Savunma Sanayisinde Kritik Malzemeler

Celalettin Kırboz

Celalettin Kırboz

Tüm Yazıları

Geçtiğimiz günlerde Rusya, savaşta olduğu Ukrayna ya silah ve mühimmat sağlayan firmaları ve ülkeleri ifşa ederek kırmızı listeye aldı. Son derece haklı bir davranış… Biz yapamıyoruz diye Rusya da yapamayacak değil… Halen her gün bize tehditler savuran İsrail in uzantıları ülkemizde hem ticaret hem de sosyal alanda cirit atıyor. Elbette burada çok ince politikalar gerekiyor, süreçten zararlı çıkmamak adına. Ama bu tepkimizi de koymayalım anlmına gelmiyor elbette… Önce vatandaş olarak biz bu tepkiyi bunların ticaretlerine sekte vurarak göstereceğiz. Yerli ve bizim olanı tercih edeceğiz “uzayan kol bizden olsun” mantığı ile gerekiyorsa üç kuruş fazla ödeyeceğiz. Devlet olarak bu ürünlerin ülkeye girmesini yüksek vergiler ile önleyeceğiz. Ağzında Philip Moris ürünü sigara ile İsrail kınanmaz… Gidin bakın mitinglere üst araması yapın yarsından fazlasında eminim Yahudi sigarası vardır… İçme ölürmüsün? Belli değil; Ama içersen gerek hastalıktan gerek bomba ile ÖLECEKSİN… Bu kesin… Ölenler var şu anda.

Konu uzun ve vahim değinmeden geçemedim, ama uzatırsam birkaç yazıyı bunun üzerine yazmam lazım gelebilir. Onun için biz başlığımıza dönelim. “Kritik malzemeler” Sizin olmayan sizde olmayan her malzeme kritiktir. Temin edemediğiniz buğday bile ülkede kritik olabilir. Birçok ürünün devlet eli ile sahiplenilmesi, kritik seviye belirlenmesi hep bunun sonucudur.

Savunma sanayi, yalnızca platform üretimine dayanan bir sektör değildir; asıl rekabet üstünlüğü, bu platformları mümkün kılan “kritik malzemeler”, “ileri üretim teknikleri”, “yüksek saflıkta girdiler”, “özel alaşımlar”, “kompozit sistemler”, “yarı iletkenler” ve “enerji depolama bileşenleri” üzerinde şekillenmektedir. Günümüzde savaş uçaklarından füzelere, radar sistemlerinden elektronik harp ekipmanlarına, denizaltılardan zırhlı kara araçlarına kadar hemen her kritik savunma platformu, belirli malzemelere erişim kapasitesiyle doğrudan ilişkilidir.

Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, jeopolitik gerilimler, ihracat kontrolleri, yaptırımlar, kaynak milliyetçiliği, savunma sanayinde kullanılan stratejik girdileri daha da kritik hale getirmiştir. Bu bağlamda “kritik malzeme” kavramı yalnızca ekonomik değil; aynı zamanda “milli güvenlik”, “stratejik özerklik”, “operasyonel sürdürülebilirlik” ve “teknolojik bağımsızlık” başlıkları altında değerlendirilmelidir.

Türkiye açısından konu daha da önemlidir. Son yıllarda savunma sanayinde platform bazlı önemli ilerlemeler kaydedilmiş; insansız hava araçları, deniz platformları, kara sistemleri, roket-mühimmat, elektronik harp ve sensör teknolojilerinde güçlü yetkinlikler geliştirilmiştir. Ancak kritik malzemeler alanında tam bağımsızlık halen tamamlanmış değildir. Özellikle yüksek performanslı alaşımlar, özel çelikler, yüksek sıcaklık malzemeleri, yarı iletken malzemeler, nadir toprak elementleri, ileri seramikler, havacılık sınıfı kompozit hammaddeler ve mikroelektronik altyapısı gibi alanlarda dış bağımlılık farklı seviyelerde devam etmektedir.

Kritik malzeme; temininde yüksek risk bulunan, ikame edilmesi zor olan, yüksek teknoloji sistemlerinde kullanılan ve tedarik kesintisi durumunda savunma, sanayi veya ekonomik güvenlik üzerinde ciddi etkiler oluşturabilecek malzemelerdir. Bir malzemenin kritik sayılmasında başlıca kriterler şunlardır:

- Tedarik yoğunlaşması: Üretimin birkaç ülkenin elinde toplanmış olması

- İkame zorluğu: Alternatif malzeme veya teknolojinin sınırlı olması

- Yüksek katma değerli kullanım: Kritik savunma alt sistemlerinde yer alması

- Jeopolitik risk: İhracat kısıtları, yaptırımlar, savaş, ambargo

- İşleme kapasitesinin sınırlılığı: Ham maddenin bulunmasına rağmen rafinasyon ve saflaştırmanın belirli ülkelerde yoğunlaşması

Savunma sistemleri, sivil sanayiye kıyasla çok daha zorlu koşullarda çalışır. Yüksek sıcaklık, şok, titreşim, elektromanyetik maruziyet, aşındırıcı atmosfer, yüksek mekanik yük ve uzun servis ömrü gereksinimleri; kullanılan malzemelerin performansını doğrudan belirler.

- Bir jet motoru türbin kanadı, süper alaşım ve yüksek sıcaklık kaplaması olmadan çalışamaz.

- Bir AESA radar, yüksek frekanslı yarı iletken malzeme kalitesi olmadan istenen performansı veremez.

- Bir zırhlı araç, balistik koruma seramikleri ve özel zırh çelikleri olmadan görev şartlarını karşılayamaz.

- Bir füze güdüm sistemi, yüksek saflıkta elektronik malzemeler ve özel sensör paketleri olmadan güvenilir şekilde çalışamaz.

Dolayısıyla kritik malzeme konusu, savunma sanayinde yalnızca tedarik meselesi değil; aynı zamanda sistem performansı, bakım-idame, ömür devri maliyeti ve ihracat kabiliyeti meselesidir. Nadir toprak elementleri; mıknatıslar, güdüm sistemleri, radar bileşenleri, elektro-optik ekipmanlar, lazerler, bataryalar ve haberleşme sistemlerinde yoğun olarak kullanılmaktadır. Özellikle neodimyum, praseodimyum, disprosyum, terbiyum gibi elementler; yüksek performanslı kalıcı mıknatıs üretiminde önemli rol oynar.

Savunma uygulamaları:

- Hassas güdümlü mühimmat aktüatörleri

- Radar ve elektronik harp sistemleri

- Uydu ve haberleşme ekipmanları

- Deniz ve hava platformlarındaki elektrik motorları

- Lazer hedefleme sistemleri

Nadir toprak elementlerinin madenciliği kadar, ayrıştırılması ve saflaştırılması da zordur. Küresel işleme kapasitesinin belirli ülkelerde yoğunlaşması, savunma üreticileri için ciddi bir stratejik kırılganlık oluşturmaktadır.

Teknik olarak malzeme bazlı konuyu aslında çok daha irdelemek mümkün. Bunu bir sonraki yazımızda devam ettirelim. Ancak bütün bunlar teknik süreçler… Bizim hep beraber tedbir alacağımız sosyal süreçler önümüzde hep olacak.

Saygılarımla...