Balkonumdaki Kumru ve Ben
Birkaç hafta önce benim de epey vakit geçirdiğim balkonumda yuva yapan bir çift kumru var. Sürgülü olarak açılıp kapanan balkon pencerelerinin toplanmış halinin üstünü yuva yapmayı uygun görmüşler. İlk başta ağızlarında otlar, ince dallar ve saplar getirerek küçük bir yuva kurdular. Günler boyunca defalarca gelip gittiler. Her seferinde ağızlarında yeni bir parça taşıyorlardı. Başlangıçta oldukça dağınık görünen bu küçük yığın, zamanla düzenli bir yuvaya dönüştü.
Şu anda gelin hanımın bir yumurtası var. Devamlı yumurtanın üstünde duruyor. Çok nadiren eşi gelip nöbeti devralıyor; o da ihtiyaçlarını görmek için kısa bir süreliğine gidiyor. Ama gelin hanımın bir görseniz güzelliğini… O endam, o bakışlar, o asalet. Ya kadirşinaslığına, aza kanaat etmesine ne demeli? Balkonun bir kıytı köşesinde, üç beş saptan ibaret bir yuvaya razı oldu. Bu nasıl bir şükür ehliliktir böyle?
Epeydir birbirimize alıştık. Artık benden çok rahatsız olmuyor sanırım. Bütün gün o yuvada hiç sıkılmadan oturduğuna insan inanamıyor. Ben de oturma konusunda hiç fena sayılmam; ama benim oturmalarıma çay ve sigara eşlik eder. Onda ise böyle bir şey yok. Sadece oturuyor. (Umarım sigara dumanından çok rahatsız olmuyordur.)
İnsandır sanıyordum, yaratılmışların en güçlüsü. Ama öyle değil galiba. Baksanıza şu kumruya; ne kadar az şeye ihtiyaç duyuyor. Üstelik ihtiyaç duyduğu hiçbir şey için de bir bedel ödemiyor.
Onun için sadece bu an var. Ne geçmişiyle ilgili bir travması var, ne gelecekle ilgili bir kaygısı. Ne de bizimkine benzer varoluşsal sorunları… Sadece içinde bulunduğu anı yaşıyor.
Biz ise geçmişin yükünü ve geleceğin endişesini sırtımıza alıp dolaşıyoruz. O kumru ise üç beş sapın üstünde, rüzgâra ve zamana aldırmadan, sadece hayatın kendisine tutunuyor.
Bakalım yumurtadan ne çıkacak. Benim kanaatimce oğlan olacak ve ismini ben koyacağım. Ramazan çıkmadan olursa Ramazan, bayramda olursa Bayram…
Bir gün gelecek, o küçük yavru da büyüyecek ve yuvadan uçup gidecek. Belki birkaç gün daha gelip gidecek, belki de bir daha hiç görünmeyecek. Ama ben yine balkonda, çay ve sigara eşliğinde yine hiçbir şey yapmadan öylece oturacağım.