LÖSEV’in 28 yıllık mücadelesi Kocaeli’de bir ofisle güçlenmeli!

Cansu Kızılkaya

Cansu Kızılkaya

Tüm Yazıları

“Lösemili çocukları ölüme terk edemeyiz.”

Bu cümle 1998 yılında Ankara’da bir hastane koridorunda söylendi. O günlerde lösemi teşhisi konulan her 100 çocuktan 54’ü, yoksulluk nedeniyle tedavisini yarıda bırakıyor, tedavi başarı oranı yüzde 20’leri dahi geçmiyordu.

“Nasıl olsa ölecek, neden uğraşıyorsunuz?” diyenlere karşı, Dr. Üstün Ezer’in itirazı sadece bir hekim refleksi değildi.

8 Kasım 1998’de, Dr. Üstün Ezer’in hayaline inanan 3 doktor arkadaşı ve 2 lösemili çocuğun babasıyla birlikte temelleri atılan Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı, bugün yalnızca bir vakıf değil; binlerce ailenin tutunduğu güçlü bir dayanışma ağı.

LÖSEV artık sadece çocukların değil, yetişkin hastaların da umudu. Kanserle mücadele eden her bireyin yanında duran, ‘yalnız değilsin’ diyen bir iyilik hareketi. LÖSEV idealist ve vicdanlı bir hekimin iyilik çağrısı. Başarı oranı ise yüzde 20’lerden yüzde 94’lere yükselen bir umudun adı.

Ülkemizde lösemi ve kanserle mücadele, tıbbi bir süreçten ibaret değil. Ekonomik, sosyal ve psikolojik boyutları olan çok katmanlı bir mesele. Tedaviye erişim, beslenme koşulları, moral ve sürdürülebilir destek bu sürecin belirleyici unsurları. LÖSEV’in 28 yıllık mücadelesi, bu gerçeklerin sahadaki en görünür karşılıklarından birisi.

Bugün LÖSEV Halkla İlişkiler Koordinatörü Neslihan Çelik ile Halkla İlişkiler personelleri Melisa Şiranlı ve Gizem Gürler, İzmit’te basın mensuplarıyla bir araya geldi. Ben de bu anlamlı davette bulundum. Ramada Otel’de gerçekleşen buluşmada vakfın 28 yıllık yolculuğu, bugün yürütülen projeleri ve geleceğe dair hedefleri paylaşıldı.

Toplantıda anladım ki altı çizilmesi gereken çok net bir gerçek vardı. Bu hastalıkta beslenme ve motivasyon, tedavinin en az ilaç kadar önemli bir parçası.

LÖSEV’in Ankara’daki LÖSANTE Hastanesi, hastalarına en iyi koşullarda tedavi imkanı sağlıyor. Uzun ve yıpratıcı tedavi süreçlerinde eğitime ara vermek zorunda kalan çocuklar için Özel LSV Eğitim Kurumları var. Löseminin ağır yükünü hafifletmek için Lösemeli Çocuklar Köyü, tedavi için il dışından gelen ailelere barınma ihtiyacına karşılık veriyor. Bodrum Tatil Köyü ise hem hastalar hem aileleri için bir nefes alanı, iyileşme durağı.

LÖSEV, kuruluş sürecinden bu yana dünyanın tanıdığı ve güvendiği bir sivil toplum kuruluşu oldu. Yaklaşık 8 milyon gönüllüsü var ve hedefleri ise 10 milyon.

Ramazan ve Kurban Bayramı dönemleri ise LÖSEV için hayati öneme sahip. Zekât, fitre ve kurban bağışları noter huzurunda ve dini vecibelere uygun şekilde kabul ediliyor. Özellikle kurban bağışları sayesinde, tedavi sürecinde hayati öneme sahip olan protein desteği, yani et ürünleri, 12 ay boyunca kesintisiz olarak hastaların sofralarına ulaştırılıyor.

Ve şimdi…

LÖSEV’in Kocaeli için çok önemli bir talebi, çok haklı bir beklentisi var.

LÖSEV Kocaeli’de kalıcı bir modül ofis açmak istiyor...

Neslihan Çelik bu isteği şu sözlerle duyurdu: “Kocaeli’deki hastalarımıza çok daha yakından dokunmak istiyoruz.”

Kocaeli, sanayisiyle, üretim gücüyle, ekonomik büyüklüğüyle her zaman övünen bir kent. Ancak bu kentte de lösemiyle, kanserle mücadele eden yüzlerce hasta ve aile var.

İşte bu yüzden Kocaeli’de bir LÖSEV ofisi, onlar için sadece bir bina değil; umut ve kolay erişim demek.

Kocaelili hayırseverlere düşen sorumluluk burada çok açık. Yer tahsisi yapabilecek, destek verebilecek herkesin bu çağrıya kulak vermesi gerekiyor. Bu kent, büyüklüğünü sadece sanayi rakamlarıyla değil, vicdanıyla da göstermeli.

LÖSEV, maddi yetersizlikler yüzünden çocuklar ölmesin diye kuruldu. Bir doktorun hayali, bugün bir ülkenin en büyük iyilik eserlerinden biri oldu. Bu hikâye, yaşatmak için mücadele edenlerin hikâyesi.

Sağlığın herkes için eşit, erişilebilir ve umut dolu olduğu bir gelecek dileğiyle…