Uyuşturucu batağı!
İnsanlığın en büyük düşmanlarından biri bahsetmek istediğim. Çağımızın insanları zombiye döndüren illetinden, genç yaşlı tanımadan, insanın içindeki o hayat ışığını söndüren uyuşturucu zilletinden. Bu konuda ne hissediyorsam onu yazacağım; kim bilir belki bir duyan olur beni umuduyla belki birinin vicdanının sesi olurum, hayata yeniden başlamaya karar verir, belli mi olur. Bir kişiyi bile etkilesem, benim için tarif edilemez bir zafer olur. Hayata tutunur yaşama sarılırsa gönül dostlarım, uyuşturucunun nasıl bir felaket olduğunu burada uzun uzun anlatmama gerek yok; hepsi hepimizin bildiği şeyler bu konuda uzman da değilim zaten ama bazı şeyleri bilmek ve anlamak için ille de uzman olmak gerekmiyor. Burada aklımın almadığı şey; bir insanın öleceğini bile bile bu illete neden başladığı okuduklarımdan, duyduklarımdan anladığım kadarıyla çoğunlukla insanın bu ölüm çukuruna düşmesinin en büyük sebebi arkadaşları, yakın çevresi hatta ailesi imiş. Yani anlayacağınız, kimse uyuşturucuya kendi isteğiyle tıpış tıpış "hadi bugün de uyuşturucu deneyeyim" diye karar vererek başlamıyor. Birileri bu illetle tanışmasına vesile oluyor. Fakat anlamadığım, hadi sen bir şekilde başladın ve kendi hayatını mahvettin; nasıl olur da başkasına da kıyar, onu da kendinle aynı çukura gömersin. Onun da senin gibi yaşayan bir ölü haline geleceğini bile bile buna nasıl sebep olursun? Uyuşturucu kullanmaya başlama yaşının dokuza düştüğünü biliyor muydunuz? Ya bu zehir tacirlerinin okulların önünde fink attığını? Okul derken ilkokullardan bahsediyorum. Nasıl bir zalimsin ey Allah korkusu olmayan ahlaksız; yetişkinleri geçtim çünkü onlar adı üstünde yetişkin ya çocuklar ne olduğunu bilmeyen o yavruları nasıl zehirliyorsun? O minicik ellere uyuşturucuyu vermek nasıl bir yürek gerektirir? Uyuşturucuya alıştırdığınız tüm masumların vebali sizi korkutmuyor mu? Böyle bir acımasızlığı nasıl sığdırıyosunuz içinize, o yavruları nasıl itiyorsunuz uçuruma anlamıyorum. Lanet olsun size! Hadi çocuklar kandırılıyorlar, anlamıyorlar neye bulaştıklarını; ya bunu bile isteye kullanan yetişkinler... Daha da kötüsü yaptıklarıyla topluma veya sevenlerine örnek olan isimler... Keyif alma duygusuyla yalancı bir dünyanın içine dalarak ne kazanacaklarını düşünüyorlar acaba? Bir de kendilerini yalnız hissetmesinler diye, bulaşıcı ve amansız bir hastalığı ona buna yaya yaya yaşıyorlar. Hele yaptıkları mağdur edebiyatı yok mu? Yok çocukken çok dayak yemiş, yok öksüz ve yetimmiş, çok aç kalmış, daha ufacık yaşlarda feleğin tokadını tatmış... Bu nasıl bir savunmadır? Vah vah, psikolojisi çok bozulmuşmuş da, yapayalnız kalmışmış da, kimse onu anlamıyormuşmuş da, o da uyuşturucuya sarılmışmış. Bence bu kendine acımak kendini kandırmak! Kimse annesinin karnından şans topuyla doğmuyor. Dünyada herkese her şey altın tepside sunulmuyor. Kimsenin hayatı mükemmel değil. Soruyorum şimdi uyuşturucuya sığınanlara bir sen mi yalnızsın, bir sen mi hayattan tokat yedin sanıyorsun! Sen derdini dünyanın en büyük derdi sanırken, yanıbaşında seninkinden büyük ne felaketler yaşanıyor. Sanki bu felaketleri yaşayan bir sensin!!! Herkesin hayatında acılar, çaresizlikler var. Beni de annem sarayda dünyaya getirmedi. Ailem de ben de kocaman bir hayat mücadelesi verdik her insan gibi. Herkesin hayatında inişler çıkışlar olabilir ama zorluklar yıldırmamalı yaşamak için... Mücadele etmeli kötü alışkanlıklardan medet ummamalı insan. Küçücük yaşta babacığımı kaybettim. Annem bize hem anne hem baba oldu. Kimse şimdi olduğu yere kolay gelmedi... Çok sıkıntılı, çaresiz günler de yaşadım. En yalnız hissettiğim zamanlarda dostluğu uyuşturucuda mı aramalıydım. Yaşamdan asla vazgeçmeden, yenilmeden mücadele etmek varken uyuşturucudan mı medet ummalıyız uyuşturucuya sığınacağımıza önce kendimize sonra Rabb'imize sığınsak... Aslında her şeye rağmen hayat o kadar güzel ki sağlıkla huzurla güne merhaba demek varken bataklığın içinde çırpınmaya gerek var mı? Allah aşkına benliğimizi, ruhumuzu, bedenimizi ve kişiliğimizi elimizden alan, bizi hayattan koparan, bu canavarlardan, insanlık adına her şeyi unutturan bu illetten uzak duralım. Rabb'im çocuklarımızı bu insanlık düşmanı canilerden korusun. Anneler, babalar gözümüzü dört açalım. Sevginin boşluğunun zehirle dolmasına izin vermeyelim. Bağımlı olacağımız tek şey hayatımız ve sevdiklerimiz olsun.