Savunma Sanayinde Süreç…

Celalettin Kırboz

Celalettin Kırboz

Tüm Yazıları

İhtiyaç analizi

Neye ne kadar ihtiyacımız var ?

İhtiyacımızı temin etmekte güçlük risk var mı ?

Yakın gelecekte tedarik riski görünüyor mu ?

Alternatif kaynaklar var mı ?

İkame ürün kullanımı uygun olabilir mi?

Elimizdeki insan, makine, hammadde kaynakları ile yerli üretime uygun mu?

Kalifikasyon ve sertifika açısından bir engel var mı ?

Tüm bunlar araştırıldıktan sonra, yerlileştirilme çalışmalarının başlamasına karar veriliyor.

Tasarım Ar Ge süreci

İhtiyaç analizi sürecinde ortaya çıkan veriler ile ürün tasarımı yapılır

Prototip imalatı

Örnek ürünler imalatı yapılır ve işlevsellik, üretilebilirlik, endüstriyelleşme safhasında gereken iş gücü, makine ekipman, lisans tüm süreçlerin analizleri yapılır. Tedarikçi uygun ve üretim kabiliyetine gerekiyorsa destek verilir.

Test ve sertifikasyon

Ürünlerin test süreçleri gerçekleştirilir, bu süreçlerde hata ve sapmalar, eksikler tespit edilerek, testleri geçen ürünler kalifiye edilir.

Bu süreci başarı ile tamamlayan firmalar tedarikçi listelerine alınır. Onaylanır.

Onaylı tedarikçi, Endüstriyel yeterlilik belgeleri verilir.

Seri Üretim, Sanayileşme

Önceden tespit edilen, geliştirilen ve üretim kabiliyetleri onaylanmış tesisler, yine önceden tasarım sırasında onaylanmış hammaddeler kullanılarak seri üretime başlanır.

Aslında uzun uzun yazdığımız, detaylarını anlatmaya çalıştığımız süreç bu şekilde işlemeye devam ediyor. Elbette bir taraftan süreci tamamlayan ve üretime devam eden şirketlerimiz olsa da; halen “ Tedarikçi Geliştirme“ departmanları yoğun olarak çalışıyor. Savunma sanayimiz, başlangıçta olduğu gibi, bir takım girdileri görmezden gelemiyor. Fiyat ve hammadde… Çünkü artık sadece kendi silahlı kuvvetlerimize temel ihtiyaç malzemeleri üretmiyoruz. Hem yüksek teknoloji; hem de tüm dünya ya savunma ve havacılık ürünleri üretiyoruz… yani bir rekabet pazarına girmiş haldeyiz. Bu bizim için sürdürülebilir olmalı, bunun içinde muhakkak kendimizi her an geliştirmek, yenilemek zorundayız.

Dünya pazarına çalışır hale gelmek bize elbette önemli katkılar yaptı; sipariş miktarları arttı, artık üreticiler eski dönemde olduğu gibi 50-100 adetler de üretim ile değil 1000 li rakamlar da üretimler yapıyor. Ar Ge süreçlerini hızlandırdı; daha ekonomik ve işlevsel üretim nasıl yapılabilir sanayimizin ana derslerinden oldu. Kalitemizi yükseltti diğer çalışma alanlarımıza da aynı kalite ve izlenebilirlik süreçlerini entegre ettirdi. know-how elde etmemize yol açtı, bu elde edilen bilgi ve birikim de şimdilerde yurt dışında birlikte imalatalar yapma, tesisler kurma yolunu açtı sanayicimize. Evet sıfırdan hatta eksi göstergelerden gelen, ülkemizin önemli döviz çıkışına neden olan bir sektör bugün 10 milyar doların üzerinde ihracatı olan önemli bir sektör haline geldi. Bu süreçte emeği olan sanayici, iş adamı, usta, işçi, mühendis, bürokrat, teknokrat, devlet adamı, Akademisyen kim varsa teşekkürlerimizi sunmayı borç biliriz.

Bundan sonra bizi nasıl bir süreç bekliyor, bu sürdürülebilir olacak mı ? Verimlilik ve sürdürülebilirlik esasına dayanan bir sistem kurulması ve yürütülmesi mümkün olacak mı? Riskler ve problemler ne olabilir? Önümüzdeki yazılarımızda bir taraftan bunları sizlere anlatırken; her yazımızda tamamen yerli portföyümüze girmiş ürünlerimizden de tanıtımlar yapmayı planlıyoruz.