‘Ben aniden frene basabilirim sen takip mesafeni koru’
Yıllardır bütün eğitimlerimde öğrencilerime öğretmeye çalıştığım ana temel kural ve nedeni şu olmuştur: “Senin arkada gözlerin yok. Bu yüzden önüne çıkabilecek her şeyden mesulsün” diyorum. Fakat bazen arkadaşlarım da dahil:
‘Aniden frene basmasınlar öğretsenize bunu.’
‘Niye ani fren yapıyor öğrencileriniz?’
Ya da, ‘Trafikteki sizin ehliyet verdikleriniz’ gibi değişik çıkışlara ve sorulara şahit oldum.
Şimdi düşünelim: Direksiyondasınız otomobilinizi kullanıyorsunuz. İnsanız ya gözünüz karardı başınız döndü ya da görme kusurunuzun bilmediğiniz bir yanı ortaya çıktı. Bir gölgeyi gerçek zannettiniz ve doğal olarak içgüdüsel bir refleks aniden fren yapmanızı söyler. Çünkü beyniniz sizi korumaya odaklıdır.
Bu durumda arkadaki sürücü ne yapmalı?
Teknik olarak gidelim: Siz fren pedalına bastığınızda aracınızın arkasında üç adet fren lambası devreye girer ve “kırmızı” renkte yanarlar. Yani sizin frene bastığınız görünür. Arkadaki sürücü eğer aracını trafik kurallarına uygun kullanıyorsa, elinde telefon yoksa, radyoyla ilgilenmiyorsa ve gerekli takip mesafesini koruyorsa zaten önlemini alacak ve size çarpmadan durabilecektir.
Şimdi soruyorum: ‘Neden takip mesafesini önemsemiyoruz?’
O kadar ilginç cevaplar geliyor ki:
‘Fren balatalarını koruyorum’ diyen de var,
‘En iyi sürücü en az frene basandır’ diyen de var,
‘Öndeki araç aniden fren yapamaz kardeşim’ diyen de var.
Peki teknikten çıkalım. Biyolojik olarak insanı değerlendirelim. Otomobilin içinde iki gözümüz, iki kulağımız, iki elimiz, iki ayağımız var. Bunlar neredeler; iki gözümüz ön tarafı görüyor belki solumuzu ve sağımızı minik açılarla görebiliyoruz. İki elimiz direksiyonda manuelse bir elimizde viteste, iki ayağımız manuel ise biri debriyajda, biri frende. Arka tarafla ilgili herhangi bir organ konuştuk mu şu ana kadar? Arka tarafı görebileceğimiz bir organımız var mı?
Dikiz aynamız hariç… Gözümüzle dikiz aynamıza bakarsak ancak arka tarafı görebiliriz ama iki seçenek var hayatta ya önünüze bakacaksınız ya arkanıza.
Psikolojik olarak da arkaya değil önümüze bakmamız söylenir.
Geriye takılı kalmak hiç kimseye fayda etmez ama ileriye bakmak ufkunuzu açar, yeni yöntem geliştirmemizi sağlar.
Ben de tekrar soruyorum; bu kadar done varken hala trafikte neden takip mesafesine dikkat edip önündeki aracın hareketlerini kontrol etmek yerine, öndeki aracın arka tarafı görmesini bekliyorlar?