Savunma Sanayimizde Gurur Tablosu 8,5 Milyar Dolar İhracat…!
Bu hafta böylesine gururlandığımız bir tablo ile sizleri buluşturmak istedim. Elbette takip edenleriniz vardır; geçtiğimiz hafta İstanbul da yapılan İstanbul Sanayi Odası ve SAHA İstanbul 7. Savunma Sanayi Günleri çalışmasında Başkanımız Prof Dr Sayın Haluk GÖRGÜN bu müjdeyi kürsüden verdi… Tabi ilk ve en büyük teşekkür ona ve gururda onun…
Evet uzun yıllardır emek ve çaba sarfettiğimiz ve halen her noktasında elimizden gelen desteği verdiğimiz savunma sanayimiz ihracatı 8,5 milyar dolara ulaştı… Gelinen nokta hem sevindirici; hem de düşündürücü…! Acaba bu süreç nasıl devam edecek? Bundan sonra sadece Türkiye miz coğrafyasında silahlı kuvvetlerimizi değil, dünya pazarında dost ve müttefik ülkelerin bu kapsamda ihtiyaçlarına yönelmiş olduğumuzun göstergesidir.
Hani hep söylüyoruz ya; SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK işte şimdi tam karşımızda bütün yönleri ile bize yön verecek şekilde duruyor… Bundan sonra Kalite süreçlerinden başlamak kaydı ile tüm süreçlerde bu gelinen noktayı nasıl devam ettireceğiz. Artık şirketlerimiz ARGE sürecinden çıkarak dünyada sanayici kartviziti ile olacak. Hazırmıyız biz bu süreci yönetmeye? Bunu tekil olarak sorduğumuzda, herhalde hekes” elbette bu nasıl soru” diyecektir… Ama birde pazarın bir gerçeği var…
Hemen geçtiğimiz hafta birtakım çelik ürünlerine Çin yine kısıtlama getirdi ihracatı yönünde… Alüminyum zaten farklı bir boyutta şu anda… Nadir toprak elementleri; “ ben artık bunu böyle tanımlamak istemiyorum ( Stratejik mazlemeler) çok daha doğru” benim tespitim elbette… Çünkü sadece periyodik tabloda bulunan 15 tane Lantanit ve iki diğer element ile oluşan 17 element değil bizim için risk olan ve staratejik olan… Teknik olarak burda açmak çok zaman alır, sonra belki bu kapsamda bir çalışma paylaşıırız sizler ile. Malzeme açısında sürdürülebilirlik riskleri vardır ve önemlidir anlatmak istediğim. Bildiğiniz üzere ben SAHA İstanbul Malzeme ve Malzeme şekillendirme komitesi Başkanlık görevini bu dönem yürütüyorum. Bu da savunma ve havacılık sanayinde malzeme konusunda oldukça önemli birikime sebep oldu. Buradan yola çıkarak analiz yaptığımda elbette biraz daha net görüyorum süreci… Ama asla olumsuz değil; biz hep bize karşı alınan aksiyonların karşısında geliştirdik kendimizi ama bu defa aksiyon alan biziz sahada, oyuncu değil oyun kuran koltuğuna oturduk… çok şükür.
Malzeme, tasarım, üretim süreçleri artık oturdu, kimin ne yapacağı belli… Bundan sonra bunu sürdürmek bizim hedefimiz. Bunun içinde çok önemli çalışmalar var elbette. Savunma sanayi ile cerrahlığı çok benzetiyorum ben; ikisinde de risk almak, insiyatif almak çok önemli… Kurumlarımız tarafında risk almak, risk alan yöneticilerimizin olması çok çok önemli…! Bunun dışında mevcudu koruruz belki ama inavasyon, arge biter ilerlemez… Bu sektör bu aşamaya risk alan, insiyatif alan vatansever insanlar ile geldi. Bu platformalrı yapan tasarlayan bizim mühendislerimiz üç kuruş fazla paraya yurt dışına gitmedi direndi… sanayicimiz önce vatan dedi direndi… Akdemisyen Bayrak dedi direndi… Sonuç dünyaya 8,5 milyar dolar savunma ürünü satan Türkiye… Tüm ülkem adına şükranlarımı sunuyorum hepsine… Bu süreç te riskler arasında değerlenidirilmeli, önve vatanım, bayrağım diyen yöneticiler bu kurumların başında olmalı…
Bir diğer faktör de elbette sanayicimiz… Bildiğimiz üzere savunma sanayine hizmet etmek, bir sanayi kuruluşu için hiç de öyle kolay bir süreç değildir. Kilifaksyon, kalite standartları, belgelendirme süreçleri aşıldığında, ilk önümüze çıkan konu talep edilen ürünlerde miktar problemi… adetsel olarak az süreç olarak çok ve zahmetli bir üretim malesef. Sürekli değişen isterler, kalite süreçleri; bıktırıyor seri imalata alışmış sanyiciyi. Ama böyle bu süreç diğeri yok… Bu sürece göre personel istihdamı risk, makine ekipman yatırımı risk… İşte bu ihracat rakamları inşallah bu süreçlerin yavaş yavaş farklılaşacağını haber veriyor bize…
Hep sorulan bir sürece de cevap vermiş olayım… Nerden ne nasıl savunma sanayine entegre oluruz? Aslında çok güzel yol haritası var SSB nin YETEN ve EYDEP sizi oraya götürecektir. Aynı zamanda mevcut sisteminize de çok önemli katkılar verecektir. İncelemenizi öneririm. Bana detay sormak istediğiniz bir şey olur ise mail adresimden yazar ise cevaplarım bilgim yettiğince…

Bu hafta size HİSAR ı tanıtmak isterim. Türkiye’nin yerli hava savunma füze sistemi ailesidir ve farklı katmanlarda hava tehditlerini etkisiz hâle getirmek üzere tasarlanmıştır. Sistem, alçak irtifadan orta irtifaya kadar tehditlere karşı koruma sağlar ve Türkiye’nin “Çelik Kubbe” olarak adlandırılan çok katmanlı hava savunma mimarisinin temel bileşenlerinden biridir.