CHP Kocaeli Özgür Özel’i anladı mı? Anlamış gibi mi yapıyor?

Emirhan Akman

Emirhan Akman

Tüm Yazıları

Dertsizlere benim sözüm, benzer kaya yankısına -Yunus Emre

Bir gazeteci olarak üstüme vazife olmayan yazıları yazma konusunda gittikçe ustalaşıyorum. Bu hoşuma gitmiyor baştan söyleyeyim. Yine de kendimi yazmak zorunda hissediyorum çünkü kayda düşüyorum. Kayda düşme tutkusu önemlidir, hafızayı yeniden kurar…

Özgür Özel’in 39. Olağan Kurultayı’nda yaptığı konuşmayı dikkatle dinlediniz mi? Bir Cumhuriyet Halk Partili olsam çıktısını alır satır satır okurdum. Tabii ben CHP’ye üye olmamanın ve örgüt için kavgalardan uzak olmanın rahatlığıyla metni satır satır okudum, bir şeyler anladım. Siz ne anladınız?

OKYANUSTA DEĞİL AKVARYUMDASINIZ

Bu yaz tatil dönüşünde yazdığım ilk yazıda demiştim ki, “Kocaeli’ye uzaktan bakınca bizi oyalamak için inşa edilmiş minik bir akvaryum gördüm. İçindeyken koca bir okyanusa benzeyen o dünya ne kadar da küçük! Mini bir oyun alanı, herkesin görevi var… Öyle bir düzen kurulmuş ki ne gazeteciler ne sivil toplum kuruluşları Türkiye’de olup bitenlerin Kocaeli’ye olan etkisini yazmıyor ya da yazamıyor.” Bu tespitleri biraz daha genişletmemiz lazım diye düşünüyorum içine CHP Kocaeli’yi de dahil etmeliyiz. CHP Kocaeli’de siyaset yapanlar ne şehirdeki misyonlarının, ne Türkiye demokrasisindeki görevlerinin ne de İmamoğlu ve Özel’in içinde olduğu tehlikeyi anlamış değiller! Bakın tereddütüm yok, gerçekten çoğunuz durumu anlamış değilsiniz. Türkiye’nin yaşadığı süreci basit bir ‘demokrasi’ savrulması zannediyorsunuz. Hâl böyle olunca hâlâ kendi aranızda kavga edebiliyorsunuz, bazen inanamıyorum gördüklerime, yazılanlara…

HÜRRİYET, GÖKÇE, ARCAN TUTUKLANAMAZ MI?

Bakın İstanbul’da İmamoğlu’nun başına gelenin İzmit’te Fatma Kaplan Hürriyet’in, Derince’de Sertif Gökçe’nin ya da Karamürsel’de Ahmet Çalık’ın başına gelmeyeceğinin garantisini verebilir misiniz? İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in başına gelenlerin CHP Kocaeli İl Başkanı Erdem Arcan’ın başın gelmeyeceğini garanti edebilir misiniz? Edemezsiniz… Gerçi bunu pek düşünüyor gibi değilsiniz ama ısrarla anlatmaya devam etmek gerek çünkü yaptığınız hatalar sadece sizi değil Türkiye demokrasisini de yakından ilgilendiriyor. CHP partilerden bir parti değil Türkiye’yi kuran ve dünyanın en eski partilerinden birisi… Üstelik son seçimin de galibi!

HEPİNİZ TEHLİKEDESİNİZ

Hepiniz tehlikedesiniz ve birleşmek zorundasınız. Birleşirken kriterleriniz mikro milliyetçilik kodları, eski husumetler, şahsi hırslarınız değil; kazanacak aday, en güçlü aday ve ilkeleriniz olmalı.

TÜRKİYE’DE REJİM DEĞİŞTİ

Bugün Türkiye’de rejim değişti. Medya neredeyse tümüyle baskı altında, ekonomik kriz engellenemiyor ve hukuk neredeyse tamamen siyasallaşmış vaziyette ama siz eski düzende yaşıyormuş gibi davranıyor, eski düzendeki gibi protesto etmek istiyorsunuz. Kötü haberi vereyim, rejim değişti! Bugün Türkiye’de “hükümet istifa” sloganının hiçbir geçerliliği yok çünkü ortada hükümet yok. Sekreterlikler var, o kadar! Kaldı ki olsa bile hangi hükümet istifa et diyerek istifaya zorlanmış? Neyse meselemiz bundan fazlası. Türkiye’de rejim değişti. Özgür Özel hem bu durumu, hem de yaşananları çok iyi özetledi. Özel CHP’nin otokrasiye doğru giden bir düzenle uğraştığının farkında. Eğer bu gidiş durdurulamazsa demokrasi tamamen sembolik bir hale düşecek.

ÖZGÜR ÖZEL NELERİN FARKINDA?

Bir. Şu anda düzen (müesses nizam) ısrarla diyor ki, “İmamoğlu’nu cezaevinde bırak; partini al”-Özgür Özel kurultayda dedi ki, “A, B, Z tüm planlarımız İmamoğlu.” Bu ne demek? Geri çekilmeyeceğiz, bize çizilen sınırlarda tutsak yaşayamayız demek. Özgür Özel’in kendisi de tehlikede olmasına rağmen ilerleyeceğiz diyor.

İki. Özel kurultayda ve son dönemlerde sık sık “kara düzen” vurgusu yapıyor. Altını dolduruyor, örnekliyor. CHP Kocaeli bu söylemi kullanıyor mu? Ben henüz görmedim. Üstelik Özel, “Elinde kumandası, üstünde pijaması ile oturanlara sesleniyorum: Bu suskunluğu kim öğretti size?” diye seslendi vatandaşlara. CHP Kocaeli bununla ilgili bir çalışma yapacak mı?

Üç. Özel, “19 Mart bir sivil darbedir” dedi. Bu karşısındaki gücün hukuku kullanarak CHP’ye hücum ettiğini ifade etmek demek. Aslında şunu cevaplayın diyor, “sivil darbeye” nasıl direnilir? Hükümet istifa diyerek değil mesela öyle değil mi?

Dört. Özel sıklıkla müesses nizam dedi. Bu benim rejim ya da düzen kelimesiyle ifade ettiğim şeye denk geliyor. Bu Cumhur İttifakı değil sadece, tüm devlet düzeninin bir elde toplandığı yeni bir düzen demek. Müesses nizam kim Özel’e göre? “AK Parti iktidarının 23 yılda kurduğu kara düzen…” ve aynı konuşmada diyor ki, “Bu müesses nizam çarkına çomak soktuk.” Evet işte mesele tümüyle budur bence de.

Beş. Bence en önemlisi, belki de en vurucusu şuydu: “Siz bir gün eğer devleti milletin karşısında dikerseniz millet o zaman kendi tarafındadır. Devletle millet yarışırsa millet kazanır, millet kazanacaktır.” Bugün CHP neden her organizasyonunda polisle karşı karşı kalıyor? Neden sürekli hukuk yoluyla dayak yiyor? İşte bu nedenle. Kendini devlet olarak gören siyasi bir harekete karşı siyaset yapmak zordur. CHP bugün bunu yapıyor…

Altı. Üzücü haberi veriyor Özel. Geri dönülürse ne CHP’nin, ne Özel’in ne de İmamoğlu’nun kalmayacağının farkında. Şöyle söylüyor, “Müesses nizamla mücadele edenin dönüşü yoktur; dönüşü olmayan bu yolda korkanlara da yer yoktur.”

Yedi. Özgür Özel açıkça devlete yerleşmiş siyasi bir organizasyonla mücadele ediyoruz diyor. Kendinize gelin, beni iyi anlayın. Yoksa hep birlikte yok olacağız diyor… CHP Kocaeli, farkında mısın? Çöküş yaşanırsa hep birlikte yok olacaksınız. Şirketinize el koyulamayacağını mı zannediyorsunuz? Başkanlığınız gitmez mi zannediyorsunuz… Hepsi gider, unutmayın hepsi gider!