Üniversite Sanayi İş Birliği Çıktıları…!
Uzun yıllardır yakından takip ettiğim bir konu… Bu konuda çalışılmış modellerim ve kendi alanım ile ilgili taslak olarak hazırladığım bir müfredatım bile var. Yine bu ilgilendiğim yıllarda ilerletemediğim süreç tam da bu “Üniversite Sanayi İşbirliği" nasıl olur? Neden olmuyor? Oldu ise neden hemen her gün ve birçok platformda bu konu işlenmeye devam ediliyor? Kanımca düşünce doğru ancak metodu yanlış koyuluyor…
Burada iki taraf var biri sanayici onun beklentisi "Üniversiteler bize mükemmel personel, eleman yetiştirsin bizde içerisinden işimize geleni alalım” Diğer taraf Üniversite “ -Sanayici gelsin bizden eleman istesin, konuyu belirlesin, istihdam garantisi versin, yapılacak çalışmalrda ya mali destek yada proje desteği sağlansın öğretim görevlilerine bizde konuyu çalışalım” Bu durumda kim kime gidecek daha bu belli değil. Hangi yöntemle ve nasıl gidecek bu da belli değil. Basit bir örnekle; bu irtibat sağlandı diyelim bir şekilde, üniversite 2 3 öğrenci yolladı işyerine, özveri ile çalıştı arkadaşlarımız, çok beğendi işveren… Okul bitti personel memleketine döndü… Hikaye buraya kadardı. Üniversite öğrenci yolladı, işveren çalıştırdı, öğrenci pratik eğitimi ve biraz da olsa harçlığını çıkardı, ama hikaye orada bitti.
Bizim bitmeyecek hikayeler yazmamız lazım… Üniversiteler görev tanımları itibari ile “öğrenci yetiştiren“ kurumlardır… İş bulma bürosu değil. Temel kurluuş amaçlarına da terstir bu zaten. Biraz Akademi, enstitü sanki daha uyuyor buı kapsama ama oda tam değil. İşveren ise İŞKUR veya benzeri özel kurumlara başvuruyor böyle bir ihtiyaç halinde… Peki kim kime gidecek? Akademisyen işyerine gelecek ise bunun bir bedeli olmalı ekstra. Bunu işveren nasıl karşılar? Olumlu bakar mı? Akademisyen işyerine gitse kaç tane insana eğitim verebilir? Firmalar ne yapsın işbaşındaki personeli eğitime mi yollasın? Temel görüş insanımızın eğitim alırken eğitim konusu işi öğrenmesi ile ilgilidir… O zaman kalıcı ve verimli olur. Bu süreç nasıl uygulanabilir? Haftada bir gün, üç gün mecburen gittiği işyerinde kısa stajlar ile mi gelişir bu sistem? Öğrenci nasıl devam sağlayacak bu sistemde?
Her ortamda konuşuyor ve üniversitelerimize, odalarımıza bunu sanayiciler olarak aktarıyoruz ve sürekli bir beklenti içerisindeyiz. Sağolsunlar bu konuda kapıyı kapayan en azından benim ilişki içerisinde olduğum hiçbir kurum, akademi, üniversite yok… Hepsinin sonuna kadar açık kapıları. Ama kısıtlı imkanlar ile ne kadar destek olabilirler onu biraz açmak lazım.
Bazen bir olayın etrafını görmek çok işimize gelmez; görmek lazım, bakmak lazım… Biz sanayiciler olarak fabrikalarımızın, işyerlerimizin peyzajına verdiğimiz değer kadar personel kazanmaya değer vermiyoruz… Evet bana kızan arkadaşlar olacaktır ama bu genelleme de böyle. Mali olarak kim bütçe ayırıyor personel yetiştirme ve geliştirmeye? Makina ekipman, arazi yatırımları ve ayrılan bütçeler var ama bu yatırımları çalıştıracak ayağa kaldıracak sürekli kılacak personel yatırımı yok. Bir takım arkadaşlar personelin kalıcı olmadığını sürekli bir arayış içerisinde olduğunu söylüyor bunu anlatınca… Doğru ancak çözümü var, bağlayıcı iş mukaveleleri olabileceği gibi başka yöntemleri de var. “Çalışma pasaportu” gibi… Bu ülkemizde acilen hayata geçirilmesi gereken bir konudur aynı zamanda. Nasıl bir gemici cüzdanı varsa uzmanlık gerektiren konularda bu cüzdan olmalı. O zaman bütün bu süreç farklı olacaktır.
Geçtiğimiz günlerde İMES Dilovası bölgemizde bu konuda önemli bir çalışma yapılmış… İlimiz Valisi, Üniversitelerimiz akademisyenleri, oda başkanlarımız, devlet ve özel sektör üst düzey görevlilerimiz katılmış. Başta Sayın Valimiz olmak üzere, Bölge Başkanımıza, Bölge müdürümüze teşekkürelerimizi sunuyorum. Metodu düzeltirsek başarılı bir süreç yaşayacağımızdan hiç kuşkum yok; ancak metod böyle devam ederse bu sürecin başarılı olma şansı çok az.
Sanayi bölgeleri, organize sanayi bölgeleri ve şimdide ihtisas sanayi bölgeleri nasıl süreç takip ettiyse bu sistem de aynı olmalı. Kimyacılar ihtisas organize de CNC opratörlüğü veya kaynak eğitimi ikinci sırada olmalı, diğer makina ve metal de elbette birinci sırada olmalı orada ağaç sanayisinde olan branşlar olmamalı. Bir CNC operatörlüğü moda halinde mesela herkes onu hedefliyor oysa bir diğer taraftan CNC işleri kaynak işleri robotik sisteme dönüyor… Doğru lokasyonda doğru ve o lokasyona yönelik personel yetiştirilmeli. Üniversiteler sadece öğrencilere değil, çırak, usta çalışan ve çalışacak olana da eğitim vermeli. Üniversite öğrencileri dışındaki tüm vasıfta personel işyeri tarafından sahiplenilmeli. Çıraklık döneminden itibaren sigorta, servis, yemek ve maaş elde etmelidir. Bunu işveren karşılamalıdır. Bu konuda kanımca aynı engelli kadrosunda, mahkum kadrosunda olan mecburiyet eğitim için de getirilemelidir. İşveren öğrencinin velisi olmalı konuyu o takip etmelidir. Biraz taşın altına biz de elimizi koymalıyız. Ne olursa olsun eğitim işyerinin bulunduğu lokasyonda olmalı ağırlıklı işbaşında pratik süreç hedeflenmelidir.
Sadece buradan bir şeyleri eleştirmek veya takdir etmek değil, fikrimi beyan ettiğim konularda fiili tecrübeleri olan bir isim olarak bunları söylüyorum. Anlattıklarımın hepsini sahada yaşadım. Sürecin getirdiği birçok detay var ücret politikasına, kıdeme uzanan bunların hepsini detaylandırma şansına sahibiz. Saygılarımla.