Psikolojik Sağlık Üzerine: Esnekliğin Kıymeti
Psikolojik sağlığı uzun süre yanlış yerlerde aradık. Mutlulukta, olumlu düşüncede, güçlü bir benlik
hissinde… Sanki insan iyi hissediyorsa sağlıklıydı; zorlanıyorsa bir şeyler yolunda gitmiyordu.
Oysa hayatın kendisi bu kadar düz bir çizgi değil. Çelişkilerle, geri dönüşlerle, kararsızlıklarla
ilerliyor.
Belki de bu yüzden son yıllarda daha az romantik ama daha gerçekçi bir kavram öne çıkıyor:
psikolojik esneklik.
Bu kavram, insanın ne hissettiğinden çok, hissettikleriyle ne yaptığına bakıyor. Koşullar
değiştiğinde aynı düşünce kalıplarına tutunup kalıyor mu, yoksa yön değiştirebiliyor mu? İşlevini
yitirmiş bir davranışı sırf alışkanlık diye sürdürmeye devam mı ediyor, yoksa bırakabiliyor mu?
Esneklik biraz da şunu soruyor:
“Bu yaptığım şey beni gerçekten istediğim hayata yaklaştırıyor mu?”
Bu sorunun cevabı her zaman konforlu değil. Bazen geri adım atmayı, bazen ısrar etmeyi, bazen de
kendi anlatımızı gözden geçirmeyi gerektiriyor. Psikolojik esneklik, sandığımız gibi her şeye uyum
sağlamak değil; nerede duracağını ve nerede değişeceğini ayırt edebilmek.
Ruhsal zorlanmalara baktığımızda ortak bir özellik göze çarpıyor: katılık. Depresyonda kişi tek bir
hikâyeye sıkışır. Anksiyetede zihin tek bir ihtimali büyütür. Obsesif düşüncede alternatifler
görünmez olur. Sorun çoğu zaman olumsuz duygu değildir; o duygu karşısında manevra alanının
daralmasıdır.
Hayat zaten zor. Ama zihin daraldığında daha da zorlaşıyor.
Psikolojik esneklik tam da burada devreye giriyor. Duyguyu inkâr etmeden, düşünceyi
mutlaklaştırmadan, davranışı otomatikleştirmeden yaşayabilmek. Gerektiğinde yön değiştirebilmek.
Ama bunu yaparken kendi değerlerini de kaybetmemek.
Belki de asıl mesele burada: Esneklik savrulmak değildir. İnsan her rüzgârda yön değiştirmez. Ama
rüzgârın hiç değişmediğini de varsaymaz.
Günümüz dünyası bizden sürekli netlik ve hız talep ediyor. Kararlı görünmemizi, geri adım
atmadan ilerlememizi bekliyor. Oysa bazen sağlıklı olan şey, bir adım geri çekilip bakabilmektir.
“Yanılmış olabilirim” diyebilmek. Bu cümle zayıflık değil, zihinsel hareket kabiliyetidir.
Psikolojik sağlık belki de düşündüğümüz kadar parlak bir kavram değil. Daha sade bir şey:
Dalgalanmalar arasında yönünü kaybetmemek. Sertleşmeden dayanabilmek. Değerlerinden
kopmadan değişebilmek.
Bütün mesele, hayatın akışına direnmeden ama kendini de kaybetmeden yürüyebilmekte.