DAR-ABA

Cengizhan Göksu

Cengizhan Göksu

Tüm Yazıları

Bazı insanlar var ki… Koltuğa değil, koltuk onlara yapışmış!
Sanki o makam sandalye değil, anadan miras taht!
Yıllardır aynı cümleler, aynı suratlar, aynı “ben olmasam dünya döner mi?” halleri…
Yahu dünya dönüyor, senin yüzünden belki biraz sendeleyerek ama dönüyor!

Eskiden aba genişti, şimdi dar geliyor.
Eskiden sözün ağırlığı vardı, şimdi sadece koltuğun ağırlığı kaldı.
Bir bakıyoruz, “gençler gelsin, yenilik gelsin” diyorlar…
Ama koltuğu bırakmamak için sanki altına beton dökmüş gibiler!

Koltuğa öyle bir sarılmışlar ki, NASA bile o çekim gücünü kıskanır.
Bir türlü kalkamıyorlar, çünkü kalkarlarsa görünmez olacaklarını sanıyorlar.
Oysa faydalı olamadıklarının farkında herkes…
Ama gel gör ki onlar hâlâ “Ben olmasam işler yürümez!” kafasında.
Yürür be güzel kardeşim, hem de sen yokken koşar bile!

Millet geleceği konuşuyor, bunlar hâlâ geçmişteki “başarılarını” anlatıyor.
Bir zamanlar faydalıydılar belki ama artık tencere eski, kulpu da gevşemiş.
Gençler diyor ki:
“Biraz çekilin de nefes alalım.”
Onlar diyor ki:
“Nefes mi? Biz olmadan oksijen de çalışmaz!”

Artık şu koltuk hırsı bir geçsin de,
kurtulsun memleket “oturak kavgası”ndan!
Koltuklar insan içindir, insanlar koltuk için değil!
Ama bazıları hâlâ anlamadı:
“Koltukta oturmak değil, kalkmasını bilmek büyüklüktür.”

Hadi artık, kalkın şu koltuktan da,
bir genç gelsin, bir fikir gelsin,
bir taze nefes, bir yeni ses gelsin.
Yoksa sizin o “koltuk sevdası” yüzünden,
ülke kambur, koltuk yorgun, millet bezgin olacak!

Ve son bir söz:
Aba dar geldi beyim, kalk artık, gençlerin vakti!

Bizim oralarda kepenke daraba deriz.
Kapatın darabalarınızı.
Yettiniz gayri...

Vesselam.