlamayı mutlu olmak sanacağımdan korkuyorum. Gözlerimi kapattığımda hayal bile kurmaya gerek duymamaktan korkuyorum. Bu dünyada yalnız kalmaktan korkuyorum. Yaşamak istediğim yaşlarımı yaşayamamaktan korkuyorum.
Hiç umudum yok mu? Kesinlikle var; yarının ne getireceğini her zaman çok merak ediyorum. Yara danama sığınıp güzel şeyler diliyorum. Ama ben kimim, işte onu hâlâ bilmiyorum. Belki hiçbir zaman öğrenilmiyordur ya da belki gerçekten her şeyin bir zamanı vardır. Ellerim, ayaklarım, utandığım, saklamak istediğim her şey... Söylemek istediğim ama bir türlü söyleyemediğim şeyler... Ben bunlar mıyım? Yoksa gördüğüm tek şey bunlar mı?
Birileri için kıymetli miyim? Birileri tarafından seviliyor muyum? Bu sevgiyi, bu değeri hak ediyor muyum? Daha iyisi hep vardır hayatta ama şu anki bu ruh yeterli mi ki acaba? Ve en önemlisi de bir gün bu soruların cevaplarını alabilecek miyim? Geriye dönüp baktığım zaman, bu yazıları yazan kadını da kıskanacak mıyım? Yoksa başarılı mı geçecek ameliyatım? Bu sayfa, bu kalem, bu bant iyileştirecek mi beni? Bilmiyorum. Sadece yaşayıp göreceğim.
O zaman... Yarın görüşmek üzere.