Şimdi anladık mı? Neden savunma sanayi güçlü olmalı?

Celalettin Kırboz

Celalettin Kırboz

Tüm Yazıları

İnsanların en önemli kabiliyetlerinden biri; tecrübeleri ve kazanımları ile elde ettikleri tecrübe, birikimi kullanarak ileriyi planlamasıdır. Aslında bilgisayarlarda böyledir; ona yüklediğiniz bilgiler ile sorduklarınıza cevap verir. Bir nevi insanı, zekayı örneklemiştir. Sadece insanda olan kıyaslama, his ve duyular ile elde edilen anlık süreçler onda yoktur. Bazen bir dostumuza bir mesaj atarız, iyimi kötümü anlar karşı taraf anlamayız… çünkü dijital mesaja duygu yükleyemeyiz. Emoji denen şeyin de oradan doğmuş olması çok normal hatta ihtiyaçmış o halde…

Dünya kim ne derse desin inanç savaşlarından “inandıkları değerler için savaşmaktan “asla geri durmayacaktır. Bakın “din savaşları “deyimini kullanmaktan çekiniyorum; çünkü bu bir din savaşı değil… Her dinin bir tanrısı olur ve o tanrı her zaman insanı sever ve korur… Yaratıcı olmanın belki de en önemli özelliğidir, esirgemek ve bağışlamak. Oysa bu yüzünü gösteren şeytani inanç ve ona hizmet edenler asla bir Tanrının kulu olamazlar.

Şimdilerde tüm kanallarda bir takım inanç mensuplarının, tarikat veya örgütlerin, locaların kendi hedefleri doğrultusunda tüm insanlığa nasıl savaş açtığı ve bunların kim olduğu tartışılıyor. Oysa bu o kadar uzun zamandır yine bu inancın mensupları tarafından açıkça dile getiriliyor ama kimse kulak asmıyordu. Ne oldu yoksa olabileceğini mi hissettik. Iraklı bir gencin anlatımı geldi aklıma… “Biz ülkemize karşı bir düşmanlığın olduğunu duyuyorduk ama hiç umursamıyorduk… çünkü her şey normal di ve bunu düşünmek dahi istemiyorduk. Bir gün ülkemize saldırıldığını duyduk telaşlandık ama bunlar küçük terör hareketleri buraya gelecek hali yok olmaz dedik; bir gün şehrimize geldiğini duyduk yine devlet halleder dedik sonra köyümüze, mahallemize ve sonunda evimize geldi… O zaman anladık ama iş işten geçmişti” Konu tam da bu işte; biz ne zaman hissedeceğiz? Şimdi mi? evimizin kapısın geldiklerinde mi…?

Devlet bu inanç sahiplerine hizmet etmeyecek fikirde, karşı duracak inançta ve savuşturacak güçte olursa, o zaman işler biraz değişiyor. Evet biz hiçbir şey yapamadıysak ülke olarak son 20 yılda; en azından savunma sanayimizde etrafımızdaki birçok ülkeden daha güçlü yapıyı sağladık. Elbette kafamızı kuma gömmeyeceğiz daha alacak çok yolumuz var. Neden bu sürece bu kadar önem verdik? Belki şimdi daha iyi anlaşıldı… Bunlar çok acımasız gruplar çünkü kendilerinden olmayanları değil hayvan canlı saymıyor… “Ademoğlunun canları ve malları size helaldir“ anlayışı onların temel çıkış noktası… İnsanlığa öyle tuzaklar kurdular ki, hem de içimizde olarak nasıl kurtuluruz bu tuzaklardan bilemiyorum… Umuyorum ki, bugün fark edilip anlatılanlar bizlere biraz da olsa ışık tutar.

Konu çok detaylı ve karmaşık. Ancak hiç bilmediğimiz bir süreç değil. Umudum bu savaşın içerisine çekilmeden sürecin bitmesidir. Bu ülkeden başka bir ülkesi, bayrağı olmayan bir kişi olarak çok iyi biliyorum ki; Vatan olmazsa, o vatının üzerinde senin bayrağın dalgalanmaz ise özgür olmazsın… Bugün gençlerin hep ağzında olan ve en çok korktukları “özgürlükler“ asla yaşanamaz hale gelir. İstediğim gibi yaşarım; hayır yaşayamazsın, istediğimi gibi giyinirim; hayır giyinemezsin… İstediğim zaman istediğim yerde olurum; hayır olmazsın… Sana bunları sağlayan özgür bir ülkede bağımsız bir vatan parçasında yaşadığındandır. Bu topraklar senin hayatını garanti altına alan en büyük kaledir. Kim olacaksın seni insan dahi görmeyen bir sistemin piyonu mu? Bu kadar sıkı önlemler almış olan ülkelerden kaçırılan çocuklar ve onlara yapılan türlü rezaletler… Şimdi belki de örneğini verdiğimiz Irak lı genç gibi hissediyoruz…

Sosyal medyayı seviyoruz biraz araştıralım bakalım neler oluyor şu anda? Din sever tarikatlar, insan sever dernekler, oluşumlar bakalım nerelere ve kimlere hizmet veriyor…