Biz hep önce ateş edip, sonra nişan mı alacağız?

Celalettin Kırboz

Celalettin Kırboz

Tüm Yazıları

İlimizde yaşanan bir işyeri yangını ve sonrasındaki büyük acı tartışmasız bir eleştri ve sorgulama sürecidir…Bu sürecin sorumluları, ihmali olan var ise ve kimler ise kesinlikle bunun karşılığını ödemelidir. Can kaybının bir karşılığı asla olamaz ama cezasız bu süreçten kurtulmakta kabul edilebilir değildir. Bu konuda belki bir halk toplantısı yapılmalı, Kaymakamlık ve Belediye yetkililerimiz yüzyüze açıklama yapıp soruları yanıtlamalıdır. Sürecin her anında sahada olan ve halen de konuyu büyük hassasiyet ve önem ile takip eden Milliyetçi Hareket Partisi Dilovası İlçe Başkanı Sayın Yusuf Turhan a özellikle buradan teşekkür ediyorum.

Bu vahim olay sonrasında, ilimize Sayın İçişleri Bakanımız geldiler. Yerinde incelemelerde bulundular ve bilgi aldılar. Sonrasında belli ki önemli derecesinde bir takım talimatlar verdiler…! Bunun tahmin ettiğim kadarı ile başında “ işyerleri çalışma ruhsatları” kontrolleri ve elbette bunu kapsayan “itfaiye raporları” Kartepe otel konusunda da anlaşılacağı üzere bu talimat yüksek önem derecesinde verildi… Oldukça da haklı ve yerinde verilmiş bir talimat; bunun için Sayın Bakanımıza da özellikle teşekkür ederim.

Şimdi konuya bir başka cepheden bakalım isterim; hani dedik ya sonra "NİŞAN MI ALIYORUZ?” Bu işletmelere gözardı edilerek bu ruhsatlar verildi ise veya ruhsatsız çalıştırıldı ise? Bu süreçte bir felaket yaşanmadı ise? Bu süreçte vazifeleri olan kontrol mekanizmasını çalıştırmayan veya göz yuman kişi ve kurumlar hiç irdelenmeden masum sayılarak unutulmalıdır? Geçmişte şans ta tabir etsek bir olay olmadı ise bu üstüne sünger çekilen bir süreç mi olmalıdır? Yoksa bu soruşturma geriye dönük yapılmalı ve ilgililer gerekli yaptırıma tabi olamalı mıdır? Gerçekten soruyorum vicdan muhasebemiz ne söylüyor ? Çok ilginç olan bir süreçte zaten bu kurumlar son günlerde bu talimat sonrasında kimlere tölerans sağlandığını, göz yumulduğunu; o işletmeleri kapatarak, ihtar ve süre vererek zaten kendilerini bir şekilde ihbar etmiş haldeler.

Bir diğer taraftan bakılacak olur ise ki şu anda bizleri belki de en çok çıkmaza sokan taraf bu; Bir işletme açıyorsunuz, yer kiralıyorsunuz, personel alıyorsunuz, sonrasında ruhsat aşamasında birtakım boşlukları kullanarak işinizi halledip denetim dışı kalarak çalışmaya devam ediyorsunuz… Şimdi bu işyerleri kapatılıyor, faliyetleri engelleniyor… Peki işyeri sahibi bu düzeni kurduğu için zararı bizim konumuz değil, kurumlar buna göz yumduğu için süreçte karşılaşacakları yaptırımlar bizim onumuz değil… Bu işletmelerde çalışmaya başlayan; geleceğini buradan alacakları ücrete göre kurgulayan, bu sürece göre evini kiralayan, çocuğunun okulunu planlayan, borçlanan, kredi alan vb insanlarımız ne yapacak? Onalara nasıl bir çözüm talimatı verilecek? Yerini kiraya vererek bu kira ile hayatını devam ettirmeye çalışan vatandaşın durumu ne olacak ? Şimdi biliyorum denilecek ki “ ne olsun istyorsun yangına maruz, çalışma ortamı müsait olamayan , çevreyi kirleten bu işletmelere izin mi verilsin bu şekilde çalışmaları için? “ Hayır asla değil tabiki; böyle bir sürece ilk olarak karşı çıkacak şahsımdır, bu böyle bilinsin… Ancak gerçekten soruyorum nasıl olmalı bu süreç?

Birçok işletme sahibi beni tanıyan ulaşan aynı şeyi söylüyor… “bizim tüm evraklarımız, önlemlerimiz tamam, ancak kurumların alt yapısı bu kontrolleri hızlı şekilde yapamaya kadro olarak ekipman olarak müsait değil” Bu da çok önemli bir süreç. Şimdi yeni yayınlanan kararname ile 31 Mayıs 2026 ya kadar ruhsatsız işyeri kalmayacak, dolayısı ile itfaiye raporu onayı olamayan işyeri kalmayacak! Peki itfaiye teşkilatı bu denetimleri yapmaya uygun personel ve araç altyapısına sahip mi bu sürede? Şimdi nişan almak için hedefi nereye mi koyacağız mermi yolda iken ?

Bu süreçte yine üzerinden geçmek istediğim bir diğer konu da imar mevzuatı gereği kapatılaması kararı alınan işyerleri… Öncesinde sanayi alanı iken sonra meclis kararı ile ticari ve konuta dönüştürülen alanlar… Elbette bir Belediye Meclis kararı var ise üzerine laf söylemek bizim haddimiz değil… Ancak Doğru mu yönetiliyor bu süreç..? bir fabrika kuruyorsunuz personel, yatırım, üretim sistemi, müşteri satış ağı vb. hepsi kuruluyor; sonra birgün bir tebliğgat geliyor "bu alan konut alanı olarak mecliste kabul edildi” boşaltın… ama bir yıl ama iki yıl süre önemli değil… buradaki çalışan, buraya bel bağlayan ticaretini buradan yürütmeye çalışan tüm eko sitem sonlanacak… Bu ne kadar doğru? Aynı meclis buralardaki işyerleri neler yapıyor, kaç kişi istihdam ediyor? Biz belediye kamu olarak bu süreci birlikte nasıl yönetiriz? Hangi imkanları bu işletmelerimize sağlayabiliriz, yeni alan tahsisinden, yerleşime kadar… Bu konularda arkası doldurulmuş bir süreç var mı ? belkide var biz bilmiyoruz veya bu kararı alan meclisimizin değerli üyeleri oturum sonrası bu konuyu bir daha hiç konuşmamak, sorgulamamak üzere gündemlerinden çıkarmışlar… Bir tarafta arazileri konut, ticari alana dönüştüğü için sevinen kesim; diğer tarafta fabrikaları kapatılan, işsiz kalan üzülen kesim… Nasıl olacak bu ülkede planlı hayatı acaba görebilecek miyiz…? Saygılar sunuyorum.