Karakter sahibi olmak

İnanılmazlar. Sevmediklerinde politik davranmıyor karakter sahibi olanlar. Bu etkileyici. Sonra mutlaka kendilerine ait bir yürüyüşleri, oturuşları, tavırları oluyor. Farklı. Kimseye benzemeyen, kimseye öykünmeyen.

Prensip olarak, kötülüğe karşı tavır almayı biliyorlar. “Biraz sevsin beni, kötü de olsa. Ya da biraz beğensin de, başkasına ne yaptığı umrumda değil” türünde bir “Sevgi Açlığı “ yok onların. Bu da etkileyici. Karaya kara, beyaza beyaz diyebilen cesurlar.

Çıkar mevzusu karakter sahibi olmakla çok ilintili bir konu. Uzun vadeli bir çıkar hesabı için sahtekarca davranmıyor karakter sahibi insanlar. Birlikte bir yol almak her iki taraf için de iyiyse, zaten eğilmeye gerek yok, biliyorlar. Ortak yaşam, kendini para, unvan, ihtiyaç ya da sevgi için satabileceğin ya da satın alabildiğin bir pazar değil onlar için. Gerçek ve dürüst, tamamen açık bir diyalogla ancak devam edebileceğin ve sadece samimi ve gerçek olduğunda ve bunu savunabildiğinde edindiğin karakter için seni seviyorlar. Sadece bunun için sevilmeyi de tercih ediyorlar, karakter sahibi olanlar.

Bir şey verdiğinde sana hükmedebileceğini düşünenler nasıl çirkin ve karaktersizse, karakter sahibi olanlar da, tam tersine o kadar güzeller. Sana dünyayı bağışlasa, sanki bunu o yapmamış gibi seni özgür yani bulduğu gibi sevmeye devam ediyorlar. Ne zorlama, ne yapış yapışlık, ne tehdit, ne sabırsızlık. Hatta sana dünyaları verip dönüp gidebiliyorlar. Tam bir özgürlük...

Karakterinden başka sevilecek hiçbir şeyi yok aslen insanın da. Hiçbir şeyin sahibi değil. Her şey emanet. Ama o sürekli alışverişte bir hayat sürüyor. Bu yüzden, çok az karakter sahibi insan görmemiz.

Hiçbir kedi, hiçbir kediye, hiçbir köpek, hiçbir köpeğe, hiçbir kuş, hiçbir kuşa, yalakalık yapmıyor. Allah bir karakter vermiş tüm canlılara. Muhakkak insana da verdi. Yolda, alışverişte, tatminsizlik ve alkışlanma arzusuyla bozuk para gibi sattı pek çoğu bu önemli hediyeyi. Diğeri varsa var, yoksa yok. Yaranmak mümkünse var, yaranacak bir şey bulamazsa yok.

“Hüda verir hakkımı” diyenler en çok diğer canlar sanki. Düşünün bir. İnsanlarda az bulunur bir şey artık bu “karakter”

“Bir hayatın vardı, onu da başkalarının gözüne bakarak harcadın”

Oysa yaratıcın içinden geçeni her zaman bildi. Sana verdiği hayatı, başkasına yaranma ihtiyacıyla karaktersiz bir kütle yolculuğuna çevirdiğini de gördü. “Hayat bunun için mi verilir?” bir düşünmeli.

Tüm karakter sahibi canlara selam, sevgi ve şükranla. Tüm karakter sahibi insanlara da, “insan olma onuru”nu kurtardıkları için teşekkür ve varlıkları için şükürle bitirelim bu Pazar yazısını.

İyi Pazarlar.