Negatif, yani yanlış konsantrasyondan kaçının...
İnsan sinirliyken ve birine öfkeliyken duruşuna dikkat ettiniz mi? Adeta beyninde sadece o konu vardır ve öfkesi kin enerjisine dönüşür. Asla farkındalık dışı değildir. Bu durumda kişi beynini kendi isteğiyle negatif konsantrasyona yöneltir. Öfkesini alamamış ve o noktaya sabitlenmiştir. Tamamen yanlış yönelime doğru bu kitlenme, zihnin doğuştan gelen tabiatını karıştırır.
Öfke ve nefretin konsantrasyonu, nefsani ve zıt enerji kutuplarına yönlendiricidir. İlahi program, yani yaradılış, bizden sakin davranmamızı istemektedir. Hem negatifi çekmeye yönelik bu tavır, hem de iyi niyetten uzaklaştırdığı için saf enerjiyi bertaraf eder. Bu tehlikeli takıntı, insanı İlahi birlik programından uzaklaştırır; zihnini yorar ve negatif hatalara dönüşebilecek yanılgılara zemin hazırlar. Adeta insanı manen parçalara böler; ego ve asabî düşünce artar, fıtratına zarar verir ve elbette mutsuzluğu getirir.
Kontrolsüz hırs enerjisi tuzaktır. İnsan bedenini zırh gibi kuşatan aura, yani astral bedene de zarar verir. Adeta ritmini, ahengini bozar ve aşırı negatif yüklenmeye yol açar. Bu negatif ağırlık zamanla hastalıkları da vücudun direncini kırarak çekecektir. Vücudun enerjisel dengesini en fazla bozan, maalesef öfke enerjisi ve frekansıdır. Bu düşük frekans kişiyi zamanla bıkkınlık ve bezginliğe çekecektir. Öfke baldan tatlı falan değil, değerli okuyucularımız; öfke resmen zehirdir.
İnsan aklının hatalı yönelmelere karşı hep kontrollü davranması gerekir. “Elimde değildi.” sözünü mazeret kabul etmeden, elinizdeyken pozitif, hoşgörülü, sabırlı ve iyi niyetli davranın. Haksızlıkla elbette savaşmalı; ancak öfkeyle değil, akıllıca ve nizama uygun. Unutmayın, bumerang misali evrensel çekim geri dönerken size nahoş sürprizler getirmesin. Üstelik karakterinizi de yine kendi seçiminizle negatife yöneltip değiştirmeden...
Herkese gerginlik ve öfkeden uzak günler temennisiyle…
Yeniden görüşmek üzere...