Zincir marketlerde iftar vakti

Kerime Yıldız

Kerime Yıldız

Tüm Yazıları

Kısa bir süre evvel telefonda bir tanıdığımla konuştum. Yakınındaki markette çalışan gençlere üzüldüğünü, bir iftar vaktinde yemek götürmek istediğini söyledi. “Güzel olur. Onlara iftar verildiğini zannetmiyorum.” dedim. Aradan birkaç gün geçti. Ekranda bir reklam. Filan teyze, falan markette alışveriş yapıyor. “Akşama önemli misâfirlerim var.” diyerek fazla fazla alıyor.

Akşam olunca elinde tepsiyle aynı markete iftar yemeği getiriyor. Nasıl güzel bir manzara! İnsanın gözleri doluyor. “Dur!” dedim kendime. “Geriye bak! Zâten reklamın hedefi de gözlerinin dolması.”

Şimdi soruyorum. Filan teyze, niye bu market çalışanlarına iftarlık yemek götürüyor?

a) Hayır işlemek için
b) Kendisine, âileden biri gibi davrandıkları için
c) Evindeki fazla yemekler israf olmasın diye
d) Market çalışanlarına iftar verilmediği için

Bildiniz, d şıkkı. Ama reklam öyle güzel ki sanki market çalışanlarına iftar yemeği veriliyor da teyze, “Bu da benden olsun.” demiş.

Suizan olmasın diye reklamda adı geçen zincir marketten birine gidip, “Size iftar veriyorlar mı?” diye sordum. İki genç kızdan biri, müstehzi ifâdeyle, “Tabi tabi!”; diğeri, “Ne iftarı ya!” dedi.

Bu gençler, bütün gün ayakta çalışacaklar, iftar vakti gelince imkânları ölçüsünde iftar edecekler. Hepsi asgari ücret aldığına göre kebap yiyecek hâlleri yok.

Reklamın başında gerçek hikâye olduğu yazıyor. Doğrudur ama eksik. O teyze, akşama kadar çalışan gençlere marketin iftar vermediğini biliyor. Reklamda dediği gibi onları âileden gördüğü de doğrudur. Ama patronlar, öyle görmüyor. Görseler çalışanlara iftar verip, teyzeyi de dâvet ederler.

Ayrıca mâdem bu hikâye gerçek, koskoca kurumun, yaşlı bir kadının insanlığından ders alıp uygulaması gerekmez mi? Ders almak şöyle dursun, bunu da paraya çevirmişler.

İtiraf edeyim, aleyhte olan bir durumu, böylesine reklama çevirmek çok zekice. Ama insânî değil.

Müslümanca hiç değil.