Grimm dizisindeki ilginç spritüel mesajlar ve tasavvuftaki Esfel_i Safilin

Evrim Turgut

Evrim Turgut

Tüm Yazıları

Grimm, Stephen Carpenter yönetmenliğinde, NBC Amerikan televizyonu için çekilmiş, fantastik polisiye korku televizyon dizisidir. Dizi aslında çok da yeni değil; 28 Ekim 2011'de yayınlanmaya başladı ve çok ilgi gördüğü için 30 Mart 2017'ye dek 6 sezon halinde yayınlandı. Dizi 2026'ya dek popülerliğini ilginç bir şekilde sürdürdü. Bu yıl ülkemizde de Türkçe yayınları bulunan Amazon Prime Video tarafından tekrar yayına alındı. Platformda Türkçe dublajlı olarak yayınlanması diziye ilgiyi daha fazla çekti. Peki bu dizinin bu kadar ilgi görmesi nedendir ve içinde taşıdığı spritüel, hatta metafizik mesajlar nelerdir?
Öncelikle tüm dünya ülkelerinde tanınan ve kitapları çeşitli dillerde yayınlanmış meşhur masal klasiği Grimm Kardeşler’den ilham almış Grimm dizisi…Tabii bu ilham, Grimm Kardeşler’den doğan neslin aynı görevi üstlendiği fikrini esas alıyor. Kuşaktan kuşağa geçen, normal insanların fark edemedikleri, insanlar içerisinde gizli yaşayan ancak hayvani özellikler taşıyan insansıları fantastik çizgide ele alıyor. "Wesen" adı verilen bu insansılarla, Grimm soyundan gelen dedektif Nicholas “Nick” Burkhardt rolündeki David Giuntoli mücadele ediyor. Ve insanlığın iyi özelliklerinden sıyrılmış, kötü niyetli bu insansılarla tüm bölümler boyunca savaşıyor. Kısacası dizi, iyi-kötü insan savaşını tema olarak ele alıyor. Bir taraftan kötülükle yapılan bu kahramanvari savaş, diğer taraftan masalsı başlayıp felsefi ve kesinlikle tasavvufi öğelere de değinen gizli mesajlar, dizinin sürekli ilgi toplamasını ve eskimemesini sağlıyor. Her seyreden bu gizli mesajları algılayabilir mi? Elbette bu mümkün değil. Ancak dizideki iyi ve kötü arasındaki mücadele, bütüne bakıldığında her bölümde çok faydalı mesajlar taşıyor denemez; bunun nedeni masalsı korku filmi senaryosundan elbette kaynaklanıyor. Biz bu önemli açıklamayı da yapıp felsefi ve tasavvufi açıdan bizi ilgilendiren pozitif yaklaşımlı mesajlara değineceğiz. İş buraya gelince son derece enteresan senaryosu ve düşündürücü öğelerle dolu bu diziyi işin başından alkışlamalıyız. Hele ki son yıllarda bu kadar zararlı sübliminal mesajlar içeren filmler çekildiğine göre! Aralarından baş rol örnek olarak ayrılıyor.
Dizide “Wesen” denilen, bazen istediklerinde göründükleri, hayvani tarafları yüzlerine yansıyan insansılar; kurt, yılan, tilki, tavşan gibi insanla hayvan karışımına dönüşebiliyorlar. Bazen bedenlerine de bu durum yine insansı kalarak dizide yansıyor. Büründükleri hayvan vasfına göre iyilik ve kötülükleri değişiyor; o hayvanın yırtıcılığını veya uysallığını yansıtıyorlar. Tam burada devreye dedektif Nick, Grimm yanı ile giriyor. Kötü “Wesen”leri öldürme tekniklerini veya durdurma tekniklerini dedektif Grimm biliyor. Grimm dizide kötü insansı hayvansılarla savaşırken iyilik ve pozitif yaklaşımı elden bırakmıyor. Dizinin genelinde kötüyü övme veya sevme mesajı kesinlikle yer almıyor.
Peki tasavvufta insan fıtratı hayvanlarla benzetilmiş midir? diyerek mesajları algılamaya başlayalım. Evet, tasavvufta insan fıtratı zaman zaman hayvan sembolleriyle benzetilmiştir. Ancak bu benzetmeler kesinlikle insanı aşağılamak için değil; insanın iç dünyasındaki sınavı gereği mevcut nefs mertebelerini, zaaflarını ve içindeki gizli potansiyelini anlatmak için yapılmıştır. Biliyorsunuz, tasavvufun temel amacı insanın “ham hâlden kemale” doğru yolculuğunu anlatmaktır. Bu yolculukta bazı hayvan sembolleri sıklıkla kullanılmıştır. Mesela kurt; doyumsuzluk, hırs, açgözlülük ve saldırganlığı temsil eder. Nefsin kontrolsüz arzuları kurt sembolüyle birleştirilerek misal şeklinde anlatılır. Örneğin Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Mesnevî’de nefsin doymazlığını vahşi hayvanlara benzeterek anlatmıştır. İnsan içindeki bu “kurt”u terbiye etmezse ruhsal yükseliş zorlaşır ve insan kendine eziyet eder. Özünü bulmakta zorlanır. Tasavvufi metinlerde domuz sembolü, ölçüsüz ve dengesiz şehveti ve nefsin bedensel arzulara aşırı yenilgisini ifade eder. Burada anlatılan arzunun kendisi değil; kontrolsüzlüğüdür. Tilki, nefsin oyalayıcı ve zarar veren oyunlarını ve insanın kendini kandırma eğilimini temsil eder. “Nefs en büyük hiledir” anlayışı bu sembolle desteklenir. Yılan; içte gizlenen kin, kibir ve haset gibi zehirli duyguları sembolize eder. İbnü’l-Arabî gibi mutasavvıflar, insanın içindeki karanlık yönleri bu şekilde mecazlarla anlatmayı tercih etmişlerdir. Aslana gelince, her hayvan benzetmesi negatif öğeler taşımaz. Aslan; cesaret, kuvvetli irade ve hakikati savunma gücünü temsil edebilir. Tasavvufta “insan-ı kâmil” mertebesi çok önemlidir. Bu mertebeye yaklaşan kişi, nefsini terbiye etmiş ve gücünü hak yolunda kullanmayı başaran güzel insandır.
Tasavvufa göre insan; ruhuyla meleki yön taşırken, nefsiyle de hayvani yön taşıyan, hem de ilahi sır taşıyan “yeryüzünün halifesi” bir varlıktır. İnsanın hayvani dürtülerde ısrarı aşağıya; ruhani yönüyle Hakk’ı ve iyiliği seçmesi ise yukarıya meyletmesine neden olur. Kötülükte ısrar etmeyi huy edinip ders almayan insan, adeta insanlık makamından aşağı indiği yetmezmiş gibi vahşi ve yırtıcı hayvandan da daha edna bir mertebeye, yani başlıkta bahsettiğim “Esfel-i Sâfilîn”e düşer. Bu nedenle tasavvufi anlatımda hayvan benzetmeleri insanın iç dünyasını sembolik olarak açıklama yöntemiyse; Grimm dizisinin ana anlatım teması da bunu elbette fantastik bir dille abartarak sergilemesine rağmen kesinlikle bu tasavvufi felsefeden haberdar izler taşıyor. Stephen Carpenter, Jim Kouf ve David Greenwalt bilerek veya bilmeyerek dizinin akıcı temposuna insanın içindeki nefsle yaptığı hayvani savaşı yansıtmışlar. Ben biraz da olsa araştırılmış ve felsefi öğelerin bilerek yansıtıldığı kanaatindeyim; zira dizi, insanın iyi ve kötü tarafının savaşından bölümler boyunca ödün vermiyor. Yani insandaki hayvani meyilli nefs ile meleki meyilli iyilik ve barış isteği sürekli savaşıyor.
Diğer taraftan kapitalist ve acımasız düzene kinaye ve vurgular da dizide yine bu felsefeye bağlı kalınarak bolca sergileniyor. Hırs, zenginliğin elde tutulması için nefsani kibirle bolca bulaşmış negatif ısrar; sözde soylu adı verilen zümrenin kadınlarını büyü tercihi ve büyüye meyilli karanlık seçimleriyle temsil ediliyor.
Her ne kadar diziyi dinî ve etik açıdan yanlışlar da içerdiği için büsbütün övmek mümkün değilse de, son yıllarda çekilmiş Amerikan yapımı diziler arasında Grimm kesinlikle spiritüel, metafiziksel ve felsefi mesajlar taşıyan; izlenmeyi ve üzerinde bolca düşünmeyi gerektiren bir yapım. Spritüel, metafizik ve felsefe meraklılarına; fantastik öğelerle birleştirilmiş, bol bulmacalı ve gizemli mesajları yakalamaya yönelik bu dizi önerimdir.
Yeniden görüşmek üzere…

Grimm dizisindeki ilginç spritüel mesajlar ve tasavvuftaki Esfel_i Safilin - Resim : 1

Grimm dizisindeki ilginç spritüel mesajlar ve tasavvuftaki Esfel_i Safilin - Resim : 2