Korkusuzluk ≠ Kaybetmek

Şevval Gerz

Şevval Gerz

Tüm Yazıları

Sizce bir şeyi kaybettiğimiz halde kazanan olabilir miyiz?

Durun bir dakika, cevaplamadan önce size başıma gelen bir olayı anlatmak istiyorum.

Geçtiğimiz hafta dersteyken sohbet esnasında şöyle bir söz geçti:

“Kaybetmek her zaman kaybetmek değildir.”

Bu söze katılıyor musunuz diye soracak olursanız, evet, kesinlikle katılıyorum.

O gün hocanın bize yaptığı kişilik testinin cevaplarını inceliyorduk.

Sorulardan biri: “Sizce korkusuz olmak nasıl bir şeydir?”

Ben de cevap olarak “Bence korkusuz olmak korkunçtur.” demiştim ve bu konu üzerinden konuşmaya başladık.

Hocam, “Bence korkusuz olmak özgürlüktür” dedi.

İkimiz de kendi pencerelerimizden gördüğümüz şeyleri dile getirdik.

Ben, “Mesela bir bebeği düşünün; korkusu olmadığı için sobaya elini tutmaktan da hiç gocunmaz, öyle değil mi? Bu da korkusuz olmayı tehlikeli ve korkunç bir hale getiriyor bence.” derken, hocam “Hayata attığımız adımlarda, mesela bir iş yerinde korkusuz olduğumuz zaman çok daha özgüvenli ve başarılı olabiliriz.” diyordu.

İkimiz de olaya farklı açılardan bakıp haklı bir sonuca değinmiştik aslında.

Bunun üzerine uzun uzun sohbet ederken aklıma bir önceki gün yaşadığım olay geldi.

Kuzenlerimle kutu oyunu oynuyorduk ve benim elimde kazanacağımı gösteren hiçbir işaret yoktu:)))

Üstelik oyun bayağı ilerlemişti.

Herkes bana “Niye bir şey yapmıyorsun?” tarzı sorular sordu ve zaten oyunun bitmek üzere olduğunu ve elimde olanlarla bir şey yapamayacağımı söyledi.

Fakat ben bunu zaten biliyordum.

Onlara, “Amacım kazanmak değil; şu an yeterince keyif alıyorum, sizi uğraştırmak da hoşuma gidiyor” dedim.

Tahmin edersiniz ki kazanamadım; ancak geçirdiğim vakit beni oldukça eğlendirmişti.

Gülüp eğlenerek vakit geçirmiştik, fazlasına da ihtiyacım yoktu zaten.

“Ya kaybedersem?” diye bir korkuya girişmemiş ve ortamın tadını çıkarmıştım.

Bu da hocamın dediği “Korkusuz olmak özgürlüktür.” sözünü doğrulatmıştı bana.

Daha sonra bu olayı anlattığımda sınıftaki arkadaşlarımdan biri “Kaybetmek her zaman kaybetmek değildir.” dedi.

Ne kadar doğru, öyle değil mi?

Yani aslında bir şeyin “kayıp” olduğunu anlamamız için önce o şeyi tartmalıyız bence.

Kaybettiğimiz şeyden daha büyük bir kazancımız mı var, yoksa kaybettiğimiz şey gerçekten bir kayıp mı?

Tıpkı benim oyunda kaybettiğim halde kazandığım o güzel vakit gibi…

Ve bu kazancı da o esnada korkusuz olmama borçluyum.

Yani evet, hâlâ korkusuz olmanın korkunç olduğunu düşünüyorum.

Fakat bu hangi korkudan bahsettiğimize bağlı.

Demek istediğim o ki, bir korkunun özgürlüğe dönüşebilmesi önce kaybetme korkumuzun ortadan kalkmasıyla başlar.

Umarım siz de kendi kayıplarınızın kazancını görebilirsiniz.

Ya siz ne düşünüyorsunuz?

Sizce korkusuz olmak nasıldır?