Çocuk mu ebeveyninden sorumlu, ebeveyn mi çocuktan?

İlknur Batır

İlknur Batır

Tüm Yazıları

Geçen gün karşıma bir yazı çıktı:
Ebeveynlerinizin duygusal refahından siz sorumlu değilsiniz. Onlar sizden çok daha uzun süredir bu dünyada olan bağımsız yetişkinlerdir.”

Hemen ardından başka bir yazı gördüm:
Anne olmak mı zor, çocuk olmak mı?
Hatta daha da ileri gidip sorabiliriz: Anne mi çocuktan sorumlu, çocuk mu anneden?

Aslında cevap çok basit.
Çocuk doğup büyüyene kadar anne ve babası sorumludur. Sonrasında ise kimse kimsenin sorumluluğu değildir.
Ve evet, babalar da en az anneler kadar sorumludur, her ne kadar daha az anılsalar da.

Ama biz bu basit gerçeği yaşarken neden bu kadar karmaşık hale getiriyoruz?

Çünkü bir kısır döngünün içindeyiz. Bu sadece aile kurumunda değil, devlet kurumlarında da böyle.

Çalışıyoruz, emek veriyoruz ama hak ettiğimiz kadar kazanamıyoruz. Alım gücümüz düşüyor.
Bir çocuk dünyaya getiriyoruz; onunla bağ kurmak istiyoruz ama ona gerçekten “kaliteli” bir yaşam sunabiliyor muyuz, tartışılır.

Kaliteden kastım şudur:
Onun ihtiyaçlarını, gelişimini, ruhsal dünyasını düşünürken cüzdanımı ne kadar kenara koyabiliyorum?

Sonra çocuk büyüyor ve bu kez şu beklenti ortaya çıkıyor:
“Ben baktım, o da bana bakmalı.”

Oysa insan gücü devreye girdiğinde işler teorideki kadar kolay olmuyor.
Hasta bakımı, fiziksel ve duygusal yük… Bunlar birkaç cümleyle geçiştirilecek konular değil.

Çocuk da haklı olarak şunu soruyor:
“Bana neden iyi bakmadınız? O zaman neden beni dünyaya getirdiniz?”

Ama aynı toplum, ebeveynlere de şunu söylüyor:
“Hadi çocuk yap, Allah rızkını verir.”

Bunu söyleyen de, dinleyen de aynı kültürden geliyor.
Sorun bireylerde değil; öğretilmiş döngülerde.

O zaman asıl soru şu:
Biz bu kısır döngülerin içinden ne zaman çıkacağız?

Tam da burada konuyu trafiğe bağlamak istiyorum.

Hâlâ trafikte “arkayı kollamak gerekir” diyen büyük bir kitle var.
Oysa bu kadar kalabalık bir trafikte herkes önüne baksa, takip mesafesini korusa, hız sınırlarına uysa, arkayı kollamaya gerek kalır mı?

Yeni otomobillere bakın:
Şerit takip sistemleri, kör nokta uyarıları, öndeki araçla mesafe koruma, mola hatırlatmaları…

Neden var bunlar?
Çünkü teknoloji, insan güvenliği için ileri bakmayı öğretiyor.

Ama biz, teknoloji ilerledikçe eski alışkanlıklara tutunmaya devam ediyoruz.

Madem biz yeni sisteme uyumlanmakta zorlanıyoruz, bari yeni nesle eski sistemi öğretmeyelim.
Onlar teknolojiyi bizden daha iyi kullanıyorlar.
Bırakalım, faydalı olanı alsınlar.

Arkaya değil, önümüze bakalım.
Hayatta da, trafikte de.

Sağlıklı ve güvenli sürüşler dileğiyle.
Hepinize sevgiler.

çocuk ebeveyn