Madalyonun iki yüzü: Fatma Kaplan Hürriyet ve/veya Erdem Arcan

Melih Can Şenol

Melih Can Şenol

Tüm Yazıları

Stratejik hamleler, matematiksel hesaplamalar, istatistikler derken hayatın, karar ve eylem ilkesi tezahür etti CHP Kocaeli kongresinde. Rakamlar, hesaplar, istatistikler, veriler... Bunlar elbette önemli ancak karar ve eylem olmadığı müddetçe tüm hesaplar yanlıştır. Fatma Kaplan Hürriyet ve Erdem Arcan da bir karar aldı ve harekete geçti. Artık rakamların bir anlamı var: CHP Kocaeli İl Başkanı Erdem Arcan.

SÜRECİN DEĞERİ

CHP Kocaeli kongresi, siyasi kültüre ilişkin hâlâ bir umut olduğunu göstermesi bakımından önemliydi. Öyle ki siyasetle hayli mesafeli olan ben, büyük bir ilgiyle takip ettim süreci. Bir yandan parti üzerindeki baskı öbür yandan siyasetin pratik doğası gereği parti içindeki gruplar ve gruplararası rekabete rağmen hem Bülent Sarı’nın hem de Erdem Arcan’ın, sürece ve birbirlerine olan yaklaşımları oldukça değerliydi. Bir de ülkede, her köşeye sinmiş olan söylem biçimini ve tepeden inme kararları göz önüne getirdiğinizde sürecin değeri daha da pekişiyor. Sırf bunun için niyet okuma küstahlığı yapmadan, teşekkür ediyorum.

FATMA KAPLAN HÜRRİYET VE/VEYA ERDEM ARCAN

Gerçekleştirilen kongre birçok tartışmayı geride bıraktı ve bir süreci noktaladı. Ve evet... Hayatın doğal akışı gereği yeni bir süreç başlıyor. Hürriyet’in ‘işaret ettiği’ Arcan artık CHP Kocaeli’nin başında. İşte bu son cümle yeni sürecin belirleyicisi olacak gibi görünüyor. Çünkü Arcan’ın adaylığını açıkladığı günden itibaren aslında Hürriyet’in ‘aday’ olduğu yönünde çok güçlü bir kabul oluştu. Birinin birini desteklemesinde anormal bir durum yok fakat bu isim CHP Kocaeli’nin kazanan ismi Hürriyet olduğu zaman denklem değişiyor. Çünkü Hürriyet’te zaferin ağırlığı var. Yani o bir hamle yaptığı zaman bulunduğu yerin etrafında bir yörünge oluşuyor ve her şey ona göre şekilleniyor. Her iki isim de doğal olarak bu durumun farkında. Bu sebeple Hürriyet, Arcan’ın Arcan’da kendisinin bir maske taşımadığını vurgulamak zorunda kalıyor. Yani Fatma Kaplan Hürriyet ve Erdem Arcan mı? Yoksa Fatma Kaplan Hürriyet veya Erdem Arcan mı? Görünen o ki bu konu daha çok su kaldıracak.

SİYASETİN PRATİK İLKESİ

Kocaeli siyasetinin genel ikliminde Fatma Kaplan Hürriyet ile ‘anlaşmazlık’ eşitlenmiş gibi bir hava esiyor. Ancak hava, değişmesiyle meşhurdur. Arcan’ın konuşmasında yaptığı birliktelik vurgusu pratiğe dönüşür ve örgütte hedef birliği sağlanabilirse, Hürriyet ve Arcan CHP’yi halka buluşturabilir. Özellikle Kemal Kılıçdaroğlu döneminde kaynak olarak daha çok toplumun ‘marjinal’ gruplarına yönelen CHP, açık bir biçimde yön krizi yaşamış ve bana kalırsa hala bu sorunla yüzleşmekte. Hürriyet ve Arcan ise hemen her açıdan gerçek toplumla -Burada marjinal grupları toplum dışı gördüğümü söylemiyorum. Siyasetin pratik ilkesinin doğrular değil tercihler olduğunu söylüyorum- bütünleşen bir mizaca sahipler. Hürriyet, üslubuyla vatandaşlarda doğrudan bir tanışıklık etkisi yaratıyor. Ayrıca kadın, anne ve güç imajını güzel bir kombinle taşıyor üzerinde. Tüm bunların yanı sıra iki seçimden de zaferle çıkması Hürriyet için yeteri kadar güçlü bir argüman. Yani madalyonun Hürriyet olan yüzü zaten parlak. Diğer yüzünde ise özellikle kongrede yaptığı konuşmayla Arcan parladı. Şiirler okuyor, emek söylemi geliştiriyor, gayreti ve iştahı açık bir biçimde görünüyor Arcan’ın. Bir de belki de en önemlisi, bir amatörlük var Arcan’da. Burada amatörlüğü bir olumsuzluk olarak söylemiyorum. Belki de kendi ifadesiyle ‘yıpranmamış olmak’ bu amatörlüğün kendisidir. Ayrıca Arcan, memleketinin sesine sinen havasıyla oldukça yerli bir görüntü veriyor. Tüm bunları bir arada gördüğümde; “Hürriyet ve Arcan CHP’yi halka buluşturabilir” diyorum.

BAZI SORULAR VE SADECE BİR NOT

CHP Kocaeli’nin yeni döneminde Erdem Arcan diye birisi olacak mı? Yoksa Fatma Kaplan Hürriyet’in ‘işaret’ ettiği Erdem Arcan mı olacak? Bu yöndeki olası baskıyı söz konusu iki isim nasıl karşılayacak? Erdem Arcan, bulunduğu konumda bir ‘kişi’ olarak yer edinebilecek mi? Yani madalyonun diğer yüzünde parlaklığını koruyabilecek mi? Bu baskı, bir Hürriyet-Arcan krizini doğurur mu?

Bu sorular için aceleci davranmaya gerek yok. Yazının başında da söylediğim hayatın karar ve eylem ilkesi her daim kendisini inşa etmeye devam edecektir. Yani her ilişki her süreç muhakkak sınanır. Bunları buraya yazmamın sebebi ise bir şişe içine konup okyanusa bırakılan bir not. Başka bir şey değil.

Fatma Kaplan Hürriyet Erdem Arcan