İşi Şansa Bırakmayan Bir Kocaelispor Yolunda

Tıklayın, Nokta Gazetesi'ni takip edin
Doğan Aslan

Doğan Aslan

Tüm Yazıları

Kocaelispor’da günlerdir konuştuğumuz kongre nihayet geride kaldı. Tartışmalar bitti, belirsizlik bulutları dağıldı ve camia olarak önümüzde artık tek bir gerçek var: Gelecek sezon!

Süper Lig’deki ilk sezonumuzda ligi 10. sırada, yani o orta sıraların güvenli limanında bitirmek bu şehir için elbette kötü bir sonuç değildi; hakkını yemeyelim. Üstelik Recep Durul’un yeniden başkan seçilmesiyle kulüpte aradığımız o yönetimsel istikrarı da yakalamış olduk. Son haftalarda yaşanan adaylık krizleri, çekilmeler ve kongre stresi artık bitti. Bundan sonra hepimizin, taraftarın da camianın da tek bir beklentisi var: Sahada dimdik duracak, güçlü bir Kocaelispor izlemek.

Geçtiğimiz sezon bize çok büyük dersler verdi. Evet, lige yeni yükselen bir takımın ilk amacı ligde kalıcı olmaktır ve biz bu hedefi tutturduk. Ama sezon içindeki o iniş çıkışlar, hele hele son haftalarda peş peşe gelen puan kayıpları hepimizin canını sıktı. O süreç bize net bir şey gösterdi: Kocaelispor’un çok daha alternatifli, çok daha güçlü bir kadroya ihtiyacı var.

Tabii bu işler sadece istemekle olmuyor; işin bir de duygusallıktan uzak, mali boyutu var. Kongrede açıklanan rakamlara baktığımızda, yönetimin borç yükünü kontrol altında tutmak için ciddi bir savaş verdiğini görüyoruz. Günümüz futbolunda ekonomik gerçekleri görmezden gelip hayal satanların sonu malum. Kocaelispor önce cebindeki parayı doğru harcayacak, mali disiplini koruyacak, sonra başarıyı büyütecek. Son dönemdeki sponsorluklar ve gelir getirici projeler bu yüzden hayati önem taşıyor.

Gelelim asıl mevzuya... Lev Tolstoy’un çok sevdiğim bir sözü var: “Başkalarının hayatından ders alın. İnsan, bütün hataları kendi yapacak kadar uzun yaşamıyor.”

Kocaelispor’un da bu sezon hem kendi hatalarından hem de rakiplerin düştüğü durumlardan dersler çıkarması lazım. En azından yeni sezonda “neyi yapmaması gerektiğini” bilen bir takım olmalı. Çünkü bu armanın büyüklüğü, son haftalarda mucizelere bel bağlamayı değil; ligin bitimine haftalar kala işi bitirip üst sıralara oynamayı gerektirir.Hepimiz gördük; planlamasını doğru yapmayan, kadro mühendisliğinde çuvallayan takımlar son virajda nasıl travmalar yaşadı. Kardeş kulübümüz Antalyaspor gibi köklü bir camia bile son saniyeye kadar ecel terleri döktü. Tabiri caizse işi başkalarının insafına kaldı. Maalesef o stresin sonunda lige veda ettiler.Kocaelispor taraftarı da böyle bir senaryo yaşamak istemiyor. Bizim yeni sezondaki modelimiz net olmalı: Erkenden yerini sağlamlaştıran, nisan ayı geldiğinde arkasına yaslanıp bir sonraki yılın planını yapmaya başlayan ve gözünü her zaman Avrupa sıralarına diken bir takım!

Teknik Direktörümüz Selçuk İnan’ın da yönetimle el ele verip kuracağı kadroda ilk hedefi bu olmak zorunda ki başaracağına da inanıyoruz. Sahaya çıktığında ne oynadığını bilen, iç sahada rakiplerine o muazzam taraftar baskısıyla nefes aldırmayan ve ligin bitimine en az 5-6 hafta kala “Biz bu ligin kalıcı ve güçlü aktörüyüz” mesajını dosta düşmana ilan eden bir takım istiyoruz.

Son söz olarak;

Taşlar yerine oturdu, Recep Durul yönetimi güven tazeledi. Şimdi şehir olarak, taraftar olarak, yönetim ve teknik ekibin arkasında kenetlenme zamanı. Mali disiplinden taviz vermeden, akıllı ve nokta atışı transferlerle kurulacak o güçlü kadro, bizi özlediğimiz Avrupa gecelerine adım adım taşıyacaktır.Yeter ki işi şansa, kadere, kısmete bırakmayalım. Yeter ki bu armanın şanına yakışır bir planlamayı sahada görelim. Gerisi zaten bu muhteşem taraftarlarla kendiliğinden gelecektir!