Kocaeli Büyükşehir Meclisi’ndeki kırmızı şeridin anlamı nedir?
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meclisi olmasa Sekapark’la Kocaeli Kongre Merkezi arasında kalan ve arabalardan ‘trim’ sesi çıkarma garantili yoldan geçmezdim. İzmit’te en sevmediğim yol orası. Her seferinde yapanların kulaklarını çınlatıyorum. Oradan geçerken bazen diyorum ki, abi çivi ataydınız da amacınıza tam ulaşaydınız…Tamam o noktada yaya akışı olacak diye araçları yavaşlatmak istediniz, anlıyorum ama bunu sık aralıklarla kasisle yapamaz mıydınız? Ben de böyleyim işte. Hiçbir yazıya överek giremiyorum, gözüm eksikliğe takılı…
KIRMIZI ŞERİDİN ANLAMI NEDİR?
Şu sıralar Kocaeli Büyükşehir Meclisi’nde kötü bir alışkanlık başladı.
Geçen ay tansiyonu yüksek bir meclis gündemi vardı. Kandıra’ya yapılması planlanan çöp tesisi için ayrılan yer için oylama yapılacaktı. Bu nedenle güvenlik önlemleri alınmış, halkla meclis üyeleri arasına bir kırmızı şerit çekilmişti. Hadi geçen ay tansiyon biraz yüksekti, bu ay ne vardı da kırmızı şerit orada duruyordu? Başına bir güvenlik dikmişsiniz. Garibim ne halkı tanıyor, ne de meclis üyelerini. Kim gelse içeri aldı, yani amaca uygun bir şey olmadığını oradan anlayabilirsiniz ama görüntü temsil ettiği şeyler bakımından hoş durmuyor. Meclisi kırmızı şeritle bölmek meclisi sınıflara ayırmaktır. Cumhuriyetçi biri olarak kırmızı şerit sevmem, ayrım sevmem, sınıf sevmem, kral sevmem, padişah, kul, köle sevmem. Büyükşehir’i de bir padişah yönetmediğine göre o kırmızı şeridi kaldırın diyorum… Bir de Kandıralılardan bu kadar korkmayın Kandıralılar halktır, halk sizsiniz, halk biziz. Korkmayın.
SERTİF GÖKÇE VE FATMA KAPLAN HÜRRİYET’E OYNAYANLAR
Gelelim meclise.
Meclis gündemini tek tek yazmayacağım ama mesele gündem değil, ilişkiler, iletişim biçimleri ve diyaloglar. Meclis görünmeyenleri gösteriyor, bazen yıldızları gökyüzüne yükseltiyor, bazen yıldızları gökyüzünden kaydırıyor.
Mecliste Sertif Gökçe’nin Tahir Büyükakın’a olan sitemi önemliydi. Sertif Gökçe Büyükşehir’in Saygınlar Kulübü’nün yapılacağı yere, metro inşaatının yarattığı kirliliğe ve Derince’de yapılması planlanan Kentsel Dönüşüm’e itirazlarını sundu. İtirazlarının genel ağırlığı iletişim eksikliği kaynaklıydı. Gökçe kendi ilçesinde çalışan devlet ve özel kurumlara özen gösteren yapılacak yatırımları Derince’ye ait gören bir başkan, bundan şüphe duymuyorum. Büyükakın’a yaptığı itiraz da Derince’nin geleceği içindi… O anları izlerken çok emindim ki Gökçe’nin itiraz etme şeklini haber yapacak kurumlar olacaktı. Gökçe’nin Büyükakın’a itiraz ederken kullandığı tarz ile Fatma Kaplan Hürriyet’in tarzı arasındaki farkı karşılaştırıp; Hürriyet’i yereceklerdi. Tam da beklediğim gibi oldu. Meclis bitmeden o tür haberleri okudum. Bunu geleceği gördüğüm için bilmedim, belirli basın kuruluşlarının amacını hepimiz biliyoruz… Yoksa Gökçe’yi sevdikleri yok. Tek dertleri iki önemli ismin arasının daha da açılması!
AK PARTİ VE BÜYÜKŞEHİR’İN İLETİŞİM SORUNU DEVAM EDİYOR
Neyse Gökçe’nin itirazları sayesinde bir kez daha neyi hatırladık? Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin iletişim eksikliğini. Hatta daha da genişletelim AK Parti’nin Kocaeli’de yarattığı ‘iletişim eksikliği’ diyelim. Neden böyle söylüyorum? SEDAŞ’ın elektrik kesintisi tüm şehri etkiliyor fakat SEDAŞ’la yapılan toplantıya kimler gidiyor? Sadece AK Partili belediyeler ve il yöneticileri! Sertif Bey, Fatma Hanım ve Ahmet Bey yok. Neden o ilçelerde elektrik kesilmiyor mu? Aynı şekilde metro projesi hazırlanıyor. Bir Allah’ın kulu ilçe belediyeleriyle istişare etmiyor. Durak isimleri, durak yerleri tamamen merkezden planlanıyor. İlk düğme yanlış iliklenince Kocaeli Büyükşehir de bu akıma katılıyor. Sertif Gökçe’nin Tahir Büyükakın’a itirazı bu nedenle önemliydi. Bu sayede Kocaeli Büyükşehir’in bir kez daha çevresindeki diğer siyasi aktör ve kurumlarla iletişimsizliğini görmüş olduk! Halbuki Büyükşehir gazetecilik akademisi kurup sertifika dağıtmıyor muydu? Neyse umarım sertifika alanları kendileri istihdam ederler de şu iletişim sorununu azaltırlar…
KENTSEL DÖNÜŞÜM NEDEN İLERLEMİYOR?
Bu arada bir not olarak kalsın. Kentsel Dönüşüm projelerinin yarıda kaldığı ve ilerlemediği konusu mecliste çok konuşuldu ama orada en önemli mesele ekonomi. Sayın dostlarım aldığınız ürünün yarın fiyatı değişiyorsa, aylık enflasyon durdurulamıyorsa; inşaatta karlılık düştüyse ne halk ne de müteahhit kentsel dönüşüm işlerine girmek istemez, neden bunu tartışmıyoruz?
MECLİSİN YILDIZI: AHMET KADI
Dün Kocaeli Büyükşehir Meclisi’nin yıldızı Gebze’yi temsilen mecliste bulunan CHP Grubu’ndan Ahmet Kadı’ydı. Tahir Büyükakın’ın karşısında konuşmak zordur. Büyükakın tüm konuşmayı dinler ve eksik olduğu hissettiği, mantığıyla çökertebileceği bir yeri arar; bulduğu zaman da oradan sizi yakalar… Eksiksiz, ölçülü ve dağıtmadan konuşmaya zorlar sizi Büyükakın. Ahmet Kadı dün 29 Ekim’de çöken Arslan Apartmanı ve ona dair rapor konusunda eksiksiz hazırlandığı bir konuşma yaptı. Metro inşaatına ‘olağan şüpheli’ dedi ve özellikle sordu, “Neden siz de böyle düşünmüyorsunuz? Neden üstüne gitmiyorsunuz? Neden rapor yayınlamıyor?”. Ahmet Kadı bununla da kalmadı ve Arslan Apartmanı’nın bitişiğinde bulunan, yıkılması kararlaştırılan Yıldız Apartmanı için de sordu, “Apartman neden yıkılıyor? Raporu nerede?”. Ahmet Kadı dün bir meclis üyesi ne kadar halkı için mecliste olabilirse o kadar meclisteydi. Tahir Büyükakın’ın kontralarına o kadar hazırlıklı cevaplar verdi ki bir ara Büyükakın şöyle söyledi bürokratlarına dönüp, “Hazırda cevabı olan var mı?” diye sormak zorunda kaldı. Ahmet Kadı dün Büyükakın’ı yendi…

HADDEHANE VE ZEKİ KARAKADILAR
Salih Zeki Karakadılar ise Kartepe’ye yapılması planlanan haddehane projesini eleştirdi. Büyükakın ise ‘meclis’ bu konuda yetkili değil dedi. İyi de burada mesele yetkili olması değil ki? Mesele sizin fikrinizin ne olduğu. Kanaatiniz bunun yapılmasından yana mı, yoksa yapılmamasından mı? O kanaat kamuoyunu doğrudan etkileyecek bir kanaat. Bilmemezlikten gelerek bunu erteleyemezsiniz.

HAKAN KOREL'İN ISRARCILIĞI
Derince’yi temsilen mecliste bulunan CHP Meclis Üyesi Hakan Korel'in kürsüdeki tarzı, sesi ve ısrarcılığı hoşuma gitti. Derince’deki trafik sorununu dile getirdi ve Ulaştırma Komisyonu’nun bir süredir toplanmadığını anlattı. Konuşmasına gelen itirazlara rağmen eğilip bükülmeden eleştirilerini sıraladı ve öyle indi kürsüden.

AK PARTİ VE MHP’LİLERİN SESİNİ BİLMİYORUM
Bu arada sürekli CHP’li isimleri yazıyorum değil mi? İyi de mecliste onlardan başka kimse konuşmuyor ki! Koca Kocaeli’nin sorunlarının hepsi çözüldü ve CHP’li meclis üyeleri dışında herkes mutlu mu? AK Parti ve MHP grubunun tek bir itirazı yok mu? Belli ki üzerine konuşacak bir şeyleri yok… Keşke olsaydı, onları da değerlendirebilseydim. Bazı meclis üyelerinin sesini hiç duymadım, ses tonlarını dahi bilmiyorum.

BÜYÜKAKIN VE HÜRRİYET
Bitirirken iki şeyden bahsedeceğim. İlki her şeye rağmen Tahir Büyükakın’ın bazı eleştirilere hak verip bürokratlarını anlık yönlendirmesi ve lütfen siyasi temsilcilerle daha fazla iletişim kurun demesi önemliydi. Eleştirileri anlık yönlendirmek samimi bir tutum olarak görünüyor. İkincisi ise artık bir meclis klasiği olarak Büyükakın’la Hürriyet’in atışması olacak. Büyükakın haddehane tartışmasında akademik odalar ‘siyasi saiklerle’ hareket ediyor dedi Hürriyet anında müdahale ederek konuyu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kadar getirip, “O da bir siyasi” dedi. Böylece Büyükakın’ın ‘siyasi saik’ eleştirisi havada kaldı…
Meclisin ikonik cümlesi ise Büyükakın’ın içtenlikle Hürriyet’e ettiği sitemdi, “Ah Fatma Hanım…”
