Ya Türkiye Yüzyılı’na çağrılmadıysak?
“Halkım
bıçaklanmış bir kadın gibidir
kaygular içinde yapayalnız”-İsmet Özel
2023’te ilan edildiği üzere Türkiye Cumhuriyeti Devleti ikinci yüzyılına giriş yaptı. AK Parti iktidarı buna “Türkiye Yüzyılı” ismini verdi… Yani AK Parti’ye göre Türkiye Yüzyılı içindeyiz. Görünen o ki bu yüzyıla Türkiye’nin damgasını vurması bekleniyor. Belirli politikalar açıklandı, geçmişte yapılan bazı şeyleri de araya katarak yaptılar bunu.
YA ÇAĞRILMADIYSAK?
Bu arada açıklanan politikalar arasında ücretsiz ev, ücretsiz eğitim, ücretsiz sağlık hizmeti yok. Ücretsiz ısınma, ücretsiz su da yok. Yani sıradan bir insanın günlük hayatını değiştirecek ve rahatlatacak hiçbir şey yok… Ama mesela “Plastik Poşetlerin Ücretlendirilmesi” bizi Türkiye Yüzyılı’na taşıyacak projelerden birisiymiş, okuyunca öğrendim. Projelerin çoğu bol bol yasa değişikliğine dayanıyor; hepsi önemsiz demiyorum ama beni hangi kısım ilgilendiriyor bilmiyorum. Yoksulluk sınırı altında yaşıyorum acaba Türkiye Yüzyılı’na çağrılmamış olabilir miyim? Ya siz de çağrılmadıysanız? Ya Türkiye Yüzyılı’na öyle her isteyen giremiyorsa?
CEMAL AMCA GİREMEDİ
Bu şüpheler zihnimde dolaşırken emin oldum. Herkes Türkiye Yüzyılı’na giremiyor. Mesela 4 Ocak’ta Kağıthane’de soğuktan korunmak için tamirhanenin önünde bekleyen araca sığınan birisi yanmıştı, bugün kimliği tespit edilmiş. Gülen bir fotoğrafını bulmuşlar, bıyıklı yurdum insanı. İsmi Cemal Ertürk, cenazesi Gazi Cemevi’nden kaldırılmış. Ev sahibi tarafından evinden çıkarıldığından beri sokaklarda yaşıyormuş. Cemal amcanın belli ki Türkiye Yüzyılı’ndan haberi yokmuş. Hatta ev sahibinin de yeni yüzyıldan haberi olmayacak ki kiracısını evsiz bırakmış… Evde oturan ve bu duyguyu bilen birisi olarak düşünebiliyor musunuz evsiz kalmayı? Ev dönecek bir yerdir. Ev şahsiyettir, ev kimliktir; ev güvenlik ve ev en temel haktır. Cemal amcanın dönecek bir yeri kalmamış. 60 yaşlarına gelen bir adamın dönecek bir yeri olmamasını Türkiye Yüzyılı’yla açıklayabilir misiniz? Cemal amcanın kimliği, şahsiyeti, güvenliği elinden alınmış… Cemal amca Türkiye Yüzyılı’na giremedi çünkü ona yer yoktu.

KADIN İŞÇİLERİ HATIRLIYOR MUSUNUZ?
Herkes Türkiye Yüzyılı’na giremiyor… Kimi bedenen, kimi ise sınıfsal olarak geride bırakılıyor. Kocaeli’de Dilovası’nda 8 Kasım’da birbirine sarılarak yanan 6 kadın işçiyi hatırlıyor musunuz? Hani şu Türkiye Yüzyılı’nı temsil eden kurumlardan birisi olan SGK’ya iki blok ötedeki, sigortasız çalıştırılan 6 kadın işçiden bahsediyorum. İş güvenliği olmadan, denetim olmadan, kaçak bir işyerinde asgari ücretin çok altında, köle düzeninde çalıştırılan işçiler diyorum; hatırlıyor musunuz? Hani şu 2021’de kaçak tespiti yapıldığı halde 2023’te önünde AK Partili siyasetçilerin seçim fotoğrafı çekildiği ve 2025’te 6 kişiye mezar olan Revive Kozmetik’in kaçak binasında çalışan işçiler… Onlar da Türkiye Yüzyılı’na giremedi.

BİLİR AİLESİ GİREMEDİ
Gebze’de 2025’te yani Aile Yılı ilan edilen yılda, Cumhuriyet’in 102. senesinde bir sabah ortada görünür hiçbir sebep yokken çöken Arslan Apartmanı sakinlerinden Bilir ailesinin dört ferdi de Türkiye Yüzyılı’na giremedi. Üstelik çöken binanın neden çöktüğüne dair bir rapor yayınlanmış değil. Acaba Türkiye Yüzyılı’na leke mi sürmek istemiyorlar? Türkiye Yüzyılı’nda bir sabah aniden binalar kendiliğinden çökemez mi? Ben cevap vereyim. Dünya gözünüzü kapattığınızda kaybolmuyor. Levent, Emine, Hayrunisa ve Muhammet Bilir artık yok. Onların da Türkiye Yüzyılı’nda yaşama şansları ellerinden alındı…
Canım isterse böyle yüzlerce örnek bulabilirim. Dedim ya kimi bedenen, kimi sınıfsal olarak Türkiye Yüzyılı’na giremiyor. Beş milyon emekli 20 bin lira maaş alıyor. Türkiye’de kira ortalaması iyimser bir tahminle 15 ile 20 bin lira arası değişiyor. Türkiye’nin yarısı asgari ücretle geçinmek zorunda… Ben yoksulluk sınırı altında yaşıyorum… Peki şimdi tekrar soralım. Türkiye Yüzyılı’na biz çağrılmamış olabilir miyiz? Ve eğer biz Türkiye Yüzyılı’na giremediysek; bizim yerimize kimler orada?
Şimdi basit bir hesap yapıp açıklayın…
Azınlık mısınız, çoğunluk mu?