Başkan Büyükakın, Hoca Büyükakın'ı yendi! Peki hangisi daha faydalı?

Emirhan Akman

Emirhan Akman

Tüm Yazıları

Dilovası ve Gebze faciaları sonrası Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meclisi’ndeki ilk toplantıyı hatırlıyorum. Meclis rejisi iki şeye çok dikkat etmişti. Nihayetinde kamera açısı da ‘iktidar’ gücünü gösterir. Kamerada tesadüf olmaz. İlki Tahir Büyükakın’ın yüzünü kameralardan kaçırmak, yakın çekim yapmamak; ikincisi ise Büyükakın’ı çeşitli yönlerden eleştiren muhalefet konuşmacılarına yakınlaşmamak. Reji ne Büyükakın’ı ne de konuşmacıları yakın vermedi… Çok nadir verdiği anlarda ise Büyükakın’ın suratı adeta ‘kireç’ gibiydi, bu sert geçecek meclisin habercisiydi. Olabildiğince uzaktan verdiler. Konuşmacılar ise sanki ‘öylesine’ konuşuyor gibi 1-2 saniye dışında hep uzaktan kameraya alındılar. Tahir Büyükakın’ın yüzü her şeyi anlatıyordu. Muhtemelen başkanlık döneminin en sıkışık döneminde. Başkan Büyükakın’ın baş etmesi gereken birden fazle mesele var…

Başkan Büyükakın, Hoca Büyükakın'ı yendi! Peki hangisi daha faydalı? - Resim : 1

ÇÖZÜM BEKLEYEN MESELELER

Gebze’de Arslan Apartmanı’nın neden yıkıldığını hala bilmiyoruz. Dilovası’nda 7 kadın işçi yanarak can verdi, kim oldukları DNA testiyle ortaya çıktı, düşünün… Kocaeli’de yaşandı bu. Kartepe’de bir haddehane krizi, Kandıra’da çöp tesisi protestoları var. Sayın Büyükakın çok umursamasa da Gebze’de Smart Solar grevi 58’inci gününde, Hödlmayr direnişi de devam ediyor…

BAŞKAN HOCA’YI YENDİ

Tahir Büyükakın’la yüz yüze tanıştıktan ve biraz sohbet ettikten sonra, önceden uzaktan edindiğim izlenimi orada da edinmiştim. Büyükakın iki persona arasına sıkışıyordu. İlki akademik/bürokratik dil, yani Hoca Büyükakın, ikincisi ise Başkan Büyükakın. Büyükakın’ın bundan mutlu olmadığını ve ilk dönemlerinde oldukça sıkıntı yaşadığını kendisi de anlatmıştı. Siyasetçi için üslup ve mesaj önemlidir. Hiyerarşik bir dil saygı uyandırır ama sevgi yaratmak için bu yetmez. Siyasetçi sevilmek ister, sevgi güçlü bir duygudur. Mesela hoca olarak her konuda teknik konuşabilirsiniz, halk anlamasa da saygı duyar ama uzaklaşırsınız ya da ‘başkan’ olarak konuşur, tam da halkın kendisiymiş gibi davranırsınız o vakit halk sizi daha fazla sever ama bu kez de ‘teknik’ kısmınızı bir kenara atma tehlikesi belirir. Ben Tahir Büyükakın’ın uzun süredir Başkan Büyükakın’ın Hoca Büyükakın’ı yenmesini istediğini düşünüyorum, buna çabalıyor. Geldiğimiz noktada Hoca Büyükakın’ın yenildiğini ve Büyükakın’ın başka bir dile hapsolduğuna inanıyorum. Buna nasıl ikna oluyorum? Yaptığı açıklamalara, kullandığı üsluba bakıyor ve bir milat arıyorum.

MİLAT NERESİ?

Şüphesiz böyle konularda bir milat bulmak lazım gelir. Başkan’ın Hoca’yı yenmesi aslında 2024 yerel seçimlerinde ilk kez başardığı bir şeyden kaynaklanıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye siyasetinde şüphesiz artık siyasi bir fenomen. Anlaşılması gereken birisi, başarısının sırrı çok önemli… Bu zamana kadar AK Partili siyasetçiler en başat faktör olarak Erdoğan etkisiyle, Erdoğan’la kazanırlardı. Erdoğan seçimi kazanır, takım arkadaşları da onun sayesinde kazanmış olurdu… Lakin Büyükakın AK Parti her yerde kaybederken Kocaeli’de kazandı. Hem de bu kez Türkiye geneline bakıldığında anlaşılacaktır ki, Erdoğan sayesinde değil Erdoğan’a rağmen kazandı. Hatta öyle ki Kocaeli’yi geçtikten sonra başka bir AK Partili şehir belediyesiyle karşılaşmıyorsunuz. Kocaeli AK Parti için dünden çok daha kıymetli. Bütün bu tablo, Büyükakın’ın artan öneminin farkına vardığını ve siyasal geleceği için bilinçli bir üslup değişimine yöneldiğini düşündürüyor.Bu nedenle 2024 yerel seçimleri sonrası Özgür Özel’le boy ölçüştü. İsrail’in Filistin soykırımındaki politikalarına hoca gibi değil başkan gibi çıkıştı ve artık Kocaeli’de hiç olmadığı eleştirilere kulak tıkıyor. Bunlar hepsi bir tarz değişikliğine işaret ediyor. Benim tanıdığım Büyükakın ne kadar sinirlenirse sinirlensin basına açık bir toplantıda, “Ey Köpek”** diye seslenmez. Benim tanıdığım hesaplı Büyükakın Özgür Özel’e direkt çarpışmaz. Benim tanıdığım Büyükakın şehirdeki muhalif seslere bu kadar kapıyı kapatmaz…

POLEMİK İSTEMEDİĞİ HALİ BU MU?

Dün gazete genel yayın yönetmenleriyle gerçekleştirdiği bir toplantıda ‘polemik’ istemediğini ve polemiklerin bir işe yaramadığını söyledikten sonra CHP için, Ben CHP’nin bu memlekete yaptığı bir iş bilmiyorum.”** demiş. Hoca Büyükakın’ın yapacağı bir açıklama değil mesela bu. Polemik istemediğini söylediği ortamda, CHP tarihine doğrudan bir saldırı ne anlama gelebilir? Baktığım her yerde bunu görüyorum evet… Hoca Büyükakın mağlup oldu, Başkan Büyükakın’la karşı karşıyayız! Yoksa Cumhuriyet’in kurucusu olan bir siyasal partiye, üstelik de son yerel seçimlerde birinci çıkmış harekete nasıl bu söylenebilir? Bu bana CHP’lilerin, “AK Parti 23 yılda ne yaptı ki?” söylemini hatırlatıyor. Dediğim gibi Başkan Büyükakın sıkışmış vaziyette ve bir çıkış arıyor.

HANGİSİ DAHA FAYDALI?

Bitirirken özetlemek gerekirse Büyükakın cephesinde teknik akıl geri çekiliyor, siyasal sertlik artıyor ve kurumsal dil yerini cepheleşmeye bırakıyor. Bir soruyla bitirelim. Kocaeli için Hoca Büyükakın mı, yoksa Başkan Büyükakın mı daha faydalı? Soru bir süre daha ortada duracak…

NOTLAR:

*Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan İsrail Dışişleri Bakanı’na söylenmiş bir söz.

““Türkiye sizin diğer yönettiğiniz, böldüğünüz parçaladığınız ülkelere benzemez. Türk ordusu, Türk milleti asker bir millettir. Peygamberin adıyla Mehmetçiktir. Kanının son damlasına kadar savaşır. Bu vatanın müdaafası için her şeyi sonuna kadar yapar. Ey köpek! Sen kimin Cumhurbaşkanına dil uzatıyorsun. Türk Milleti yeri ve zamanı geldiğinde o dili kopartmasını iyi bilir!”

**Açıklamanın bağlamı: “1. köprü yapılırken bu CHP zihniyeti karşı çıktı. 2. Köprü yapılırken on karşı çıktılar. Tünel yapıldı ona karşı çıktılar. Metro yapılıyor ona da karşı çıktılar. GAP yapıldı ona da karşı çıktılar. Memleketin hangi büyük projesine karşı çıkmadılar? Ben CHP’nin bu memlekete yaptığı bir iş bilmiyorum. (Kuruluş döneminin önemi hatırlatıldığında) O CHP, bu CHP değil. O irade kurucu irade. Orada zaten başka bir parti de yok.”