Bugünkü ben

Şevval Gerz

Şevval Gerz

Tüm Yazıları

İnsan ne zaman büyür? Diye ne kadar düşünürsem düşüneyim bu soruya bir cevap bulamıyorum. Çocukken şu anki yaşımda olan insanları gördüğümde çok büyük, olgun veya artık hayat düzenini kurmuşlar gibi gelirlerdi bana. Fakat şimdi kendime baktığımda kendimi hiç de öyle hissetmiyorum, ne yalan söyleyeyim.

Hiç de her şey yolundaymış, hayatım düzendeymiş gibi hissetmiyorum. Hatta tam tersi, kendimi çoğu zaman eksik ve yetersiz hissediyorum. Zaman zaman korkuyorum da. Gelecekten korkuyorum, daha fazla büyümekten ve büyüdüğüm hâlde yine aynı şeyleri hissedecek olmaktan korkuyorum.

Ama bence bu düşünceye sahip olan tek kişi ben değilim. Yani düşünüyorum da büyümek aslında hiç bitmeyen bir süreç. Bugünün hatasıyla yarının dersini çıkarıp duruyoruz çünkü. Bazen doğru dersler çıkarıyoruz, bazense o ders bile kendince bir hata oluveriyor. Ve bu döngünün de bir sonu yok.

Hepimiz her yaşımızı ilk kez deneyimliyoruz. İlk kez evlat oluyoruz, ilk kez anne baba oluyoruz. Bazen ilk kez birinin arkadaşı oluyoruz, hatta bazen ilk kez düşman oluyoruz. Dolayısıyla eksik olmak hepimizin en doğal hakkı bence.

Bu hayatı öğrenmek, yapıp yapamayacaklarımızı görüp ona göre hareket etmek zaten olması gereken şey de tam olarak bu değil mi?

Ha bir de şu var… Bazen eksik hissetmeye mecbur bırakılıyormuşuz gibi de gelmiyor değil. Sanki herkes bir balığın ağaca tırmanmasını bekliyormuş gibi.

Peki sorarım size, böyle bir şey mümkün mü?

Evet, hepimiz aynı cevabı veriyoruz. Çünkü hepimiz bunun hiçbir şekilde mümkün olmadığını biliyoruz. Ama o balık o ağaca tırmanamadığında onu küçümseyen de yine biz oluyoruz.

Demem o ki insan BÜYÜMEZ. Hatalarımızın sonu hiçbir zaman gelmez. Eksik yanlarımız hiçbir zaman tamamlanmaz. Hayat dediğimiz şey de tam olarak budur çünkü.