Siyaset Gölgesinde Kurulan Kirli Satranç
Siyaset; millete hizmet meydanı olmaktan çıkıp, perde arkasında dönen hesapların tiyatrosuna dönüştüğünde…
Ortaya demokrasi değil, modern bir Bizans çıkar.
Bugün yaşananların çoğu, halkın önünde verilen nutuklarla değil; kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklarla şekilleniyor. Dün birbirine “hain” diyenler, bugün aynı sofrada oturuyor. Dün millet adına yemin edenler, bugün koltuk adına susuyor. Çünkü artık bazıları için dava değil, çıkar kutsal hale geldi.
Bizans oyunları denince akla entrika gelir; yüzüne gülüp arkandan hançerlemek gelir. Ne yazık ki günümüz siyasetinde de aynı düzen büyüyor. Birileri ekranlarda kardeşlik masalı anlatırken, arka planda rakibini bitirmek için dosya hazırlıyor. Birileri “halk” diyerek kürsüye çıkarken, halkın sofrasındaki ekmeği küçülten anlaşmalara imza atıyor.
Siyasetin dili sert olabilir; fikirler çatışabilir. Bu doğaldır. Ama ahlakın kaybolduğu yerde siyaset çürür. Çünkü çürüyen yalnızca partiler olmaz; güven çürür, umut çürür, memleketin yarına olan inancı çürür.
En tehlikelisi de şudur:
Millet artık söze değil, samimiyete açtır. İnsanlar vaat değil, dürüstlük görmek istiyor. Çünkü bu topraklar yalanı çok duydu, maskeyi çok gördü.
Bugün siyaset arenasında dönen bazı oyunlar, tarihteki Bizans entrikalarını bile gölgede bırakacak kadar karanlık hale gelmiştir. Kasetler, algılar, gizli ittifaklar, sahte kavgalar, vitrin düşmanlıkları… Hepsi aynı oyunun farklı sahneleri.
Ama unutulan bir gerçek vardır:
Millet bazen geç konuşur; fakat konuştuğunda bütün oyunları bozar.
Koltuk için eğilenler, günü kurtarabilir.
Fakat karakterini kaybedenler, tarihi asla kazanamaz.