Fırsat mı, tehdit mi? Yapay zekaya hazırlıksız yakalanmak!

Murathan Birinci

Murathan Birinci

Tüm Yazıları

Yapay zeka artık yalnızca gazetelerin teknoloji sayfalarında yer almıyor, gündelik hayatın ve kamusal tartışmaların da merkezinde yer ediniyor. Sunduğu fırsatlar kadar, doğurduğu risklerle de konuşuluyor. Dr. Barış Mıdık ile konu hakkında gerçekleştirdiğim görüşmede ortaya çıkan tablo ise net: Yapay zeka kendi başına “iyi” ya da “kötü” değil; onu nasıl kullandığımız ve nasıl denetlediğimiz belirleyici konumda.

Bugün yapay zeka; hukukçuların, akademisyenlerin ve yasa yapıcıların önünde çok katmanlı bir sınav olarak duruyor. Çünkü mesele yalnızca teknolojinin ne yapabildiği değil, yaptıklarının sorumluluğunun kime ait olacağı. Bir algoritma hata yaptığında onu kullanan mı, yoksa sistemi geliştiren mi sorumlu olacak? Bu soru henüz Türkiye’de de dünyada da tam olarak cevaplanmış değil.

Dr. Mıdık’ın dikkat çektiği en önemli noktalardan biri, mevcut hukuk sistemlerinin bu hız karşısında geride kalması. Hukuk, doğası gereği yavaş ilerler, emsal oluşturur, tartışır, olgunlaşır. Oysa yapay zeka neredeyse her gün yeni bir özellik kazanıyor. Bu hız, “hukuki boşluk” riskini büyütüyor. Ve boşluklar, çoğu zaman hak ihlallerinin ilk adresi oluyor.

Özellikle kişisel veriler, mahremiyet ve ayrımcılık başlıkları bu tartışmanın en hassas alanları. Bir yapay zeka sistemi, farkında olmadan ayrımcı kararlar üretebilir. Üstelik bu kararlar, “tarafsız algoritma” etiketiyle meşrulaştırılabilir. İşte tam bu noktada hukuk, yalnızca cezalandıran değil, önleyici de bir rol üstlenmek zorunda.

Yapay zekanın hukuki boyutunu konuşurken bir başka önemli mesele de şu: Toplum bu sürecin neresinde? Hukuk metinleri teknik olabilir ama etkilediği alan son derece insani. İş başvurularından kredi değerlendirmelerine, sağlık hizmetlerinden yargı kararlarına kadar uzanan bir etki alanından söz ediyoruz. Bu nedenle tartışmanın yalnızca uzmanlar arasında kalmaması, kamusal bir bilinçle de yürütülmesi gerekiyor.

Sonuç olarak; yapay zeka ne tek başına bir kurtarıcı ne de mutlak bir tehdit. Asıl tehdit, hazırlıksız yakalanmak. Hukuki altyapıyı güçlendirmeden, etik çerçeveyi netleştirmeden ve toplumu bilgilendirmeden atılan her adım, ileride daha büyük sorunların habercisi olabilir.

Belki de sormamız gereken soru şu: Yapay zekanın ne kadar geliştiği değil, bizim onu yönetecek hukuki olgunluğa ne kadar yakın olduğumuz...

Murathan Birinci yapay zeka Dr. Barış Mıdık