Noel Ağacı günah, yabancı tabela sevap

Cengizhan Göksu

Cengizhan Göksu

Tüm Yazıları

Her aralık ayında aynı gürültü kopar.
“Noel ağacı kesilsin!”,
“Yılbaşı kutlanmasın!”,
“Bu topraklar Müslüman memleketi!”

Ses çok, hassasiyet bol.
Ama garip bir seçicilik var bu hassasiyette.

Aynı insanlar,
katledilen Türkçeye tek kelime etmez.
Mahalle aralarında “Coffee House”, “Beauty Center”, “Fashion Store” tabelaları Türkçeyi boğarken susar.
Kendi dilini savunmayanlar, bir çam ağacını iman meselesi yapar.

Soruyorum:
Bu ülke ağacını mı kaybediyor, kimliğini mi?

Bir çam ağacı dikildi diye irfan mı elden gidiyor?
Ama çocuğun “anne” demeden önce “mom” demesine göz yumuluyor.
“Bakkal” gitti, “market” geldi;
“Terzi” gitti, “atelier” geldi;
“Kasap” gitti, “butcher” oldu…
Buna ses yok.

Dert Noel değil.
Dert yılbaşı hiç değil.
Dert kolay düşman bulmak.

Ben Müslümanım.
Noel kutlamam.
Ama yeni yılı kavgasız, kin tutmadan, güzellikle karşılamak isterim.
Bunda ne din gider, ne iman.

Asıl iman,
yetimin hakkını savunmaktır.
Asıl iman,
dilini, kültürünü, adaletini korumaktır.
Asıl iman,
zayıfa bağırmak değil, güçlünün karşısında dimdik durmaktır.

Çam ağacına öfke kusmak kolay.
Ama yabancı tabelaya “dur” demek cesaret ister.
Yılbaşına laf etmek kolay.
Ama haksızlığa karşı konuşmak bedel ister.

Ters köşe tam burada:
Bir ağacı devirmekle değil,
kendi değerlerini ayakta tutmakla Müslüman olunur.

Yeni yıl gelsin.
Daha çok akıl getirsin.
Daha az bağırıp, daha çok düşünen insanlar getirsin.

Biz Türk'üz kardeşim ya topyekün kaybolan değerlerini savun ya da hıncını şov yapacaksın diye ağaçtan çıkartma.

Çünkü bu ülkenin
ne ağaca düşmanlığa
ne de sessiz kimlik kaybına
tahammülü kaldı.

Vesselam..