Miletli Anaksimandros ve Rasyonel Düşüncenin Temelleri

Melih Can Şenol

Melih Can Şenol

Tüm Yazıları

Felsefe tarihinde, mitolojinin masalsı anlatılarından sıyrılıp doğayı yine doğanın kendi kanunlarıyla açıklama cüretini gösteren ilk figür, Miletli Anaksimandros’tur. Thales’in öğrencisi olmasının ötesinde, hocasının somut "su" ilkesini (arkhe), soyut ve sınırsız bir kavram olan Apeiron ile ikame ederek felsefeyi meta-fiziksel bir derinliğe taşımıştır.

Tarihsel kayıtlar, Anaksimandros’un öğretilerini kaleme alan ilk filozof olduğunu ve eserinin Grek dilinde düzyazı (prose) formunda yazılmış ilk kitap olma özelliği taşıdığını vurgular. Günümüze yalnızca tek bir cümlesi ulaşmış olsa da, bu fragman muazzam bir içgörü sunar. O, sıcak ile soğuğun, yaş ile kurunun arasındaki çatışmayı bir "haksızlık" ve bu dengenin yeniden tesisi sürecini ise bir "ceza ve kefaret" metaforuyla betimleyerek, doğa yasalarını toplumsal düzenin rasyonelliğiyle ilişkilendirmiştir.

Modern fizikçilerden Carlo Rovelli’nin de altını çizdiği üzere Anaksimandros, bilimsel düşüncenin gerçek öncüsüdür. Evreni, tanrıların keyfi kararlarıyla değil, gözlemlenebilir ve ölçülebilir mekanizmalarla açıklama gayreti, onu astronominin kurucu babalarından biri yapmıştır. Dünyayı evrenin merkezinde serbestçe duran bir silindir olarak tahayyül etmesi, yerçekimi kavramına giden yolda atılmış ilk radikal adımdır. İnsanın diğer canlılardan evrildiği ve yaşamın sudan türediği yönündeki önermeleri, Darwinist düşüncenin antik çağdaki en erken ve en berrak yankılarıdır. Milet Okulu’nun bu sıra dışı figürü, felsefeye "arkhe" terimini kazandırarak insanlığın "başlangıç" ve "töz" arayışına terminolojik bir zemin inşa etmiştir.