Kocaeli’de yaşamak zor, ölmek kolay!
“Yaşamak zor, ölmek kolay”
Bu söz nerdeyse bir haftadır Kocaeli’nin sloganı oldu adeta çok acı bir biçimde.
Önce Gebze, hala neden olduğu bir türlü açıklanamayan çöken bina.
29 Ekim günü sabah erken saatlerde 5 kişilik ailenin 4 ferdi yaşamını yitirdi.
Yine bir acı sabah, bu kez adres Dilovası.
Parfüm dolum tesisinde yangın çıktı. 6 can da bu felakette yaşamını yitirdi.
Evlerin arasında kurulan bir fabrika.
Yanı başında akaryakıt istasyonu, karşından İŞKUR, diğer arafında evler.
Nasıl oluyor böyle?
Bu fabrikada hangi akıl ruhsat verdi, hangi akıl bu fabrikanın çalışmasına müsaade etti?
Kaçmaya çalışırken yakalanan bu fabrikanın sahibi kim? Nasıl bir ilişki içinde ki istediği gibi yürütebiliyor işlerini?
Hanım Gülek, 65 yaşında, emekli olup belki evinde torunlarını sevmenin hayalini kuruyordu kim bilir, öldü.
Şengül Yılmaz 55 yaşında. İhtiyacı olmazsa çalışmazdı bu ölüm fabrikasında ama çalışmak zorundaydı, öldü.
Tuğba Taşdemir 18 yaşında, akranları gezip tozarken o çalışıyordu 3 kuruş daha fazla para kazanayım diye, öldü.
Ya onlar, 17 yaşındaki Nisa Taşdemir ve 16 yaşındaki Cansu Esatoğlu…
Onarın ne işi var bu fabrikada? Okulda olması gereken çocuklar neden çalışıyor?
Gelecek için hayal kurması, eğitim alması, gezip tozması, eğlenmesi gereken çocuklar yanıyor bu ülkede.
Neden?
Şimdi neyi bekleyelim sayın kent yöneticileri.
Yetmiyor mu size bu acılar? Daha mı çok istiyorsunuz?
Daha fazla bina yıkılsın, daha fazla yangın çıktı, patlamalar olun gariban yine ölsün…
Yetmedi mi artık, yetmiyor mu size.
Tek tek tespit edildi, 2024 yılı sonu itibariyle Büyükşehir Belediyesi yetki alanı içerisinde yer alan 1250 adet gayri sıhhi müesseseden 428'i, 574 adet sıhhi müesseseden ise 186'sının ruhsatı yok.
Bunlar da ruhsatsız olduğu için muhtemelen denetlenmiyor.
Bunların her biri saatli bomba, bunların her bitinde yine benzer şeyler yaşanması ihtimali çok yüksek.
Yine gariban ölecek, yine fakirin ocağına ateş düşecek.
Artık yeter, artık ölmesin insanlar bir hiç uğruna.