İzmit'in savaş kahramanı belediye başkanı!
Türk tarihin dönüm noktalarından biri hiç kuşkusuz Çanakkale Savaşı'dır. Çanakkale Savaşı, başlangıcı ve sonucuyla dünya tarihinde asla unutulmayacak bir zaferin aralanan kapısıdır.
Büyük kahramanlar yarattı Çanakkale Savaşı. Başta Mustafa Kemal olmak üzere büyük kahramanlık örnekleri ile doludur. İşte onlardan biri ve İzmit'e doğru giden hikayesi...
"Düşman madalyayı hak etti, kahrolsunlar"
Bu cümle, İngilizlerin Akdeniz Sefer Kuvvetleri Komutanı lan Hamilton'un günlüğünün son satırlarına yazdığı cümle...
İngilizler o gün, Çanakkale Savaşı'nın en büyük şoklarından birini yaşadı.
Birkaç saatte Çanakkale Boğazını geçme hayali kuran İngiliz Donaması 18 Mart 1915 günü bozguna uğradı. Bu bozgun sonrası İngilizler yeni stratejiler üretmeye çalışıyorlardı.
Hala denizden boğazı geçme düşüncesinde olan İngilizler tarihi hatalarını farkında değildi. 18 Mart'ta yaşadıklarından hiç ders çıkarmayan İngiliz kuvvetleri şimdide 2 büyük dev gemiye güveniyordu. Bu iki dev zırhlıdan birinin adı Cornwallis, diğerinin adı ise Goliath'dı.
Gelibolu'da bulunan 5. ordu komutanlığı, zayiatların artması üzerine Muavenet-i Milliye adlı muhribi bu gemileri susturmakla görevlendirdi.
Muavenet-i Milliye, büyüklük ve güç bakımından Morto koyunda bulunan iki düşman gemisinin yarısı kadar değildi. Ancak bu zorlu görev başarılmak zorundaydı.
Muavenet-i Milliye'nin komutanı Süvari Yüzbaşı Ahmet Bey'di. Aldığı emirle harekete geçen Muavenet-i Milliye, Morto koyunun kuzeyinde yer alan Soğanlıdere mevkiine gelerek gece karanlığını beklemeye başladı.
Görev son derece tehlikeliydi. Plana göre ışıklar sönük olarak gece karanlığında ilerlenecek ve düşman gemilerinin yakınına kadar sokulup torpillenecekti. Karanlıkta mayına çarpma, kayalıklara bindirme ve en kötüsü de fazla yaklaşamadan düşman tarafından fark edilerek yok edilme riski vardı...
Muavenet-i Milliye 12 Mayıs'ı 13 Mayıs’a bağlayan gece harekete geçti. Burnu döner dönmez büyük zırhlılardan Goliath bütün heybetiyle karşılarındaydı ancak yaklaşmak gerekiyordu. Bu hiç de kolay değildi, çünkü projektörler sürekli etrafı tarıyorlardı.
Nitekim az bir mesafe kala nöbetçilerden birisi Muavenet'i fark etti. İngiliz nöbetçinin, “kimsiniz, parola” sorusuna İngilizce ve İngiliz aksanıyla “büyük bir haberimiz var” diyerek cevap verildi. İngiliz nöbetçi subayı uyanamamıştı ya da düşmanın bu kadar cesur bir teşebbüs yapabileceğine ihtimal vermemiş olmalı ki alarm vermeye gerek duymadı.
Bu bir iki cümle, gerekli zamanı kazandırmış, iki torpil peş peşe denize bırakılmıştı. Bir süre sonra Goliath'ın baş tarafında büyük bir patlama meydana geldi. Atılan torpidolar hedefini bulmuş büyük bir infilak sonrasında 13 bin 160 ton ağırlığında, 120 metre uzunluğundaki Goliath, 570 denizci ile Morto Koyu'nda 70 metre derinliğe gömüldü.
O gece bu çok önemli görevin en önemli kahramanlarından biri Muavenet-i Milliye torpidobotu, torpido zabiti Yüzbaşı Ali Haydar'dı...
Peki kimdir bu Goliath gibi büyük bir savaş makinesini attığı torpidolarla batıran Yüzbaşı Ali Haydar?
Soyadı Öztalay. Şimdi bir şeyler canlandı mı aklınızda. Evet, o kahraman daha sonra İzmit Belediye Bakanı olacak olan Ali Haydar Öztalay'dı.
Gelibolu doğumluydu Ali Haydar Öztalay. Lütfiye hanım ile Redif Yüzbaşısı Ali Esat'ın oğluydu. Başarılı geçen eğitim hayatını ardından subay olmuş ve çok önemli görevlerde bulunmuştu. Neredeyse yok denebilecek kadar az olan Osmanlı donanmasında büyük işler başarmıştı.
Çanakkale Savaşı'nı büyük bir kahramanlıkla noktalanmış ama mücadele daha bitmemişti. Emperyalist güçlerin işgali altında olan Anadolu topaklarda bu kez kurtuluş mücadelesi başlamıştı. Yüzbaşı Ali Haydar bu savaşında hep en ön mevzilerinde yer aldı.
Kurtuluş Savaşı'nın ardından Donamadaki subaylık görevine devam etti Öztalay. 2. Dünya Savaşı'nın ardında ise emekli oldu.
İzmit'in kent yaşamında hep çok etkili bir isim oldu. 1952 yılında Sadettin Yalım'ın ardından İzmit Belediye Başkanlığı'na seçildi. Öztalay, başkan seçilmesinin ardından kentin imarını için önemi çalışmalarda bulundu. İzmit'te elektrik ve su şebekesinin yenilenmesi ve geliştirilmesi sebze hali ve mezbahanın inşası yine Öztalay'ın başkanlığı zamanında yapıldı.
Geçtiğimiz yıllar Donanma Komutanlığı'nda düzenlenen Çanakkale Şehitlerini Anma Günü'nde, Ali Haydar Öztalay'ın torunu Çimen Yüksel dedesini şöyle anlatmıştı;
"İlkokulda öğretmenimiz dedemi çağırır, sınıfta canlı tarih olarak anılarını paylaşırdı. Gemideki yaşamlarını, savaşı, atılan torpidoları, zaferi anlatırdı"
Yüksel, dedesinin Kurtuluş Savaşı'nın ilk başlangıcını oluşturan Çanakkale Zaferi'nin mutluluğunu hep paylaştığını ve gözlerinin dolu dolu olduğunu anlatarak, "Çanakkale Savaşım okulda değil dedemden öğrendim canlı bir tarih olarak. Benim ilkokulda arkadaşlarım da ondan öğrendiler. Biz şanslı bir kuşaktık. Kendisinin hatıralarını, notlarının bazıları Osmanlıca, bazıları Türkçe idi. Büyüklerimizin bize anlattıklarıyla kendimizi geliştirdik. Dedemle gurur duyuyorum" demişti.
Bizlerde böyle bir savaş kahramanın belediye başkanı olduğu bir kentte yaşamaktan gurur duyuyoruz.
Bu vesile ile başka Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm şehitlerimizi ve Ali Haydar Öztalay'ı rahmet ve şükranla anıyoruz...